10 Aralık 2012 Pazartesi

TOKİ her şeyi açık artırmaya çıkardı: Okul, hastane, spor tesisi, kentsel servis alanları...

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerin de aralarında bulunduğu 19 ilde toplam 167 adet arsayı açık artırmayla satışa çıkarıyor. Satışı yapılacak araziler arasında okullara, sağlık ve spor tesislerine ait olanlar da var.
TOKİ’den yapılan açıklamaya göre, İdare, 25 Aralık’ta düzenlenecek açık artırmayla İdare’nin mülkiyetindeki 167 arsa satışa çıkarılacak. Satılacak arsalar arasında ilköğretim ve orta öğretim okullarına ait araziler; ticaret, sanayi, spor ve özel sağlık tesislerine ait araziler ve kentsel servis alanı ile özel eğitim alanları da bulunuyor.
Satış için açık artırma, 25 Aralık Salı günü saat 14.00’te, eş zamanlı olarak TOKİ’nin Ankara Bilkent’teki binasıyla Eskidji Müzayedecilik Ticaret İthalat İhracat AŞ’nin İstanbul Yenibosna’daki merkezinde yapılacak.
Yağmanın büyüğü Ankara’da
Toplam 19 ilde satışa sunulan 167 arsanın önemli bir kısmı Ankara’da bulunuyor. Son yıllarda yapılan lüks konutlarla gündeme gelen Gölbaşı’nda 17, Yenimahalle’de 17, Polatlı’da 73, Kazan’da 11, Sincan’da 3, Keçiören’de 3, Etimesgut’ta ve Mamak’ta da 1’er olmak üzere Ankara’da 126 arsa satılacak.
Kamusal hizmet binalarına ait araziler satılıyor
Satışa sunulan taşınmazlar, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Tekirdağ, Adıyaman, Afyon, Ağrı,Aksaray, Amasya, Antalya, Çorum, Edirne, Gaziantep, Kars, Kütahya, Mersin, Sinop ve Şanlıurfa illerinde bulunuyor. Arsalar arasında konut niteliğinde olanların yanı sıra, ilköğretim, orta öğretim, ticaret, sanayi, spor tesisi, özel sağlık tesisi, kentsel servis alanı ve özel eğitim alanları da bulunuyor.
Okulu hastaneyi al taksitle öde!
TOKİ’nin 19 ilde açık artırma yöntemiyle satışa çıkardığı arsalar için hem peşin hem de vadeli teklifler alınacak. Taksitli satışlarda 1. lottan 11. lota kadar olan (11. lot dahil) taşınmazlar yüzde 25 peşin 36 ay vadeyle satılacak. 12. lottan 85. lota kadar (85. lot dahil) olan taşınmazlar yüzde 15 peşin 60 ay vade, diğer lotlardaki taşınmazlar ise yüzde 10 peşin 120 ay vadeyle satışa sunulacak. Peşin veya vadeli olarak alınan teklifler İdare tarafından değerlendirildikten sonra nihai karar verilerek satış gerçekleştirilecek.
(soL - Haber Merkezi)

Köprüçay’da HES için ağaç kıyımı başladı!

8 Aralık 2012 Cumartesi

Eyvah 'gelenek' geleceğe taşınacak!

Radyasyonlu atıkları Gaziemir'in göbeğinde bırakıp Torbalı'da yeni tesis açan işletmenin sloganı, 'Geleneği geleceğe taşımak'...
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi
İzmir Gaziemir’de yaklaşık 70 yıl kurşun üreten ve atıklarında beş yıl önce radyasyon tespit edilen Aslan Avcı Kurşun Fabrikası, iki yıldır kaderine terk edilmiş durumda. Ancak fabrikanın 2000’de hayatını kaybeden sahibi Hasan Yavaş’ın torunları, Gaziemir’deki arazide bir kısmı gömülü, bir kısmı halen açıkta duran atıkları temizlemeden yeni bir fabrika kurdu. İzmir Torbalı’da beş ortakla ve ‘Heper Metal’ adıyla 25 Mart 2011’de kurulan ‘yeni’ kurşun fabrikasının sloganı ise şu: “Geleneğimizi geleceğe taşıdığımız için gururluyuz...” 
Yeni fabrikanın tam adı Heper Metal Döküm Sanayi Tic. A.Ş. Torbalık’taki sanayi bölgesinde bir derenin kenarına kurulmuş durumda. Büyük bir kapalı alanın ortasında dev bir kurşun bacası yükseliyor. Fabrikanın her iki yanında üç fabrika daha var. Dışarıdan bakıldığında Heper Metal’i bulmak zor. Yanındaki mermer fabrikasının güvenliğine sorduğumda, “Zaten malzeme getiren TIR’lar da hep gelip bana soruyor. Ben de tarif ediyorum. Yeri çok sapa” diyor. 
Sora sora fabrikanın yerini öğrendikten sonra girişteki güvenliğe kendimi tanıtıp, yetkilileri ile görüşmek istediğimi anlatıyorum. Güvenlik önce fabrikada olduklarını söyleyerek haber vermeye gidiyor. Ancak bir süre sonra bir görevli gelip yetkililerin fabrikada olmadığını söylüyor.

