Sayfalar
- Ana Sayfa
- Mortgage
- Konut Kredisi
- Refinansman Nedir?
- Kira Nedir?
- Sigorta
- Faiz Nedir?
- Fıkralar
- Kefillik Nedir?
- Arsa Payı Nedir, Nasıl Hesaplanır?
- Gayrimenkul Satış Vaadi Nedir?
- Tahliye Taahhütnamesi nedir?
- DEĞER ARTIŞ KAZANCI NEDİR?
- DOP (Düzenleme Ortaklık Payı) NEDİR?
- EMLAK-EMLAKÇILIK NEDİR?
- HACİZ YOLU İLE TAKİP NASIL YAPILIR?
- TAPU NEDİR ?
- Emlak Vergisi
- Sözleşme ve Şekil Şartı Nedir?
- ÖRNEK DANIŞMANLIK VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ
- Emlak Terimler Sözlüğü
Hakkımda
31 Mart 2012 Cumartesi
Emlakçının Başına Gelenler Film Sahnelerini aratmadı
10 Soruda Afet Yasası Öteki adıyla Kentsel Dönüşüm Yasası
Emek’i devralan şirketin toplantısında eylem
SİYAD: Emek Sineması’nı istiyoruzKamer İnşaat’ın kamuoyuna Grand Pera projesi ile ilgili bilgi vermek ve Emek sineması ile ilgili iddiaları yanıtlamak için SİYAD üyesi sinema yazarları ile Elmadağ Divan Otel’de buluşma gerçekleştirileceği yönünde yaptığı duyuru hakkında SİYAD açıklama yaptı. Açıklamada, “Bir haftada içerik değişikliğine uğrayan ve şaşırtıcı biçimde ‘SİYAD’a özel’ hale getirilen toplantıdan haberdar olmadığımızı ve SİYAD’ın bu toplantının taraflarından biri olmayacağını kamuoyuna duyuruyoruz. Biz, Kamer İnşaat’ın kamuoyunu ikna turlarının özel bir parçası olmak değil, Emek Sineması’nı istiyoruz” denildi.
Emek, yaşamaya böyle mi devam edecek?SİYAD’ın açıklamasına karşın gerçekleştirilen toplantıda basın mensuplarının video çekimi yapmasına izin verilmedi. Kamer İnşaat’ın Grand Pera projesi olarak değiştirilen ancak içerik olarak değişiklik barındırmadığı gözlemlenen proje için hazırladığı filmin gösterimi yapıldı. “Emek yıkılmayacak, yıkılmaktan kurtulacak” şeklinde ifadelerin yer aldığı filmde, proje sonrası dönüştürülen Serkildoryan binasının ve Emek sinemasının nasıl dönüştürüleceği görüntülendi. Filmde, artık sinemaların biçim değiştirdiği de söylenerek AVM’ler içinde de sinemalar açıldığı ve Emek’in rekabet pazarı içinde tek başına ayakta kalamayacağı, sinemanın bina içerisinde 4. kata yerleştirileceği ve 10 sinema salonunun daha olacağı dile getirildi. Ayrıca binanın sergi satış alanı, pasaj alanı, yeme içme katı, sinema katları ve Emek Sineması olarak hazırlanacağı ifade edilen filmde, Emek’in tahrip edilen görüntüleri gösterilerek, “Tarihi dokusu bozulmayan, teknoloji donanmış on sinemayla Emek, yaşamaya devam edecek” sözleri yer aldı.
Anlaşma gereği ortaklık yapısı değişemezdiKamer İnşaat CEO’su Levent Eyüboğlu’nun basın mensupları ile yaptığı toplantı protesto görüntülerine de sahne oldu. Eyüboğlu, “Bu kadar değerli bir projenin kazandırılması için birlik olduk. Projemizi Anıtlar Kurulu da onayladı” diyerek Kamer İnşaat’ın kim olduğu anlatılan ancak yeterli bilgi içermeyen konuşması tepkilere neden oldu. Eyüboğlu’na, Akbalık Grubu ile ortaklığı bulunduğu bilinen Kamer İnşaat’ın anlaşma gereği ortaklık yapısının değişemeyeceğinin hatırlatıldı. Eyüboğlu ise anlaşmanın onaylandığını söyledi.
