30 Mayıs 2017 Salı

Dünyanın hiç futbol oynamamış en büyük futbolcusu




Dünyanın hiç futbol oynamamış en büyük futbolcusu, unutulmuş efsane Carlos Kaiser: 20 yıl hiç futbol oynamadan Brezilya'nın en ünlü futbolcusu oldu
Brezilyalı "futbolcu" Carlos Kaiser, 1980'ler ve 1990'lar boyunca hiç futbol oynamamasına karşın, pek çok kulüple anlaşma yaparak, futbol tarihinin en büyük dolandırıcısı oldu.
Teoride santrofor iken pratikte sahte bir dokuz olup işin içinden sıyrılmasını bilidi.


Carlos Henrique Raposo adıyla doğan Carlos Kaiser, 1980'ler 1990'lar boyunca aralarında Rio de Janeiro'nun büyük kulüpleri olan Flamengo, Fluminense, Botafogo ve Vasco da Gama'nın da bulunduğu pek çok kulüpte "oynadı".

Bangu, América ve başka takımlarla da anlaşmalar yapan "Kaiser", gerçekteyse 20 yılı aşan kariyeri boyunca neredeyse hiç futbol oynamayarak, futbol tarihinin en büyük dolandırıcılarından sayılmaya başlandı.

'İSA BİLE HERKESİ MEMNUN EDEMEDİ'

The Guardian'ın haberine göre "ben öteki oyunculardan olmak istedim" diyen Kaiser, "sadece oynamak istemiyordum, eğer benim futbolcu olmamı istiyorlarsa bu onların sorunu.
 İsa bile herkesi memnun edemedi. Ben nasıl edeyim?" diye konuşuyor.

Brezilyalı futbolcu Renato Gaúcho ise Kaiser'i "hiç futbol oynamamış en büyük futbolcu" diye tanımlıyor.

Habere göre Carlos Kaiser'in ilginç hikayesi, 2015 yılında belgesel yapılmak üzere İngiliz bir şirket tarafından satın alındı. Belgeselde Carlos Alberto, Zico, Júnior, Bebeto ve 
Renato Gaúcho gibi futbolcular, Kaiser ile yaşadıkları deneyimleri aktarıyor.

'ETKİLİ İNSANLARLA ARKADAŞLIK KURUYORDU'

Carlos Kaiser'in, en sık kullandığı yöntemin, futbol kulüplerinden etkili insanlarla arkadaşlık kurup, onlara "etkileyici" futbol kariyerini 
anlatmak olduğu kaydediliyor. 

Kaiser'in "eğer modundaysa", gazetecilere, futbolculara ve kulüp sahiplerine giderek, yalanlar ağı oluşturduğu ve kimsenin kendisini kulübe 
kimin önerdiğini hatırlayamaz hale geldiği belirtliyor. Girdiği ortamda kendisini çok iyi futbolcu olarak tanıtıyor, kulüplere çok yakın nüfuzlu insanlarla ilişki kuruyor,
güçlü çenesini kullanarak kendisini kulüplere tavsiye ettiriyor, bazen bu yalanların içine referans olabilecek gazeteci ve yönetcilerin isimlerini de katıyordu.

O yıllarda internet olmaması sebebiyle de, Kaiser'in yalanlarının kontrol edilemediği söyleniyor.


'AĞZINI AÇMASINA İZİN VERİRSENİZ BU YETERLİ OLURDU'

1994 yılında Dünya Kupası kazanan futbolcu Bebeto, Carlos Kaiser için "konuşması o kadar iyiydi ki, eğer ağzını açmasına izin verirseniz bu yeterli olurdu. 
Sizi etkilerdi. Bundan kaçınamazdınız. Bu yeterli olurdu" diyor.

Kaiser'e göreyse "hayat pazarlamadan ibaret".