3. jenerasyon işbaşında
Fabrika Hasan Yavaş’ın torunları tarafından kurulmuş. Resmi Gazete’ye göre şirket ortaklarının adları şöyle: Mustafa Ekener, Hasan Yavaş (Kurucu Hasan Yavaş’ın torununun torunu), Ozan Kolcuoğlu, Hayri Mert Coşan ve Şennur Yavaş. Heper Metal’in internet sitesinde, 67 yıl Gaziemir’deki fabrikayı işleten ve 12 yıl önce hayatını kaybeden Hasan Yavaş’ın fotoğrafı var. Sitede yer alan bazı bilgiler şöyle: “Heper A.Ş. Hasan Yavaş’ın ailesinin üçüncü jenerasyonu tarafından kuruldu. Üretim metotlarımız denenmiş ve test edilmiştir. 2011’de tüm üretim sistemi büyük bir yenilikten ve modifikasyondan geçmiştir. Öncü üretim kulemiz yeni lokasyonumuzda yeniden inşa edildi ve üretim kapasitemiz iki katına çıkarıldı. Çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve çevreye duyarlılık yönetimimizin çalışma disiplininde ilk sırayı alır. Sorumluluklarımız: İşçilerimizi ve çevremizi korumak için o sağlık risklerini öngörmek. Kazalara karşı sağlık ve güvenlik önlemlerini almak. Doğal enerji kaynaklarını maksimum verimlilikle kullanmak. Atık ve gürültü kirliliğini, çevreyi ve sağlığı en az etkileyecek şekilde kontrol etmek.”

Temizliğin bedeli
İzmir Gaziemir’de eski fabrikanın bulunduğu yaklaşık 70 dönümlük arazinin bedeli 30-40 milyon lira. Ancak satışı ve devri konusunda TAEK’in tapu üzerinde şerhi bulunuyor. Araziye gömülü atıkların miktarının 100 bin tondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Zehirli atıkların bertarafı ise ton başına ortalama 270 lira. Yani araziyi temizlemeye kalksalar en az arazi bedeli kadar masrafı olacak. İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü 2008’de atıkların bertarafı konusunda mevzuatlara aykırılık tespit ettiği için firmaya 321 bin TL ceza kesti. Ceza halen Maliye Bakanlığı’nın gündeminde. 

