1 Nisan 2012 Pazar

TOKİ’den Sivas’a ekolojik stat!


Sivasspor, evindeki maçları Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli ’ekolojik stat’ta yapacak.


Sivasspor'a, TOKİ inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli 'ekolojik stat'ta yapacak

SPOR Toto Süper Lig'de başarılı bir grafik çizerek 6'ncı sıraya yükselen Sivasspor, evindeki maçları Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli 'ekolojik stat'ta yapacak. Kuru ve soğuk iklime göre tasarlanan stat, enerjisinin büyük bölümünü üretecek, yağmur suyunu toplayarak tasarruf yapacak.

TOKİ, 33 bin seyirci kapasiteli stadın da içinde olduğu spor komplesinde ihale aşamasına geldi. Önümüzdeki günlerde yapılacak ihalenin ardından kompleks inşaatına başlanacak. TOKİ, stadı kış aylarını yoğun kar yağışı altında sert kuzey rüzgarları ile geçiren Sivas'ın kuru ve soğuk iklimine göre tasarlardı. Enerji tasarrufu sağlayacak statta aynı zamanda aktif enerji üretim sistemleri de bulunacak. Stadyumda yağmur suyu depolanarak sulamada kullanılabilecek.

ENERJİ TASARRUFU SAĞLAYACAK

Sivas Stadın'da kuzey cephe çift duvarlı inşa edilecek. İç cephede hava ile ısı yalıtımı sağlayacak alan oluşacak. Kuzeydeki alan, güney cepheye doğru yaptığı sarmal hareket ile doğal hava akışlarına izin verecek. Sistem, kuzey rüzgarlarına kalkan oluştururken, güneyden gelen sıcak hava akımlarının stadyum içine alınmasını sağlayacak. Böylelikle bina ısıtma ve havalandırması için harcanan enerji miktarı önemli ölçüde azaltacak. Statta güney cephede oluşturulan ve rüzgar akımlarına izin veren yarık 'S' biçiminde oluşturularak yüzey alanı arttırıldı. Bu sayede rüzgardan daha fazla yararlanılması amaçlandı.

ENERJİSİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ ÜRETECEK

Stadın güneş panelleri, güneş ışınlarını dik alacak şekilde güney cephede konumlandırıldı. Yaz aylarında 10 saatlik gün ısınımı ve metrekare başına 150 watlık enerji üreten standart bir güneş paneli ile günde 798 bin vatlık enerji üretilecek. Bir evin günde 5 bin wat enerji tükettiği kabul edildiğinde, stadyumda üretilen enerjinin 160 evin harcadığı enerjiye karşılık geleceği belirtildi. Stat, kendi enerjisini ürüterek enerji maliyetlerini minimuma indirecek.

Stat akıllı HVAC iklimlendirmesi ile de donatılabilecek. HVAC sistemi, güneş panallerinden elde edilen enerji ile sıfır enerji politikası dahilinde işletilebilecek.

SOĞUTMADA DA TASARRUF

Yaz aylarında ise kuzey cephedeki rezerv kapaklar açılıp duvarlar arası hava transferine izin verilebilecek. Kuzey cephenin doğrudan güneş ısınımına maruz kalmaması bu cepheyi diğerlerinden soğuk tutacak, böylelikle duvarlar arasında alçak basınç noktası oluşturulacak. Bu durum duvarlar sürekli ve stabil bir hava akışına neden olarak yazın bina soğutma eylemleri için harcanan enerjiyi en aza indirecek. Soğuk iklim bölgesinde, doğu ve batı cepheleri, güney ve kuzey cepheye göre üç kat daha fazla ısıtacak güneş radyosyonuna maruz kalıyor. Bu nedenle Sivas stadında doğu ve batı cephelerde pencere boşlukları oluşturulacak ve ısıtıcı etkisi olan güneş ısınımlarının içeri alınmasına izin verilecek. Bu yaklaşımın bina ısıtma eylemlerini önemli ölçüde azaltmasının beklendiği ifade edildi.

