1 Nisan 2012 Pazar

Çalışanlar hayal etti ortaya bu bina çıktı

Her çalışanın içinde işlerini yapmayı hayal ettiği bir bina ya da ofis vardır.Sigorta şirketi Eureko da 2011'den beri süren kimlik çalışmaları çerçevesinde çalışanların söz sahibi olacağı bir bina hazırlamaya karar verdi.
Her birimden bir çalışanın katıldığı bir komite oluşturuldu. Ardından da 9 aylık bir sürede ortaya bu bina çıktı. 
Yeni binada genel müdür dahil herkes açık ofiste çalışıyor. Binanın bir ucunda oturan kişi binanın diğer ucunu rahatlıkla görebiliyor. Aydınlık ve gün ışığının korunması, çalışanı bina içinde olma hissinden uzaklaştırıyor. Çalışanların, iş stresinin dışına çıkabilecekleri, özel telefon görüşmelerini yapabilecekleri ve yoğun iş temposunda rahat bir nefes alıp sohbet edebilecekleri özel odalar ve mekanlar tasarlandı.
Bina genelindeki kablosuz çalışma ortamı ve laptop kullanımı sayesinde alternatif çalışma ve toplantı mekanları mevcut. 
Sportif üyelerine bir fitness salonu ile mola verebilecekleri sessiz, konforlu, ferah ve yeşil alanı bulunan bir arka bahçe de projenin içinde. Çalışanların yüzde 60'ının Y kuşağını temsil eden gruptan olması binanın fiziksel koşullarının belirlenmesinde etkili oldu.


Sabah

İstanbul'un yeni merkezi Kartal-Pendik-Tuzla

Doğu ve Batı yönünde hızla büyümeye devam eden İstanbul’un Anadolu Yakası’nın gelişim bölgesi olarak Kartal, Pendik ve Tuzla hattı öne çıkıyor. Kartal, Pendik kentsel dönüşümün simgesi haline gelirken, Tuzla da yeni üniversitelerin merkezi oldu.
İstanbul'un Anadolu Yakası'ndaki en önemli gelişim bölgesi Kartal için yakın geçmişte iki önemli tarih var. Bunlardan birisi 2006 yılında Zaha Hadid'in Kartal için hazırladığı Kentsel dönüşüm projesinin konsept proje olarak seçilmesi oldu. Kentsel dönüşümün gündeme gelmesi ve büyük sanayi kuruluşlarının eski fabrikalarının bulunduğu büyük ölçekli araziler üzerinde projeler gerçekleştireceği beklentisi, Kartal'da gayrimenkul, emlak fiyatlarını en az 3 kat artırmaya yetti. 
Diğer dönüm noktası ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Nisan 2011'de açıkladığı ve Ak Parti'nin seçim beyannamesinde de yer alan İstanbul'da iki yeni şehir projesi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, tek bir merkez olarak büyüyen 15 milyonluk İstanbul'da iki yeni şehir kurulacağı ve yeni merkez oluşturularak İstanbul'un yükünün hafifletileceğini açıklaması gözleri Avrupa Yakası'nda Silivri'ye Anadolu Yalasın'da ise Kartal - Tuzla hattına çevirdi. Bu açıklamanın ardından konuttan ofise kadar gayrimenkul sektörünün önemli oyuncularının yeni projelerinin adresi de Kartal Tuzla hattı oldu. Birbiri ardına, gayrimenkul projesi geliştiricileri ve inşaat şirketleri boş arsalarda ve eski fabrika alanlarında konut projelerine start verdi. E-5 hattı boyunca yükselen konut projelerini, otel ve ofis projeleri takip etti. Önümüzdeki dönemde de inşaat şirketleri Kartal Tuzla hattında yeni projelere başlayacaklarının sinyalini veriyor. 
Kartal dönüşümün simgesi Kartal'da inşaatı devam eden Anadolu Yakası Adalet Sarayı ve Kadıköy Kartal Metro Projesi ile şu anda 1/5.000'lik planları askıya çıkartılmayı bekleyen Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi Kartal'ın bir merkez olarak gelişiminde büyük rol oynuyor. Bu projelerin yanı sıra, bölgedeki hastane, otel ve üniversite yatırımları da bu gelişimi destekliyor. Kartal'ın havalimanına yakınlığı, TEM ve E-5 gibi ulaşım aksları üzerinde olması da Kartal ve çevresinde otel yatırımlarını tetikliyor. Kartal dönüşümün simgesi
Kartal'da yeni açılması planlanan vakıf üniversiteleri de bulunuyor. Bölgede konut ağırlıklı yatırımların devam edeceği öngörülürken, konutun yanı sıra ofis yatırımlarının da artacağını görüşü ağırlık kazanıyor. Bölgenin kaderini değiştiren bir diğer yatırım projesi de Anadolu Yakası Adalet Sarayı'nın bu bölgede yapılıyor olması. İnşaatına sona gelinen ve hizmete açılması planlanan Adalet Sarayı'nda yaklaşık 8 bin kişinin çalışacağı öngörülüyor. Bu da bölgeye önemli bir nüfus transferini ve emlak hareketliliğini beraberinde getirecek. 