TAEK: Benim görev alanım değil
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), dün açıklama yaparak Gaziemir’de radyasyonlu madde bulaşmış atıkların gömüldüğü ve bir kısmının halen açıkta olduğu eski fabrikayla ilgisi olmadığını duyurdu: “Tesisin nükleer tesis ya da radyasyon tesisi olmadığı gibi bünyesinde de radyoaktif kaynak kullanılarak faaliyette bulunulmamaktadır. Dolayısıyla Aslan Avcı Döküm Sanayi A.Ş faaliyetleri açısından TAEK’in lisansına, denetimine ve yaptırımlarına tabi değildir.” 
TAEK, daha önce yaptığı çalışmaları anlattığı raporunda, İzmir Valiliği, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, Gaziemir Belediyesi ve Gaziemir Kaymakamlığı’nı konudan haberdar ettiğini anlattı. Ancak kurumlardan ses yok. Kaymakamlık yetkinin kendilerinde olmadığını öne sürerken, Valilik ile Çevre Müdürlüğü de harekete geçmedi. {İZMİR/DHA} 
İzmir Valisi henüz duymamış
Travel Turkey Fuarı’nda karşılaştığım İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç’a, Radikal ’in günlerdir manşetinden duyurduğu Gaziemir’deki fabrikayla ilgili bir işlem yapıp yapmadıklarını sordum. Vali Kıraç konuyu bilmediğini söyledi. Israrlı sorularım üzerine Vali Kıraç, birkaç gündür İzmir’de olmadığını belirtti. Kıraç, brifing alıp almadığına ilişkin de “Daha yapamadım. Zamanım olmadı ama en ince noktasına kadar araştırılacak” dedi. 
Bakan Yıldırım: Kimyasal kirlilik
Gaziemir’deki zehirli fabrika, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a da soruldu. Yıldırım “İzmir’de Çernobil vakası gibi bir şey var demek, bu kente yapılacak en büyük kötülüktür. Burada normal insan yaşamını etkileyecek hiçbir olumsuz seviyede radyoaktif malzeme yok. Bütün ortamlarda olabilecek düzeyde bir radyoaktivite var, onun ötesinde başka bir şey yok” dedi. Yıldırım, ‘radyasyon tartışmasının İzmir’in EXPO 2020 adaylığını etkileyip etkilemeyeceği’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Biz, ‘İzmir’in Çernobili’ diye söylersek tabii ki etkiler. Bu insafsızca bir niteleme. Radyasyon tehdidi nükleer tesisin tahrip olması ile ortaya çıkar. Ama böyle bir durum yok. Kimyasal reaksiyon oluşmuş. Akünün kurşunları çıktıktan sonra atıkların depolandığı yerde toprakla reaksiyona girmesiyle çıkan kimyasal bir kirlilik. Gerekli tedbirleri alıyoruz.” 

Beyoğlu'nu 'İnci'ttiler

Beyoğlu'nda profiterollleri ile simge haline gelen İnci Pastanesi zabıta müdahalesi ile boşaltıldı

İSTANBUL-  Beyoğlu'nun simgeleri bir bir dönüşüm saldırısına maruz kalıyor. 68 yıllık İnci Pastanesi kapatılıyor. Beyoğlu'nun simgelerinden olan İnci Pastanesi sabah saatlerinde gelen Beyoğlu Belediyesi zabıta ekipleri tarafından boşaltıldı. Tahliye esnasında gerilim yaşandı.

Beyoğlu'nda tarihi Cercle d'Orient (Serkildoryan) binasının yenileme çalışmaları kapsamında tahliye kararı çıkan aralarında İnci Pastanesi'nin de bulunduğu 5 dükkanın tahliyesi sırasında gergin anlar yaşandı. Pastane işletmecisi Musa Ateş, kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadan tahliye işleminin gerçekleştiğini belirterek yetkililere tepki gösterirken, tahliye işlemlerine karşı çıkan Emek Bizim İstanbul Bizim insiyatifi ile polis arasında kısa süreli arbede çıktı. İçeriye girmek isteyen bir aktivist polis ekipleri tarafından yaka paça gözaltına alındı. İş yerindeki masa ve sandalyeler araçlara yüklenirken, pastanenin adı ile özdeşleşen profiteroller halka dağıtıldı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da olay yerine gelerek buradaki esnafa destek olduklarını söyledi.

HERHANGİ BİR TEBLİGAT YAPILMADAN
İstiklal Caddesi'ndeki Emek Sineması ve İnci Pastanesi'yle simgeleşen 4 katlı Cercle d'Orient (Serkildoryan) kompleksinde restorasyon projesi kapsamında tahliye kararının alınması üzerine saat 09.30'da ekipler tahliye işlemlerine başladı. Emek Sineması'nın da kapatılmasına neden olan proje nedeniyle kita sözleşmesi yenilenmeyen İnci Pastanesi'nin tahliye edilmesi istenmişti. Tahliye isteğine karşı dava açan ve mahkeme sonucunu bekleyen pastanenin sahibi Musa Ateş, zabıta ekiplerinin müdahalesi ile karşılaştı.

Tahliye kararının duyulması ile birlikte tepki gösteren çok sayıda kişi İnci Pastanesi önünde toplandı. Polis ekipleri de zabıtaların sürdürdüğü tahliye işlemine yardımcı olmak için pastane önünde önlem aldı. Kendilerine herhangi bir tebligatın ulaşmadığını söyleyen İnci Pastanesi işletmecileri ve tahliye kararı alınan diğer esnafla yetkililer arasında arbede çıktı. 