'İLK İDMANDA SAKATLANIRDI'

Kaiser'in, genellikle bir kulüpte "futbol oynamaya" başladıktan sonra ilk idmanda sakatlandığı, sonrasında "süresiz bir dönem" boyunca futbol oynayamadığı kaydediliyor.

Carlos Kaiser'in, geçirdiği "sakatlık" sonrası, kulüpte herkesin dostluğunu kazandığı belirtiliyor.

Alexandre Torres, Kaiser'in "neşeli, mutlu ve hafif bir atmosfer yarattığını", "hikayeler anlatıp insanlara hayaller kurdurduğunu" söylüyor. 
Torres, Kaiser için "sanrım herkesin onu sevmesinin sebebi buydu" diyor.

'İYİLEŞSİN DİYE BÜYÜCÜ ÇAĞIRMIŞLARDI'

Kaiser'in "oynadığı" kulüplerden birinin, "futbolcunun" bitmeyen sakatlıkları sebebiyle büyücü çağırdığı, ancak Kaiser'in çağrılan büyücünün "tedavisine" izin 
vermeden onu gönderdiği kaydediliyor.

Carlos Kaiser'in, büyükannesinin sürekli "öldüğü" ve bu sebeple de maçlara çıkamadığı kaydediliyor.

Kimilerine göreyse Kaiser, "yetenek sahibiydi" fakat bu yeteneğini "kullanmamayı seçmişti". Habere göre Atletico Madrid'in eski koçu Jair Pereira da bu yönde iddiada
 bulunurken, çoğu kişi bu iddia ortaya atıldığında gülmekle yetiniyor.

Kaiser'in, kulüp yöneticileri idmanlara geldiğinde seyircilere para vererek kendisi için tezahürat yaptırttığı da aktarılıyor.

'KRAL BANGU'YA GELDİ'  'BANGU KRALINI BULDU

Kaiser'in en tehlikeli dolandırıcılıklarından birini Bangu isimli küçük bir futbol kulübünde yaptığı söyleniyor. Castor de Andrade isimli yasadışı bahisler yöneten bir mafya liderinin
 Kaiser'i Bangu'ya aldığı, olayın "Kral Bangu'ya geldi" manşetiyle gazetelerde duyurulduğu belirtiliyor.

Kaiser'in sonrasında dolandırıcılıklarında bu manşeti kullandığı, ancak manşetin Kaiser'in Bangu'nun hiçbir maçına çıkmaması sebebiyle ünlendiği kaydediliyor.

Bir keresinde maça çıkmak zorunda kalan Kaiser'in, bunu yapmamak için rakip takım taraftarıyla kavga çıkarttığı, sonrasında kulüp sahibine konuyla ilgili etkileyici bir hikaye 
anlatarak bir sezon için daha anlaşma yaptığı belirtiliyor.
Klasik sakatlık planını devreye sokup başkanın sabrını taşırması ve onu ölümle tehdit etmesi üzerine  maçta yedek oyuncu olarak sahaya çıkıyor. Teknik drektör ısınması için saha kenarına yollayınca 
foyası ortaya çıkmasın diye bir taraftarla düzmece bir kavga ediyor. Oyuna girmeden kırmızı kart görmeyi başarıyor.

TARAFTARLA DÜZMECE BİR KAVGA ÇIKARTIYOR.
Maç sonrasında ona silahını göstererek hesap soran klüp yöneticisi mafya başkanına:
-Ben ailemi, babamı küçük yaşta kaybettim. Sizi babam gibi görüyorum. tribünden aileme küfredilince sizi korumak için tepki verdim, bağlamış. Bunun üzerine yeni bir sözleşme imzalanmış.

The Guardian, Carlos Kaiser için, "yarını düşünerek yaşamıyordu, hatta günün ilerleyen saatlerini bile düşünmüyordu" diyor. Carlos Kaiser'in hayatını, anlık "içgüdüsel" 
dolandırıcılıklarla geçirdiği kaydediliyor.
SOL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var