Stadın çatısında oluşturulan yağmur suyu kanalı, yağan yağmur ve kar suyunun toplanmasını da sağlayacağı belirtildi. Toplanan su, oluşturulacak rezerv alanda biriktirilerek çevre sulamasında ve rezervuarlarda kullanılabilecek. Bu sayede su tüketim miktarını önemli ölçüde azalacağı öne sürüldü.

Vatan

New York'ta dönen bina inşa edecekler


David Vecchi ve Emanuela Ortolani tarafından tasarlanan New York Şehir Tiyatrosu projesi; New York'un ticari, kültürel ve finansal merkezlerinden Manhattan'ın en iddalı yapılarından biri olacak.

New York Şehir Tiyatrosu projesi David Vecchi ve Emanuela Ortolani tarafından tasarlandı. Karma kullanımlı yapı, ofis ve rezidanslara da bünyesinde yer veriyor.

Manhattan'ta arsa fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle karma kullanım tercih ediliyor. Binaların değerini artıran bu uygulama tercih edilerek New York Şehir Tiyatrosu Projesi'nde ofis ve rezidans kiralarının tiyatroya ve kültürel çalışmalara fon olarak aktarılması planlanıyor.

Tiyatronun ortasında yer alan yeşil alan yapının şehir hayatıyla buluşmasını sağlıyor. Hem deniz ulaşımına hem de tren yoluna yakın olan 6 bin m2'lik yapıdaki iki bloktan biri ise kendi etrafında 90 derece dönebiliyor.

Laz İşi Restaurantta Her Şey Ters


LAZ İŞİ BU RESTAURANTTA HER ŞEY TERS
Rize'deki sıra dışı yapıların bir benzeri bu kez Türkiye sınırındaki Gürcistan'ın Batum kentinde ortaya çıktı.Türkiye'nin Sarp Sınır Kapısı'na 5 kilometre mesafedeki Batum'da yer alan 'Beyaz Restoran' binası, yapısıyla görenleri şaşkına çeviriyor. Laz kökenli olan Gürcistan vatandaşı Temur Tsurtsumıa tarafından 3 ay önce hizmete açılan restoran binası ters olarak inşa edildi. İki katlı ve 2 bin 300 metrekare alana sahip restoranın çatısı zeminde yer alırken, masa, sandalye, saksılar, halılar, lavabo, klozetler, merdivenler ve balkonlar da tavana ters olarak monte edildi. Laz yemekleri yapan lokantada çalışanlar da işletme sahibi gibi Laz kökenli Gürcistan ve Türk vatandaşlarından oluşuyor. İlgi odağı olan ters lokanta Türkiye'nin sınıra yakın Artvin ve Rize illerinden ziyaretçi akınına uğruyor. Vatandaşlar hem burada Laz yemeklerini yiyor, hem de ters lokantayı geziyor. Ters binayı görüp sebebini soranlara ise, 'Sahibi Laz' yanıtı veriliyor. Muhammet KAÇAR/BATUM/Gürcistan/DHA

31 Mart 2012 Cumartesi

Evinizin kaderi 7 kişinin elinde...