1960 yılında 12 yaşındayken çırak olarak işe başlayan İnci Pastanesi'nin işletmecisi Musa Ateş, "Size hoş geldin demek içimden gelmiyor. Sağır sultan duydu ancak bizi yönetenler sesimizi duymadı. Bizim amacımız, bu tarihi bina ve içinde bulunan mekanların aslına uygun yapılmasıydı. Biz onlardan başka bir şey istemedik. Birileri bir kültürü var etmek istiyorsa bu kültürün hakkı birey hakkıdır. Ben bugüne kadar size hizmet etmekten gurur duyuyorum. Ama ne yazık ki benim gurur duymam yetmiyor. Ben herkesten özür diliyorum. Mağdur olan halktır. İnci Pastanesi inci yapan halktır. Halkı hiçe mi saydınız? Utansınlar, arlansınlar. Eğer şerefi varsa otursunlar akşam duysunlar. Eğer duyarlarsa mutlaka ızdırap çekecekler. Çünkü bu tarihi mirası bana emanet olarak bırakmışlardır. 1944'den beri İnci Pastanesi aynı yerde devam ediyor. 1960 yılında 12 yaşında buraya geldim. İçeride 24 personel çalışıyordu" dedi. "İnci Pastanesi başka bir yerde devam edecek mi?" sorusuna Musa Ateş, "Şu anda konu o değil" diye cevap verdi.

BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Pastane çalışanları ile polis nezaretindeki görevliler arasında çıkan arbedeye müdahale eden polis, tarafları sakinleştirmeye çalıştı. İş yerindeki masa ve sandalyeler araçlara yüklenirken, pastanenin adı ile özdeşleşen profiteroller de halka dağıtıldı.

Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu üyesi Deniz Özgür isimli bir aktivist de İnci Pastanesi'ne girmek isteyince polis ekiplerince yaka paça gözaltına alındı.


İSTANBUL'UN MİRASI YOK EDİLİYOR
Daha sonra pastane önüne gelen Mimar Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı da şunları söyledi:

"Gün geçmiyor ki İstanbul'un tarihi ve kültürel değerleri hukuka uygun olduğu tartışılır bir takım hukuksal kararlarla yok edilmekte. Bugün burada gerçekten üç nesil bize hizmet veren ve Beyoğlu'nun olmazsa olmaz simgelerinden İnci Pastanesi'ne reva görülen bir tahliye manzarası izliyoruz. İnci Pastanesi Türkiye çapına yayılmış hepimizin ecdadının anılarında çok önemli yer eden bir kültürel değerimiz. Dünyada bu değerler gözlerinin bebeği gibi korunurken, bizde maalesef emek Sineması gibi bir takım rant mekanizmalarına alet olmak üzere yeni bir kararla yok edilmek üzere. Üstelik burada hukuk gerçekten evrensel kuralları ile işletilmeden. Mimarlar Odası olarak Emek Sineması'na bağlı Serkidoryan kompleksine açtığımız davada üç bilirkişi bu projenin aleyhine karar vermişken mahkeme bir bilirkişinin raporuna rağbet ederek bu kararı almıştı ve bu karar tarafımızdan yüksek yargıya götürülmüştür ve henüz bu dava sürmektedir. Fakat bu dava sürerken alelacele yangından mal kaçırır gibi hiçbir uyarı ve önlem yapılmadan 70 yıllık tarihi mirasımız ve kültürel simgemiz İnci Pastanesi bugün gözlerimizin önünde adeta yağmalanır gibi taşınmıştır. İnsanlık dışı bu uygulama pastane sahiplerine bir üç gün dahi kendilerini toparlama için müsaade edilmemiştir."  


Tahliyeyi duyarak pastaneye gelen CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise öğrenciliği sırasında İnci Pastanesi'ne çok geldiğini ifade ederek, "Adalet ve Kalkınma Partisi yerel yönetim anlayışı ile belediyecilik anlayışı ile bütün tarihimizi, kültürel varlıklarımızı yok ediyor. Bugün de İnci Pastanesi'ni yok etmeye çalışıyorlar. Karşı çıkmaya çalışacağız. Dayanışma içersinde olmaya çalışacağız. Bu yargı kararları da doğru kararlar değil maalesef. Süreci başından beri biliyoruz. Meclis grubumuz Beyoğlu Belediyesi'nde bu karara karşı çıktı. Ama maalesef çoğunluğumuz yetmedi. Bir tebligat bile yapılmış değil. Bugün güçleriyle dayanmışlar. Boşaltmaya çalışıyorlar. Biz bütün kültürel varlıklarımızı korumaya devam edeceğiz" dedi.