Tuzla-Pendik üniversite merkezi oldu

Tuzla-Pendik üniversite merkezi oldu Tuzla ve Pendik bölgeleri eğitim kurumları açısından oldukça zengin. Halen eğitim veren Koç İlköğretim Okulu ve Lisesi, Sabancı ve Okan Üniversiteleri, İTÜ Denizcilik Fakültesi ile yakın gelecekte tamamlanması planlanan Süleyman Şah, Medeniyet, Gedik, Piri Reis ve İstanbul Ticaret Üniversitelerinin kampüslerinin hizmete girmesiyle bu bölge çok önemli bir eğitim merkezi olacak. E-5 ve TEM otoyolları ile Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ve Pendik feribot iskelesine yakınlığıyla ayrı bir avantaja sahip olan bölge yapımı süren Marmaray'ın Sabiha Gökçen'e bağlanmasıyla daha da önem kazanacak. Çevredeki beş yıldızlı oteller arasında; Divan Otel Asia, The Green Park, Titanic ile Crown Plaza Asia sayılabilir. Viaport, Atlantis, Pendorya, Neomarin ve Marina Mall bölgedeki önemli alışveriş merkezleri olarak öne çıkıyor. Bölgede ayrıca Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anadolu Sağlık Merkezi, Teknopark ve Tübitak gibi önemli tesisler bulunuyor.
Sabah

Yılmaz Güney 74. Doğum Yıl Dönümünde Kadıköy'de Anıldı


Türk sinemasının "Çirkin Kral" lakaplı Oyuncusu Yılmaz Güney, 74.doğum yıl dönümünde Kadıköy'de düzenlenen bir dizi etkinlikle anıldı.

Türk sinemasının "Çirkin Kral" lakaplı Oyuncusu  Yılmaz Güney, 74. doğum yıl dönümünde Kadıköy'de düzenlenen bir dizi etkinlikle anıldı. 

Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi'nde Güney'in "Umut" filminin gösterimi yapılırken, ünlü Oyuncunun eşi Fatoş Güney, " Yılmaz Güney müzesi kurulmalı" dedi. 

Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki anma etkinliklerine Yılmaz Güney'in eşi Fatoş Güney, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Tuncel Kurtiz,Müjdat Gezen, Güney'in sevenleri ve vatandaşlar katıldı. Anma etkinliklerikapsamında "Umut" filminin gösterimi yapıldı. Gösterim öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan ünlü Oyuncunun eşi Fatoş Güney, "Yılmaz Güney öleli 27 yıl oldu ama şunu görüyorum ki  Yılmaz Güney hiç unutulmuyor. Hep özgün, hep ayrıcalıklı, hep Türkiye halklarının yüreğinde, 