Pankart açtılar: Emek bizim, İstanbul bizimAVM müteahhiti olarak bilinen Eyüboğlu’nun Emek Sineması’nın pasaj içerisinde bir yere konulacağı yönünde ifadeleri salonda, “Pasaj adını verdiğiniz şey, AVM” şeklinde tepkilere neden oldu. Salonda bir grup, SİYAD’ın da katılmadığı toplantının meşru olmadığını söyleyerek, “Emek Bizim, İstanbul Bizim” pankartı açtılar. Grup, toplantının devam etmesine izin vermeyeceklerini, aynı projeyi daha kaç kere dinleyeceklerini ve yalanlar dinlediklerini ifade ettiler. Eyüboğlu, protesto eylemi karşısında, “Henüz kesinleşmemiş projeyi anlatıp kamuoyuna bilgi vermek istemedik, biz sadece kamuoyunu bilgilendiriyoruz” diyerek binanın aynı biçimini koruyacağını defalarca yineleme ihtiyacı duydu. Salonda pankartla süren tepkileri dindiremeyen Eyüboğlu, sinevizyon gösterimi eşliğinde konuşmasına devam etti.
“Devlet bu parayı verebilecek mi?”Eyüboğlu yaptığı konuşmada, Emek’in elden geçirilme sürecinde devletin katkısı olmadığı için kendilerinin sorumluluk üstlendiğini ifade ederek, “Devlet bu parayı verebilecek mi? Biz Emek’in bağımsız, kendi halinde devam etmesini istiyoruz” demesi salonda, “Hayır kurumu musunuz?” şeklinde bağrışmalara neden oldu.
"Vakıf da kurarız, müze de açarız"Öte yandan Emek için şahsi mülki gibi tanımlarını ortaya koyan Eyüboğlu, sözlerinin üstüne bir de vakıf kuracaklarını ve hatta müze açacaklarını da ekledi. “Sinema firmalarıyla da görüştük, Emek’i sinema merkezi yapmak istiyoruz” diye konuşan Eyüboğlu’nun sözlerini kesmek isteyen salondaki kalabalığın tepkisi toplantı bitimine kadar dinmedi.
“İnşaat şirketi olup da kültürlü olamaz mıyız?”Eyüboğlu, sinema merkezi ve müze yapımı konusunda beyan ettiği görüşleri hakkında gelen eleştirilere de, “İnşaat şirketi olup da insan kültürlü olamaz mı?” diyerek kendisinin Galatasaray Lisesi mezunu olduğundan, Cihangir’de oturduğundan bahsetmesi salonda gülüşmelere neden oldu. Toplantı, proje hakkında “kamuoyunu bilgilendirme” adı altında yapılacak etkinliklerin devam edeceğinin bildirilmesiyle sona erdi.
Pencereden girdiği kafede salam yiyip gazoz içen çocuğa 9 yıl hapis istemi
Adana'da, geçen ocak ayında evden kaçıp gece yarısı penceresi açık kafeye ısınmak için giren ve burada kaşar peyniri ile salam yedikten sonra gazoz içen 17 yaşındaki B.A. hakkında 'nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme' suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Mehmet KAYMAK 30.03.2012ADANA - Reşatbey Mahallesi’nde 23 Ocak günü meydana gelen olayda, iddiaya göre ailesiyle tartışan B.A. evi terk etti. Gece 02.00’a kadar sokaklarda dolaşan B.A., üşüyünce daha önce çalıştığı kafenin açık bırakılan penceresinden ısınmak için girdi. B.A. içerde acıktığı için de işyerinin buzdolabında bulunan yiyecekleri yedi. Karnını doyuran B.A.’yı sabah kafeyi açan işyeri sahibinin oğlu 16 yaşındaki M.T. uyurken yakaladı. B.A. önceden tanıdığı M.T.’ye "Kimseye bir şey söyleme" diyerek kafeden ayrıldı.
Olayı oğlundan öğrenen kafe işletmecisi 52 yaşındaki Hasan T., ambalajını henüz açmadığı kaşar peyniri ve salamın yendiğini, 5 kutu gazozun içildiğini belirleyip 20 liralık zararı olduğu iddiasıyla B.A. hakkında polise şikayetçi oldu.
‘EVDEN KAÇMIŞTIM’
Polis tarafından evinde yakalanıp ifadesine alınan ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan B.A. hırsızlık suçlamasını kabul etmedi. B.A. ifadesinde, "Evden kaçmıştım. Üşüyüp karnım acıkınca, daha önceden çalıştığım ve penceresi sürekli açık bırakılan kafeye girdim. Birkaç dilim kaşar peyniri ve salam yiyip bir kutu da gazoz içtim. Hırsızlık yapmadım" diye kendini savundu.