Bu arada pastanenin boşaltılan eşyalarının işletmeye ait bir depoya taşındığı öğrenildi.

YURT

İstanbul’da yolu olmayan mahalle

     
  • BURASI ANADOLU’NUN ÜCRA BİR KÖYÜ DEĞİL
  • Sinem Uğurlu
  • Başakşehir’e bağlı Güvercintepe Mahallesi halkı sorunlarının çözülmesi için bir araya gelmiş ve önceki gün belediyeye taleplerini iletmeye gitmişti. Mahalleye bağlı 5 caddede altyapı, doğalgaz, asfalt ve atık su gideri olmaması nedeniyle Belediye Başkan Yardımcısı Bedri Sinan Gül ile görüşen halk, taleplerinin karşılığını almaya başladı. Gül, alt yapı ve asfalt sorununu 2013 yılında bitirecekleri sözünü vermişti. Halkın belediyeyle görüştüğü günün akşamı, belediyenin görevlendirdiği Fen İşleri Müdürlüğü’nden bir yetkili mahalleye gelerek, çamurlu yolları tespit etti. Asfalt yollar yapılana kadar, geçici olarak asfalt kırığı yapılacağı ve halkın çamurdan kurtulacağı sözü verildi.
    ‘ÇOCUĞUM SIRTINA KADAR ÇAMUR İÇİNDE’
    Belediye önünde, Belediye Başkan Yardımcısı ile görüşmeden çıkan vatandaşlar ile görüştük. Mahalle sakinlerinden Dudu Kazan, belediye ile görüşmelerinin sonucunu gazetemize aktardı. Tozun toprağın içinde yaşadıklarını ifade eden Kazan, “Benim çocuğum sırtına kadar çamurla geliyor. Ben vergimi ödüyorum. Elektiriği, suyu her şeyi verdiğim halde bana bu imkanlar gelmiyor. Ben hakkım olan bir şey istiyorum” diyerek içinde yaşadığı sıkınyı aktarıyor.
    Şerafettin Aras da çamur içinde kalmış ayakkabılarını göstererek, “Görüyorsunuz işte, biz bir şey giyemiyoruz ki! Bu halde belediyeye geliyoruz. Yolumuz iyi olsaydı, biz de temiz bir elbise ve ayakkabıyla belediyeye gelecektik” diye konuşurken, Çağlayan Sokak’ta oturan Hasan Keskin de belediyeden hizmet almanın en doğal hakları olduğunu dile getiriyor.
    ‘KÖYÜMÜZ BURADAN İYİYDİ’
    Mahallede bulunan çamurlu yolun hemen yanı başında bir ev var. O evin kapısını çalıyoruz ve bizi Deste Yürek karşılıyor. Evlerinin önünden bir dere geçiyor ve lağım suları da bu dereye dökülüyor. Bu durumu “Pislikten geçilmiyor buralar. Şimdi yine kış. Yazın oluınca görün siz hele, çoluk çocuk hasta oluyor sivrisinekten” diye açıklıyor.
    Deste Yürek’in evinin önündeki tablo, Anadolu’nun köylerinde bile zor karşılacak türden. Yolları çamurlu, geçişler kapatılmış ve engebeli. Zaten Deste de, “Köyümüz buradan iyi vallaha. Düz yolu var en azından. Şimdi kaldırım da gelmiş” diyor. Sık sık suları ve elektirikleri de gidiyormuş. Deste Yürek, belediyenin bir an önce sorunlarını çözmesini istiyor.(İstanbul/EVRENSEL)