Meclis Genel Kurulu’nda çarşamba günü görüşülmeye başlanan ‘Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesine İlişkin Yasa Tasarısı’, ülkenin geleceği açısından büyük önem taşırken yoğun tartışmaları da beraberinde getirecek gibi görünüyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bu yasayla ilgili daha önce yaptığı açıklamalarda, “Bu işi yasalara, bilime dayalı olarak belediyelerle birlikte yapacağız ve vatandaşlarımızı incitmemek birinci görevimiz” demişti. Bakan Bayraktar’ın bu sözleri kamuoyunda destek bulmuştu. Ancak sivil toplum örgütleri hazırlanan yasa taslağının birçok açıdan sakıncalı olduğu görüşünde.
İşte o yasa taslağı ve eleştiriler...
5 soruda Afet Yasası
Meclis’te görüşülen yasa tasarısı binlerce bina sahibini ilgilendiriyor ancak kamuoyunun henüz bu konuda yeteri kadar bilgisi yok. Radikal, tasarının can alıcı bölümlerini 5 başlık altında topladı.
1- Hangi binalar yıkılacak? 
Deprem açısından riskli bölgeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyeler belirleyecek, Bakanlar Kurulu onaylayacak. Hem belirlenen risk alanları içindeki binalar hem de riskli alanlar dışında olup ‘ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıyan’ binalar yıkılacak. Proje gereği riskli alanlardaki sağlam binalar da bakanlık kararıyla yıkılabilecek.
2- Riskli yapılar nasıl belirlenecek? 
Halk riskli yapıları bedelini kendi karşılayarak tespit ettirecek. Verilen süre içinde yapılmayan tespitleri bakanlık veya belediyeler yapacak, masrafları yine vatandaş karşılayacak. Tespite itiraz yedi kişilik bir heyet tarafından karara bağlanacak: Bunlardan üçü bakanlıkta görevli kişiler, dördü ise üniversitelerden öğretim üyeleri olacak. Bu heyet de kararını verdikten sonra yıkım kararı değiştirilemeyecek. Zira yasada açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararı verilmesi engelleniyor. Bu yüzden mahkeme yıkımın iptali yönünde karar verse de yürütmeyi durdurma kararı engellendiği için dava sonuçlanana kadar yıkım zaten gerçekleşmiş olacak.
Binalarını yıktırmayanları ise yasal işlem bekliyor. Tasarıda bu konuda “Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma i? ve i?lemleri ile de?erleme i?lemlerini engelleyenler hakkynda, i?lenen fiil ve halin durumuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (kamu düzeni) ilgili hükümleri uyarynca başsavcılığa suç duyurusunda bulunulur” deniliyor.
3- Riskli yapılar nasıl yıkılacak? 
Öncelikle mülk sahipleri ile anlaşma yoluna gidilecek. Yalnızca ‘anlaşma ile tahliye edilen’ yapılarda oturanlara geçici konut/işyeri tahsisi veya kira yardımı yapılabilecek. Şayet mülk sahipleri verilen süre içinde riskli binayı yıkmazsa, yıkım bakanlık tarafından gerçekleştirilecek, masrafı yine yapı sahibi karşılayacak. Bu süreçte bakanlık, TOKİ veya belediye tarafından talep edilmesi halinde, riskli binaların elektrik, su, doğalgazı kesilecek, satışı ve kiralanması yasaklanacak. Enkaz bedeli ödenmesinin usul ve esasları Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek.
4- Bina yıkıldı... Sonra ne olacak? 
Yıkımdan sonra o binanın ilgilileri kat maliki değil, arsanın hissedarı haline gelecek. 
Yapılacak projeyle ilgili karar verilirken hissedarların 3’te 2’sinin onayı yeterli olacak. Karara katılmayanların arsa payları açık arttırmayla diğer hissedarlar arasında satışa çıkarılacak. Diğer paydaşlar almazsa bakanlık tarafından rayiç bedel ödenecek. TOKİ, ihale edilecek arsanın bedelini SPK’ya bağlı ekspertizlerle belirleyecek. 

Eğer bir ay içinde ortak anlaşma sağlanıp karar verilemezse acele kamulaştırma yoluna gidilecek. 
Anlaşmayla tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapılardaki hak sahiplerine bakanlık tarafından işyeri, arsa veya konut sertifikası verilebilecek. 