bilincinde ve gönlünde. Çünkü Yılmaz Güney'in eserleri bugün hala güncel. Türkiye'de neler yaşanıyorsa Yılmaz Güney bunları 30- 35 yıl önce görmüş ve aktarmış. Aynı şekilde düşünceleri, hatta o düşüncelerden ötürü 100 yıl ceza aldığı için ülkesinden ayrılmak durumunda kalmış ve hala o düşünceleri bugün tartışılan, bugün açılım denilen şeyin içeriğini teşkil ediyor. Yani Yılmaz Güney, Türkiye gerçeklerini bundan 30-35 yıl önce görmüş, düşünmüş, söylemiş, yazmış ve eserlerine aksettirmiş. Ne mutlu ki bugün 
Türkiye halkları bunun bilincinde" şeklinde konuştu. 
Yılmaz Güney'in özel eşyalarının da yer aldığı "Yılmaz'ın Yolu" isimli bir sergi hazırlandığını belirten Fatoş Güney, "Bugüne kadar benim kendi evimde özenle sakladığım çok özel şeyler. Bundan sonra istiyorum ki bir Yılmaz Güney müzesi kurulsun. Bunlar ve onunla ilgili daha birçok şey bu müzede yer alsın. Çünkü Yılmaz büyük bir kıyıma uğradı. 12 Eylül sonrası 104 tane filminin negatifi yok edildi. Türkiye sinema tarihinden silinmeye çalışıldı. 10 yıl boyunca yasaklandı. Yeni bir kuşağın onu tanıması engellendi. Onun için Yılmaz Güney böyle bir müzede bence olmalı. Geride kalan eserleri orada korunmalı" dedi. 

Yılmaz Güney ile "Umut" filminde oynayan Oyuncu Tuncel Kurtiz ise, "Yılmaz benim canciğerim, dostum, arkadaşım, yoldaşım. Çok erken kaybettik. Türk sineması ve dünya sineması da kaybetti onu. Yazık olmuş bir büyük değerdir. Bana iki tane kanat takmıştır. Bir tanesi 'Sürü', diğeri de 'Umut'. Bu kanatlarla ben  Avrupa'da uçtum ve onlarla yaşayabildim. İş buldum, yaşadım. Son olarak da 'Duvar' filminde beraber oynadık. Önemli bir yazar, önemli bir Oyuncu, önemli bir sinema adamı. Hatta deha çizgisinde bir 

adamdır.  Yılmaz Güney yaşıyor. Tarihimizin içinde çırılçıplaktır ve herkes onunla beraber bir tarih olarak yaşayacaktır. Sevenler ve sevmeyenler" şeklinde konuştu. 

Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gösterilen etkinlik, "Umut" filminin gösteriminin ardından sergi açılışıyla devam edecek. Yılmaz Güney'in özel eşyalarının yanı sıra kendi el yazısıyla yazdığı senaryoların, aşk mektuplarının, aldığı ödüllerin, özel fotoğraflarının bulunduğu "Yılmaz'ın Yolu" sergisi, 22 Mayıs'a kadar gezilebilecek. - İstanbul

haberler.com

Ekrem Bora öldü.


Kalp yetersizliğine bağlı akciğerlerde sıvı toplanması tanısıyla 4 gün önce hastaneye kaldırılan Yeşilçam’ın usta oyuncusu Ekrem Bora, hayati tehlikeyi atlatmış olduğu söylenmişti, ancak,Yeşilçam’ın dev oyuncusu bu gün hayatını kaybetti.