‘NİTELİKLİ HIRSIZLIK SUÇLAMASI’
Soruşturmasını tamamlayan Cumhuriyet Savcısı, olayla ilgili iddianame hazırladı. Adana 2’nci Çocuk Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, B.A. hakkında ’nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede ceza verilirken yaşı küçük olduğundan dolayı indirim yapılması da istenen B.A.’nın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.(dha)
30 Mart 2012 Cuma
Kentsel dönüşüm Bakanı Bayraktar'a ayakkabı
Okan Üniversitesinde konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar konuşma yaptığı sırada ayakkabı atılarak protesto edildi. Gençlik Muhalefetinden 4 öğrenci gözaltında.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve işadamı Ali Ağaoğlu'nun katıldığı Okan Üniversitesi'nde düzenlenen "Kentsel Dönüşüm ve Alternatif Model Arayışları" panelinde Gençlik Muhalefeti üyeleri Erdoğan Bayraktar kürsüde iken ayakkabı fırlatarak protesto etti. Gençlik Muhalefetinden 4 öğrenci yaka paça gözaltına alındı.
Gençlik Muhalefeti: "Yaptık yine yaparız!"
Gençlik Muhalefeti'nin eylemle ilgili yaptığı açıklama şöyle;
"Bu ülkenin bütün sokaklarında, amfilerinde, lise koridorlarında mücadeleyi büyütenler olarak bir kez daha dikildik karşılarına. Sürdürülebilir kentsel kalkınma, kentsel refah, depreme önlem gibi gerekçelerle üzerini örtemeye çalıştıkları rantsal dönüşüm heveslerini ifşa ettik bir kez daha. Ülkemize ve yaşam alanlarına sahip çıkmanın, halkımızla birlikte olmanın gereğini yerine getirdik.
Bugün Okan Üniversitesi’nde gerçekleştirilen KENTSEL DÖNÜŞÜM: ’’ALTERNATİF MODEL ARAYIŞLARI’’ etkinliğinde kimler yoktu ki. AKP’li Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’dan tutun da, İBB başkanı Kadir Topbaş’a, Ali Ağaoğlu’na kadar herkes oradaydı. Yani kentsel dönüşüm adı altında halkı barınma hakkından etmeye çalışanlar, rant dağıtanlar, rant yiyenler oradaydı. Ve tabii ki ülkesine, yaşam alanlarına çıkan Gençlik Muhalefeti de oradaydı. IMF başkanına, Burhan Kuzu’ya kabus olan ayakkabı, bu sefer Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ı buldu. Ülkemizi karanlık dehlizine sürüklemeye devam ettikleri, kamusal alanlarımızı piyasalaştırdıkları ve emperyalizme taşeronluk yaptıkları sürece ayakkabılar onları bulmaya devam edecek. AKP-Cemaat iktidarına karşı ülkenin her yanını mücadele alanlarına çevirmeye devam edeceğiz."
Yatağan Termik Santrali ölüm saçmış
'Gizli' ibareli rapordaki ürperten ölümler...
Yatağan’da 30 yıl önce faaliyete geçen termik santral, 2006 yılına kadar baca gazı arıtma tesisi olmadan çalıştırıldı. Santral, çevreye ve insan sağlığına verdiği zararla yıllarca ülke gündeminde kalırken, çevreciler bir çok kez eylem yaptı. Sağlık Bakanlığı, geçen 31 Ocak’ta Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’ne konuyla ilgili bir yazı göndererek, araştırma yapılmasını istedi. Yazıda, bakanlık bünyesindeki Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen epidemiyolojik araştırmalar kapsamında, Yatağan Termik Santrali’nin çevreye ve insan sağlığı üzerine olan etkilerine ilişkin bilgilere ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, bu kapsamda 2011 yılı içerisinde termik santrali ile ilgili yürütülen çalışmaların (denetim, ölçüm, vb.) bilgilerinde eklenerek rapor hazırlanması istendi. Yazıda ayrıca, ilçedeki kanser vakalarının tespitine yönelik de tanı tarihi, tanıyı koyan sağlık kuruluşu bilgileri ve diğer istenen bilgilerin eksiksiz bir şekilde bildirilmesi talep edildi.