Bunlardan konutunu ve işyerini kendi imkânlarıyla yapmak veya edinmek isteyenlere de kredi verilebilecek. 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na göre yoksul veya dar gelirli olarak kabul edilenlere verilecek olan konut veya işyerleri, borçlandırma suretiyle de verilebilecek. Afet Yasası çerçevesinde yıkılacak ve yapılacak binaların değerlemeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ veya belediye tarafından yapılacak.
5- Yeni binalar nereye yapılacak? 
‘Afete maruz bölge’ olarak ilan edilen yerlerdeki mesken ve işyerleri afet tehlikesi olmayan bölgelere taşınacak. İhtiyaca göre Hazine’nin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşınmazlarından tahsis ve devir yapılabilecek.
Uzmanlar ne diyor?
Tarlabaşı Derneği Av. Barış Kaşka: Tarlabaşı’nda uygulanan yasa ile bu tasarı arasında büyük benzerlikler var. Eğer bu yasa öyle uygulanacak ise Tarlabaşı’nda vatandaşın yaşadıkları tüm Türkiye’nin sorunu haline gelecek. Tarlabaşı’nda insanlar mülklerini piyasa değerinin onda birine özel bir firmaya satmak zorunda kaldı; katlı binalar, hanlar, oteller bir daire fiyatına idarenin ve özel şirketin oldu. Satmayanlara çok küçük yerler verildi ve büyük bir borç altına girdiler.
TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu: Yasayla imar ve çevre alanında yürürlükte bulunan tüm yasalar ‘uygulanmayacak mevzuat’ kılınacak, kentlerin tümü ‘riskli alan’ ilan edilebilecek. Bakanlık gerekli gördüğünde yıkabilecek, kamulaştırabilecek, kamulaştırma değerleri de reel değerler üzerinden değil, emlak vergisi bedelleri üzerinden yapılacak. Yapınızı yıktırmamak için direnemeyeceksiniz, aksi halde hakkınızda suç duyurusunda bulunulacak.
Sulukule Dereği Av. Hilal Küey: Bu tasarıya getirilecek en temel eleştiri ‘asla mahkemede yürütmeyi durdurma verilemez’ maddesi. Yürütmeyi durdurma kararının hangi koşullarda verileceği İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 27’nci maddesinde düzenlenmiştir ve her olayın özelliğine göre hâkim tarafından karar verilir. Bu konuda idarenin önceden bir yasa maddesi düzenlemesi, yargının yetki alanına müdahale anlamını taşır, bu da anayasaya aykırıdır.
Yasada mimarlar ve şehir plancılarının eleştirdiği noktalar şöyle:
Yıkım kararına itirazların bağımsız heyetler tarafından değerlendirilmesi için gerekli koşullar sağlanmamış. Heyet, bakanlık görevlileri ve bakanlığın seçtiği öğretim üyelerinden oluşuyor. 
Tasarının 3’üncü maddesinin 7’nci fıkrasında yer verilen düzenlemeyle riskli yapıların yanı sıra risk taşımayan yapılar, bakanlığın belirleyeceği sınırların içinde kalmaları durumunda yıkılabilecek.
Risk alanlardaki yapıların tümünün elektrik, su ve doğalgazının kesilmesi yoksul kesimler ve kiracıları mağdur edecek.
Tasarının 6. maddesine göre vatandaşın projeye karşı açacağı idari davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. Bu düzenleme, yasal hakları kısıtlar, ciddi mağduriyetler yaratabilir. 
Riskli denilen yapıların tespit, tahliye ve yıkımını engelleyenler hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca işlem yapılması öngörülmüştür. Suç tipi tanımlanmamış ve bir yaptırım öngörülmemiştir. Suç ve ceza tanımlanmalı.
‘Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya kiracılarına geçici konut veya işyeri tahsisi veya kira yardımı yapılabilir’ ifadesi, ‘yapılabilir’ gibi muğlak tanımlamalar içeriyor. Anlaşma yapan bireylere yapılacak yardımlar bakanlığın ucu açık takdir yetkisine terk edilmekte, yardım ve enkaz bedeli ödenmesi konusu tasarı dışında bırakılmakta. Diğer yandan düzenleme, anlaşmayı kabul etmeyecek geniş kesimlerin barınma hakkını engelleyebilir.
Tasarı ile tüm kıyıları, ormanları, meraları, tarım alanlarını, zeytinlik alanları ve hatta sit alanlarını koruma altına alan yasalardan sınırsız biçimde vazgeçilmekte. Bu uygulanırsa doğal, kentsel ve arkeolojik sit alanlarında inşaatın önü açılacak demektir.
Belediyeler, eğer Bakanlar Kurulu kararı edinemezse Kentsel Dönüşüm Projesi uygulayamayacak. Bu, farklı siyasi partilere mensup belediyeler arasında ayrımcılık doğurabilir. 2B arazilerinin satışından elde edilen gelirlerin en fazla yüzde 90’ı dönüşüme aktarılacak. Bu alanların yapılaşma tehdidinden korunması gerekirken bu yönde bir düzenleme orman alanlarının daralmasına yol açacak.
Elif İnce / Radikal

Ev yenilemeye doğuda erkek, batıda kadın karar veriyor

Koç Holding Turizm Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, ev yenilemede doğuda erkeklerin, batı bölgelerinde ise kadınların son kararı verdiğini söyledi.