Gerçek adı Ekrem Şerif Uçak olan Ekrem BORA,1934'te Ankara'da doğmuş, Ortaokuldan mezun olduktan sonra Sultanahmet Devlet Basımevi Kursu'nu bitirerek mürettip ve mücellit diploması almıştır. 1953'te Sezai Solelli'nin aracılığı ile Yıldız Dergisi'nin açtığı sinema artist yarışmasına katılıp birinci olmuştu.
1955'te ilk filmi olan "Alın Yazısı"nı çevirmiş, İki filmde daha oynadıktan sonra, sinemaya iki yıl ara vermişti. 1966'da Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "en başarılı erkek oyuncu" ödülünü kazanmış, çeşitli basın organlarınca yılın sanatçısı seçilmişti.
Ekrem BORA;benim çocukluğumun sanatçılarındandı.Her filmini izlediğimizde annem, gençliğimde Adana'nın yazlık sinamalarına gider Ekrem BORA'yı izlerdik. Hey gi di hey! Şimdi nasıl yaşlanmış diye söze başlardı. Oysa annem de yaşlanıyordu.
Annemin ve benim jenarasyonumuzda hep vardı.
Çocuklarım onu Tv.dizilerinde yaşlı, zengin büyükbaba rolleriyle tanıdılar.
Allah rahmet etsin, ailesine başsağlığı diliyorum.
Yeşilçamın unutulmayacak çınarlarından biri daha devrilmiş oldu.
Milliyet

TOKİ’den Sivas’a ekolojik stat!


Sivasspor, evindeki maçları Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli ’ekolojik stat’ta yapacak.


Sivasspor'a, TOKİ inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli 'ekolojik stat'ta yapacak

SPOR Toto Süper Lig'de başarılı bir grafik çizerek 6'ncı sıraya yükselen Sivasspor, evindeki maçları Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) inşa edeceği 33 bin seyirci kapasiteli 'ekolojik stat'ta yapacak. Kuru ve soğuk iklime göre tasarlanan stat, enerjisinin büyük bölümünü üretecek, yağmur suyunu toplayarak tasarruf yapacak.

TOKİ, 33 bin seyirci kapasiteli stadın da içinde olduğu spor komplesinde ihale aşamasına geldi. Önümüzdeki günlerde yapılacak ihalenin ardından kompleks inşaatına başlanacak. TOKİ, stadı kış aylarını yoğun kar yağışı altında sert kuzey rüzgarları ile geçiren Sivas'ın kuru ve soğuk iklimine göre tasarlardı. Enerji tasarrufu sağlayacak statta aynı zamanda aktif enerji üretim sistemleri de bulunacak. Stadyumda yağmur suyu depolanarak sulamada kullanılabilecek.

ENERJİ TASARRUFU SAĞLAYACAK

Sivas Stadın'da kuzey cephe çift duvarlı inşa edilecek. İç cephede hava ile ısı yalıtımı sağlayacak alan oluşacak. Kuzeydeki alan, güney cepheye doğru yaptığı sarmal hareket ile doğal hava akışlarına izin verecek. Sistem, kuzey rüzgarlarına kalkan oluştururken, güneyden gelen sıcak hava akımlarının stadyum içine alınmasını sağlayacak. Böylelikle bina ısıtma ve havalandırması için harcanan enerji miktarı önemli ölçüde azaltacak. Statta güney cephede oluşturulan ve rüzgar akımlarına izin veren yarık 'S' biçiminde oluşturularak yüzey alanı arttırıldı. Bu sayede rüzgardan daha fazla yararlanılması amaçlandı.

ENERJİSİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ ÜRETECEK

Stadın güneş panelleri, güneş ışınlarını dik alacak şekilde güney cephede konumlandırıldı. Yaz aylarında 10 saatlik gün ısınımı ve metrekare başına 150 watlık enerji üreten standart bir güneş paneli ile günde 798 bin vatlık enerji üretilecek. Bir evin günde 5 bin wat enerji tükettiği kabul edildiğinde, stadyumda üretilen enerjinin 160 evin harcadığı enerjiye karşılık geleceği belirtildi. Stat, kendi enerjisini ürüterek enerji maliyetlerini minimuma indirecek.

Stat akıllı HVAC iklimlendirmesi ile de donatılabilecek. HVAC sistemi, güneş panallerinden elde edilen enerji ile sıfır enerji politikası dahilinde işletilebilecek.