’GİZLİ’ İBARELİ RAPOR
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanıp, ’Gizli’ ibaresi ile gönderilen raporda, Muğla’daki hastanelerde 2010 ve 2011 yıllarında 35 kişinin akciğer kanserinden yaşamını yitirdiği, 60 kişinin de aynı rahatsızlık nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi. Yazıda ölen ve tedavi gören kişilerin isimleri de tek tek belirtildi. Çeşitli tarihlerdeki kükürtdioksit oranının ölçümlerine de yer verildiği yazıda, baca gazı arıtma tesisİ takıldıktan sonra yapılan ölçüm sonuçlarının normal değer olan 400 mikrogram / metreküpün altında olduğu görüldü.
RAPORUMUZ DİKKATE ALINMADI İDDİASI
DHA muhabirinin konuyla ilgili görüşüne başvurduğu Muğla Tabip Odası Başkanı Naki Bulut, satralle ilgili tehlikelere dikkat çekmek için 2000 yılında hazırladıkları raporun dikkate alınmadığını söyledi. "Yatağan için alarm çok önceden verilmeliydi" diyen Bulut, şunları söyledi:
"Türk Tabipleri Birliği’nin, bölgedeki hava kirlliği ile ilgili 2000 yılındaki araştırma raporu var. Daha sonra Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nin araştırmasıyla, bölgedeki koyunların kanında ciddi oranda toksit maddelere rastlandı ve karaciğer enzimleri yüksek bulundu. Bu da hayvanlarda ciddi bir zehirlenmenin olduğunu göstermekte. 2004 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nin yaptığı çalışmada ise 240 çocuktan 228’inin kanında kurşun düzeylerinin yüksek olduğu tespit edildi. Bölgedeki hekimlerin klinik gözlemleri de Yatağan’da kanser hastası sıklığının yüksek olduğu yönünde. Kanser vakalarının çok erken yaşta görüldüğünü, çok ender kanser türlerinin Yatağan bölgesinde daha sık gerçekleştiğini fark etmiş durumdayız. Tüm bunlar bizi 2006 yılında da bir çalışma yapma yoluna götürdü. Ege Üniversitesi ile birlikte bir proje hazırladık, Yatağan ile çevre ilçelerdeki kanser vakalarının tespitine yönelik bir çalışmaydı. Ne yazık ki kaynak bulamadığımız için bunu hayata geçiremedik. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda attığı adımı çok önemli buluyorum. Elimizdeki her türlü belge ve bilgiyi, deneyimlerimizi Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğüyle paylaşmaya hazırız."
’TESPİTLER DOĞRU İSE ALARM VERİCİ BİR DURUM’
Yatağan’da bir sağlık felaketi olduğunu bildiklerini ifade eden Bulut açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Ancak bu felaketin boyutlarının ortaya çıkartılması gerekiyor. Ortaya çıkacak duruma göre ilçede bir Onkoloji Hastanesi kurulması, çocukların sağlık taramasından geçirilmesi gündeme gelebilecek. Buradaki vatandaşların periyodik olarak kanser ve solunum sistemi hastalıkları açısından taramaları yapılabilecek. Bu nedenle bu çalışmanın bir an evvel kamuoyuyla paylaşılması ve Muğla’nın aydınlatılması gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum."
NÜFUSA ORANLA CİDDİ BOYUTTA’
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’nün raporundaki akciğer kanserinden ölen kişi ve hasta sayısı rakamının, ilçenin nüfusu gözönüne alındığında çok ciddi olduğunu belirten Muğla Tabip Odası Başkanı Naki Bulut şunları kaydett:
"Eğer tespitler doğru yapılmış ise alarm verici bir durum. Üstelik bu rakamlar sadece Muğla’daki hastanelerden ibaret. Muğla dışındakilerin de dikkate alınması durumunda rakamın daha da artacağı kesin. Ama öncelikle bilimsel bir araştırmanın yapılarak son 5 yıllık verilerin ele alınması ve bu ölümlerin ne kadarının kansere bağlı olduğunun tespit edilmesi gerekir. Bu halk sağlığı sorununun, bu afetin sonuçlarının ortaya konulması gerekir. Ancak bu sayılar bile alarm verici bir durumun olduğunu ortaya koymakta."