    OKUL YOLU DÜZ GİTMİYOR
    GÜVERCİNTEPE Mahallesi’nin sorunları sadece alt yapı sorunuyla bitmiyor. Mahalleye gittiğimizde Hikmet Ulubay İlköğretim Okulu’nun çıkışına denk geldik. Veliler, çocuklarını okuldan almaya gelmişti. Okul yolu da tıpkı mahallenin diğer caddesi gibi engebeli ve çamurlu. Adeta bir tepeden aşağı iner gibi zorlanıyor küçük yaştaki çocuklar. kalabalığın arasında yanına yaklaştığımız Güllü Gülbeyaz isimli bir veli, “Hep çile, hep işkence” diye dert yanıyor. “Güzel yol istiyoruz. Altyapımız yapılsın isityoruz” diyor. Okul öğrencilerin bulunduğu yere çok uzakmış. Neredeyse yarım saat yol yürüyerek geliniyormuş. O sırada bizi gören bir veli, “Okul uzak. Servise de para veremiyoruz” diyor. Fotoğraf makinesini gören çocuklar toplanıyor etrafımıza. Hep bir ağızdan ko0nuşmaya başlıyorlar.: “Yol çok kötü. Takılıp takılıp düşüyoruz. Çok yoruluyoruz.”

Mısırlılar referandumu tarihini erteletti!

Mısır'da Başbakanlık Sarayı'ndanyapılan açıklamaya göre 15 aralıkta yapılması planlanan referandum ertelendi.
MISIR’da günlerdir süren, çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan Anayasa referandumunun ertelendiği açıklandı. Cumhurbaşkanlığı sarayından yapılan resmi açıklamada, referandumun 15 Aralıkta yapılmasından vazgeçildiği belirtilerek, sokaktaki Mısırlılara ‘diyalog’ çağrısı yapıldı. Saray önünde ve birçok şehirde sokakta olan halk ise referanduma sunulan anayasa taslağının tamamen iptal edilmesini ve daha demokratik bir anayasa istediğini sloganlarla haykırıyor.
23:40 Mısır İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak Başkanlık Sarayı önündeki göstericileri uyardı. Bakanlık, “Mısır halkının iyiliği için evlerinize dönün” diyor.
23:25 Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaparak gün boyu süren gösteriler sonucu; 3’ü Kahire’deki başkanlık sarayı önünde, 6’sı Mursi’nin evinin önünde ve 2 kişi de Behaira valiliğindeki olaylarda olmak üzere 11 kişinin yaralandığını duyurdu.
23:00 Başkanlık Sarayı önünde halk askeri tankların üstünde 'Mursi istifa' sloganları atıyor.
23:00 Diğer yandan ordu güçleri alandan geri çekilerek, Başkanlık Sarayı'ndan 3 mil uzaklıktaki Raba Cami’nin önünde toplanan Müslüman Kardeşler taraftarlarının daha fazla ilerlememesi için çember oluşturdu.
23:00 Başkanlık Sarayı çevresinde bulunan Mısırlılar, alanda bekleyişlerini sürdürürken, Müslüman Kardeşler üyesi kişilerden oluştuğu söylenen bazı çeteler alan çevresindeki Mısırlılara saldırıyor. Bu nedenle kalabalığı korumak için Mısırlılar, güvenlik grupları oluşturuyor.
İSKENDERİYE'DE DE KENT KONSEYİ İŞGAL EDİLDİ
22:15 Yüzlerce Mursi karşıtı Mısırlı, İskenderiye şehrindeki valilik binasını işgal ederek, yerle bir etti.
21:40 İskenderiye’de de Mısırlılar şehir konseyini işgal etti. Böylece Mahalla’dan sonra İskenderiye’de de kent konseyi işgal edilmiş oldu. İşgalin ardından Kent Konseyini işgal eden Mısırlılar Kahire yönetimini tanımadığını ilan ettiler.
ASKER MURSİ'SİZ Mİ TOPLANIYOR?
21:45 Mısır'da Yüksek Askeri Konsey son gelişmeleri değerlendirmek için bu gece Cumhurbaşkanı Mursi'siz toplanacağını duyurdu. Ancak bir kısım askeri yetkililer bir televizyon kanalında yaptıkları açıklamada bu toplantı haberinin söylenti olduğunu belirtti.
21:35 Zagazig şehrinde polis, göstericiler çok sert müdahalede bulundu. Camiler ve hastaneler polisin attığı gaz bombalarıyla beyaza büründü. Diğer yandan protestolar sonucu şehirdeki askeri birlikler, tutuklu devrimci gençlerin tamamını serbest bıraktı.
21:30 Ulusal Kurtuluş Cephesi içinde yer alan El-Baradey yaptığı açıklamada, Mursi’ye sınırsız yetki veren anayasa taslağının da geri çekilmesini ve referandum tarihinin, tam uzlaşı sağlanana kadar ertelenmesi gerektiğini açıkladı.
21:12 Müslüman Kardeşlere muhalif örgütlerin oluşturduğu Ulusal Kurtuluş Cephesi üyesi ve eski milletvekili Amr Hamzawy yaptığı açıklamada, referandumun ertelenmesi kararını ‘olumlu bir adım’ olarak yorumladı.
21:10 Mısır'da 15 aralıkta yapılması planlanan referandum ertelendi. Mısırlılar erteleme kararını kutluyorlar.
21:08 Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mahmud Mekki, Mursi'nin referandumu ertelemeye hazır olduğunu açıkladı.
20:40 Mahalla şehrinin Konsey Başkanı İsmail Fathy ise yaptığı açıklamada işgal ve devrimci bir konsey kurulduğu haberlerini yalanladı.
20:25 Hürriyet ve Adalet Partisi’nin kıdemli bir üyesi olan Mokhtar El-Ashri, Mahalla’nın Kahire’yi tanımadığı haberlerini yalanladı.