SOĞUTMADA DA TASARRUF

Yaz aylarında ise kuzey cephedeki rezerv kapaklar açılıp duvarlar arası hava transferine izin verilebilecek. Kuzey cephenin doğrudan güneş ısınımına maruz kalmaması bu cepheyi diğerlerinden soğuk tutacak, böylelikle duvarlar arasında alçak basınç noktası oluşturulacak. Bu durum duvarlar sürekli ve stabil bir hava akışına neden olarak yazın bina soğutma eylemleri için harcanan enerjiyi en aza indirecek. Soğuk iklim bölgesinde, doğu ve batı cepheleri, güney ve kuzey cepheye göre üç kat daha fazla ısıtacak güneş radyosyonuna maruz kalıyor. Bu nedenle Sivas stadında doğu ve batı cephelerde pencere boşlukları oluşturulacak ve ısıtıcı etkisi olan güneş ısınımlarının içeri alınmasına izin verilecek. Bu yaklaşımın bina ısıtma eylemlerini önemli ölçüde azaltmasının beklendiği ifade edildi.

Stadın çatısında oluşturulan yağmur suyu kanalı, yağan yağmur ve kar suyunun toplanmasını da sağlayacağı belirtildi. Toplanan su, oluşturulacak rezerv alanda biriktirilerek çevre sulamasında ve rezervuarlarda kullanılabilecek. Bu sayede su tüketim miktarını önemli ölçüde azalacağı öne sürüldü.

Vatan

New York'ta dönen bina inşa edecekler


David Vecchi ve Emanuela Ortolani tarafından tasarlanan New York Şehir Tiyatrosu projesi; New York'un ticari, kültürel ve finansal merkezlerinden Manhattan'ın en iddalı yapılarından biri olacak.

New York Şehir Tiyatrosu projesi David Vecchi ve Emanuela Ortolani tarafından tasarlandı. Karma kullanımlı yapı, ofis ve rezidanslara da bünyesinde yer veriyor.

Manhattan'ta arsa fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle karma kullanım tercih ediliyor. Binaların değerini artıran bu uygulama tercih edilerek New York Şehir Tiyatrosu Projesi'nde ofis ve rezidans kiralarının tiyatroya ve kültürel çalışmalara fon olarak aktarılması planlanıyor.

Tiyatronun ortasında yer alan yeşil alan yapının şehir hayatıyla buluşmasını sağlıyor. Hem deniz ulaşımına hem de tren yoluna yakın olan 6 bin m2'lik yapıdaki iki bloktan biri ise kendi etrafında 90 derece dönebiliyor.

Laz İşi Restaurantta Her Şey Ters


LAZ İŞİ BU RESTAURANTTA HER ŞEY TERS
Rize'deki sıra dışı yapıların bir benzeri bu kez Türkiye sınırındaki Gürcistan'ın Batum kentinde ortaya çıktı.Türkiye'nin Sarp Sınır Kapısı'na 5 kilometre mesafedeki Batum'da yer alan 'Beyaz Restoran' binası, yapısıyla görenleri şaşkına çeviriyor. Laz kökenli olan Gürcistan vatandaşı Temur Tsurtsumıa tarafından 3 ay önce hizmete açılan restoran binası ters olarak inşa edildi. İki katlı ve 2 bin 300 metrekare alana sahip restoranın çatısı zeminde yer alırken, masa, sandalye, saksılar, halılar, lavabo, klozetler, merdivenler ve balkonlar da tavana ters olarak monte edildi. Laz yemekleri yapan lokantada çalışanlar da işletme sahibi gibi Laz kökenli Gürcistan ve Türk vatandaşlarından oluşuyor. İlgi odağı olan ters lokanta Türkiye'nin sınıra yakın Artvin ve Rize illerinden ziyaretçi akınına uğruyor. Vatandaşlar hem burada Laz yemeklerini yiyor, hem de ters lokantayı geziyor. Ters binayı görüp sebebini soranlara ise, 'Sahibi Laz' yanıtı veriliyor. Muhammet KAÇAR/BATUM/Gürcistan/DHA

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var