KANSER VAKALARI SAKLANIYOR İDDİASI
CHP’li Yatağan Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık ise kendilerinin yaptığı araştırmada da aynı sonuçlara ulaştıklarına dikkati çekerek şöyle konuştu:
"Geçmişte de santralin neden olduğu kirlilik nedeniyle insanların kanser olduğunu söylemiştik. Ancak, bu hastalıklar hep saklandı. Yatağan’daki bir köyden gidip, İzmir’deki bir hastanede kanser tedavisi gören hasta öldüğünde, hastaneden çıkartılırken teşhisi kalp krizi veya kolay bir teşhis konularak gönderiliyordu. Aslında Yatağan’da gerçekten kanserin gelişmesi santralle birlikte gerçekleşti. Bu çalışma gösterecektir ki, Yatağan’da üst solunum yolu hastalıklarına yakalanan vatandaşımızın sayısı çok fazla. Özellikle astım ve bronşit. Devletimizden bu konuda gerekli sağlık taramalarını yapıp, gerekli tedbiri almasını istiyoruz."
20 bin nüfuslu Yatağan’da, baca gazı arıtma tesisi takılmadan önceki yıllarda kükürtdioksit oranı 2 bin 500 mikrogram / metrekübe kadar çıkarken, satrale Çevre İl Müdürlüğü tarafından bir çok kez para cezası kesilmişti.
Beşiktaş'ta satan, Şişli'de kiralayan kazanıyor
Türkiye'nin lider emlak portalı hurriyetemlak.com'un geçtiğimiz dönemlerde hayata geçirdiği emlak endeksi raporları, gayrimenkulde yatırımyapmak isteyen yatırımcılara yön vermeye devam ediyor.
hurriyetemlak.com
30.03.2012
| Beşiktaş Sporcular Parkı |
Beşiktaş lider
Avrupa yakasının son dönemde konut projeleri ile dikkat çeken ilçesi Şişli'de, kira fiyatlarında yüzde 49'luk artış yaşandı. Komşu ilçelerden Beşiktaş'ta ise durum farklı değil. Yıllık ortalama yüzde 47'lik artış gösteren Beşiktaş'ı Anadolu yakasının dönüşümünü tamamlamak üzere olan favori bölgelerinden Kartal takip ediyor. Bir yıl içerisinde yüzde 40 kira artışı yaşayan bölgedeki primin, inşası devam eden projelerin bitiminin ardından yükselişini sürdüreceği öngörülüyor. İstanbul'un Finans Merkezi olarak ilan edilen ilçesi Ataşehir'de ise değerlenme oranlan diğer bölgelere göre daha düşük seviyelerde seyrediyor. Bir yılda konut kiralarında metrekare fiyatlarında yüzde 22'lik artışla Tuzla yüzde 7'lik artış yaşanan Ataşehir'i gölgesinde bırakıyor. Emlak Endeksi verilerinin konut satış bölümündeki veriler değerlendirildiğinde ise İstanbul'da metrekare bazında Beşiktaş listenin başında yer alıyor. Geçtiğimiz ay ise bu rakam 6 bin TLye kadar yükseldi. lider Beşiktaş'ın ardından ikinci sırayı Sarıyer alıyor. ilçede 2011 yılında satılık konutların metrekaresi 5 bin 283 TL'den alıcı bulmuştu.
| Şişli Otel |
| ŞİŞLİ RİXOS |
| ŞİŞLİ Antill |
| ŞİŞLİ Bomonti Apartman |
| ŞİŞLİ İçdaş-Hilton |
Evren KOTOĞLU
ekotoglu@hurriyetemlak.com
İki güzellik bir arada
Ya üçüde olmasaydı
Mehmet Akif Ersoy'dan
Gezi Parkı
Ne Denilebilir!...
Gezi
Günün Fıkrası
1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.
O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.
Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.
Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...
Avukat 1
Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.
- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...
Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş
- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.
Papaz utana sıkıla mırıldanmış.
- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.
Avukat gülümsemiş.
- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.
Avukat 2
George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:
"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "
Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"
George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.
Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.
"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".
Avukat 3
Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:
“İki kere iki kaç eder?”
Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''
Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş
En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:
''Kaç olmasını istersiniz?''
Avukat 4
Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:
Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.
Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.
Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.
“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''
Avukat 5
Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:
“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”
Avukat açtı ağzını:
“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”
Görevli yerin dibine geçmişti.
Sadece:
“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.
Avukat onun sözünü keserek devam etti:
“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”
Günün Sözü
İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.
Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...
Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var
.jpg)
