Mısırlıların Kent Konseyi'ni işgal ettiği gündüz fotoğrafı

MAHALLA KENTİ KAHİRE’Yİ TANIMADIĞINI İLAN ETTİ
20:20 Mısır’ın sanayi kentlerinden olan Mahalla’da şehir konseyini işgal eden binlerce Mısırlı, şehrin yönetimini ele geçirdiklerini ve Mursi başkanlığındaki Kahire merkezli hiçbir kararı
tanımayacaklarını söylediler. Şehrin giriş ve çıkışları herhangi bir saldırıya karşı tutuluyor.
20:15 Müslüman Kardeşler, kendi televizyonlarından yaptıkları açıklamada yüzlerce Mursi taraftarının başkanlarını korumak üzere yürüyüşe geçtiğini duyurdu.
20:20 Mısır'da anayasa değişikliği için yapılması planlanan referandum, yarın yurtdışında yaşan Mısırlılar için oy kullanma işlemi başlayacaktı. Ancak yeni anayasadaki bazı maddelerin yeniden komisyonda görüşülecek olması nedeniyle referandum ertelendi.
19:55 Müslüman Kardeşler destekçileri, ayaklanmalara izin vermeyeceklerini ve ülkede iç karışıklık çıkaranların yenileceğini yönünde propaganda yapıyor.
19:40 Başbakanlık sarayı önünde toplanan binlerce Mısırlı, yıktıkları bariyerlerin etrafında zafer şarkıları söylüyor. Havai fişeklerin atıldığı saray önünde, Mısırlılar Mursi gitsin sloganları atıyor.
19:20 Mahalla’da, Mursi’ye karşı sokaklara düşen Mısırlılar, şehir konseyinin binasını işgal etti.
19:15 Yukarı Mısır’daki Assiut şehrinde toplanan binlerce Mısırlı, Müslüman Kardeşler ve Mursi karşıtı sloganlar eşliğinde yürüyüş yapıyor.
19:10 Mısırlılar, Başkanlık sarayı etrafındaki bariyerleri yıkarak, saraya doğru ilerlemeye başladı. Çevredeki güvenlik güçleri müdahale etmesine rağmen Mısırlıları durduramadı. Bariyerleri yaran Mısırlılar karşısında cumhuriyet muhafızları duramayarak geri çekildi.
18:47 Yüzlerce Mısırlı, Heliopolis şehrindeki mahkeme sarayının önünde protesto gösterisi düzenliyor. Mısırlılar, “Kahrolsun Kardeşliğin kuralları” şeklinde sloganlar atıyor.
18:40 Kom Hamada şehrinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Şu ana kadar en az 16 insan,ın yaralandığı belirtiliyor. Çatışmaların, Mısırlıların şehirdeki Müslüman Kardeşler büroları önünde gerçekleştirdiği protestolar sonrası yaşandığı ifade ediliyor.
18:19 Eylemciler Mısır’ın sanayi kenti olan Mahalla’ya giden tren yolunu kapattılar.
18:15 Mursi’nin kaldığı sarayı korumakla görevli askeri güçler ile Mısırlılar arasında gerilim yükseliyor. Mısırlılar saray çevresindeki bariyerleri sökerek sivil yasak olan tampon bölgeye ulaşmaya çalışıyor.
18:00 Mısır’ın Nil Delta bölgesindeki Mursi’nin memleketi olan Zagazig’de göstericiler Mursi’nin evine yürüyüş yapmak istedi ancak polis buna izin vermedi ve gaz bombalarıyla saldırdı. Şehrin üniversite hastanesi, müdahale sonrası yaralılarla doldu taştı.
17:40 Başkanlık Sarayı önünde gazetecilere konuşan Devrimci Sosyalist örgütü üyesi Ahmed Nour, “Bizler Mursi’nin Cumartesi günkü diyalog çağrısını, anayasadaki taleplerimizi göz ardı ettiği için reddettik” dedi.
17:17 Kafr El-Sheikh şehrinde 4 kişi çatışmalar sırasında yaralandı. Yüz bin kadar Mısırlı, süreçten sorumlu tuttukları Müslüman Kardeşlerin bürolarına doğru yürüyüşe geçti. Bunun üzerine Müslüman Kardeşler yandaşları kitle üzerine ateş açtı. Bu saldırıda bir kişi ayağından yaralandı.
17:00 2011 isyanının merkezi Tahrir Meydanında on binlerce Mısırlı, Mursi karşıtı gösterilerine devam ediyor. Yollar trafiğe kapatılmış durumda. Başkanlık sarayı önü, şu ana kadar en kitlesel gösterilere tanık oluyor. (DIŞ HABERLER)
MURSI REFERANDUMU ERTELEMEYE HAZIR
Mısır Adalet Bakanı Ahmed Mekki yaptığı açıklamada, eğer diyalog sürecine girilirse Cumhurbaşkanı Mursi tarafından referandum tarihinin ertelenebileceğini söyledi. Açıklama yapan Mekki, Mursi’nin şart koşmadan görüşmelere açık olduğunu söyledi.