                                            
Müşteri portföylerinde kadın erkek oranlarının yüzde 50-50 olduğunu belirten Haşimoğlu, "Batı bölgelerine gelince kadınların oranı artıyor. Batıda karar vericiler bayanlar oluyor." dedi. Koçtaş, 1996 yılında ilk mağazasını açtığı İzmir'de dördüncü şubeyi açtı. Gaziemir Optimum AVM'deki şube açılışına Tamer Haşimoğlu ve Koçtaş Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu katıldı. Açılıştan önce gazetecilerin soruların cevaplayan Tamer Haşimoğlu, sektörde 2012'deki büyüme hedeflerinin yüzde 20 olduğunu, İzmir'den başladıkları mağazalaşma sürecinde 19 ilde 37 mağazaya ulaştıklarını ifade etti. Haşimoğlu, sektörde açık ara lider olduklarını, bu farkı koruyacaklarını dile getirdi. Türkiye'de mağazalaşmış perakendenin düşük olduğunu vurgulayan Haşimoğlu, "Birçok yabancı yatırımcı bu alana yatırım yapıyor. Demek ki doğru yoldayız. İstihdamda 3 bin kişiyi geçtik. Bu yıl 400-500 kişiyi daha istihdam edeceğiz." dedi.
ALİ RIZA KARASU İZMİR   -   31.03.2012

Günde 8 saatten fazla oturmak, erken öldürüyor


Sidney Üniversitesi bilim adamları, ne kadar fazla oturulursa, o kadar çok sağlık sorunlarına maruz kalınabileceğini ortaya çıkardı.
Araştırma kapsamında 200 bin kişi günde kaç saat oturduklarına ilişkin anket doldurdu. 45 yaşın üzerinde ve günde 11 saat ya da daha fazla oturan kişilerin 3 sene içinde ölme riskiyle karşı karşıya kaldıkları, bunun da sadece günde 4 saatini oturarak geçirenlerin ölme riskinden yüzde 40 fazla olduğu vurgulandı. Düzenli spora rağmen uzun süre oturarak kalmak kolesterol yükselmesine ve kalp-damar rahatsızlıklarına yol açabiliyor.
Ankara AA

Puşkin'in büyük dedesinin konağından hazine çıktı


Rusya'da restorasyon yapan bir şirket, yazar ve yazar Puşkin'in büyük dedesi Abram Ganibal Petroviç'e ait konakta hazine buldu. 40 adet çuval içindeki değerli eşyalar, şehir müzesinde sergilenecek.
Rusya'nın kültür başkenti St. Petersburg'da ünlü yazar Puşkin'in büyük dedesi Abram Ganibal Petroviç'in konağının restorasyonu sırasında 18. yüzyıla ait hazine bulundu. Konağın gizli mahzeninde ortaya çıkan hazineler sergilenmesi için şehir müzesine teslim edilecek. Üzerlerinde Çarlık Rusya'sının soylularından "Narışkin" ailesine ait armalar bulunan hazinede, çatal, tabak, kaşık gibi mutfak eşyaları, özel işlemeli semaverler, cep saatleri ve vazo gibi değerli eşyalar bulunuyor. Restorasyon yapan şirket; gümüş koleksiyonun, 40 adet çuval içinde ve 1917 yılına ait gazete kâğıtlarına sarılı olarak bulunduğunu açıkladı. Gümüş koleksiyonun bulunduğu tarihi konakta, St. Petersburg Anıt ve Tarihi Eserleri Koruma Komitesi yetkilileri ve uzmanlar incelemelerini sürdürüyor. 1780 yılında yaptırılan iki katlı konak, Puşkin'in anne tarafından büyük dedesi olan Abram Ganibal Petroviç'e ait. Siyahi olduğundan dolayı Büyük Petro'nun Arap'ı olarak da ünlenen Abram Ganibal, aynı zamanda Rus Çarı Büyük Petro'nun sekreterliğini ve emir erliğini de yapmış olan ordu komutanı ve devlet adamı olarak biliniyor.
Faruk Akkan Moskova, Cihan   -   31.03.2012

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var