MURSİ: EYLEMCİLER ESKİ REJİM YANDAŞI
Mısır’da Başkanlık sarayı önünde anayasa taslağını protesto etmek için kitleye saldırı gerçekleştiren Müslüman Kardeşlerle çıkan çatışmada yedi kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi de yaralanmıştı. Yaşanan çatışmaların ardından Mısır devlet televizyonundan halka seslenen Mursi, “Siyasi muhalefet adı altında yaşananlar elem verici, fakat ne olursa olsun zulüm ve fesat yıllarından sonra halkın iradesi yönetimde olacak” dedi.
Mursi, gösterileri karıştırmak isteyen 80 kişinin silahla yakalandığını, yakalananların, eski rejimle bağlantılı kişiler olduğunu ve onlara para ve silah temin edildiğini ayrıca hem Mısır içerisinden hem Mısır dışarısından para desteği geldiğini ve olaylarla ilgili savcılık soruşturmasının devam edeceğini ifade etti.. Muhalefetin arasına eski rejimle bağlantılı olanların karışmaya çalıştığını belirten Mursi, "Yasal düzenlemeler, yargıyı engellemek anlamına gelemez. Yargıya saygımızı gösteriyoruz. Devletin kanunlarını korumak için onları destekliyoruz” diye konuştu.  Mısır'daki siyasi muhalefeti, kanun adamlarını, simge isimleri ve devrimci gençlik hareketlerini cumartesi günü gerçekleşecek Ulusal Diyalog Toplantısı'na davet eden Mursi, 15 Aralık'ta yapılacak referandumun tam tarihinde yapılacağını sözlerine ekledi.
GÖSTERİLER DEVAM EDİYOR
Mursi’nin eylemcileri eski rejim bağlantılı olmakla suçladığı konuşmanın ardından, alanlar tekrar hareketlendi. Mısır’da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yanlıları ile muhalifler arasında günlerdir devam eden çatışmaların artması üzerine, halkı diyaloğa çağıran Mursi’ye tepkiler artıyor. Bütün siyasi partileri ve devrimci gençliği 8 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek Ulusal Diyalog Toplantısı’na davet eden Cumhurbaşkanı, Tahrir Meydanı’nda protesto edildi. Çoğunluğu gençlerden oluşan kalabalık Mursi’nin azledilmesini talep etti. Devrimci Gençlik Hareketi üyeleri, “Mısır halkı, burada, Tahrir Meydanı’nda Cumhurbaşkanı’nın görevden alınarak yargılanmasına karar verdi” şeklinde açıklama yaptı. (DIŞ HABERLER)

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var