4 Temmuz 2012 Çarşamba

‘Hal gelince başa, Mal kurban olur başa’

Bayraktar, yıkım için ilk kazmayı Bursa’da vuruyor:

İnşaat iskeleleri ve perdeleri arasında eski Bayındırlık Bakanlığı binasının giriş kapısını zor bulduk.
İnşaatın içinden geçip kırmızı halılı merdivenleri takip ederek girdiğim makam odasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a ulaşınca, “Sayın Bakan” dedim:
* Herhalde inşaat içinde oturmayınca rahat çalışamıyorsunuz? Makam odanız inşaatın içinde...
Gülerek, “ne yapayım?” dedi:
* 11 yaşından beri inşaatın içinde yaşıyorum. Benim hayat tarzım oldu artık. Geldim buraya bir baktım ki, bakanlık binası dökülüyor. Hemen kolları sıvadık, ‘önce bakanlık binasını yenileyelim’ dedik. Vatandaşa örnek olmak istedik.

Sırtında harç kovası
“11 yaşında ne yapıyordunuz inşaatta” diye sordum:
* Ne yapacağım! Amelelik yapıyordum hem bugünkü gibi de değil. O zaman inşaatlarda asansör yoktu. Sırtımızda küçük kovalar, büyük zeytinyağı tenekeleriyle birinci kattan dokuzuncu kata harç taşıyorduk. İnşaata 11 yaşında amele olarak başladım, yine inşaatın içinde devam ediyorum. Ellerim amele elidir hâlâ nasırlıdır.

‘Babamı erken kaybettim’
“Neden çocuk işçilik” diye ekledim:
* Babam çok erken ölmüş. Ben doğmuşum 1949’da o aynı senenin sonunda ben 1 yaşına basmadan ölmüş. 26 yaşında Mülkiye’de talebeymiş, hastalanmış ölmüş. Tabii öyle olunca ben de çocuk yaşta başladım çalışmaya.

Amelelikten bakanlığa
* Amelelikten bakanlığa nasıl bir yolculuk oldu?
* Trabzon’da çocuk amele olarak başladım. Bir yandan da okula gittim. Akşam okullarına.İstanbul’a liseyi bitirince geldim. Yine inşaatlarda ameleliğe devam ettim. Yıldız Teknik Üniversitesi’ni kazandım. Hem inşaatlarda çalıştım hem mühendislik okudum. Sıvacılık yaptım, duvarcılık yaptım. İnşaat işinin her yönünü öğrendim. Üçüncü sınıfa gelince de arkadaşlarla bir firma kurup, ‘kendim inşaat yapayım’ dedim. Yani müteahhitliğe soyundum. İyi de işler yaptık. 1973’ten 1994’e kadar inşaat yaptım İstanbul’da. 3 bin civarında konut yapmışızdır. Sonra KİPTAŞ’ı kurduk. 4,5 sene onun genel müdürlüğünü yaptım. Sonra 2002 Kasım’ında Tayyip Erdoğan seçimi kazandı, beni de aralık ayında TOKİ’ye davet etti. 2011 seçimlerine kadar da 8,5 yıl TOKİ’de hizmet ettim, şimdi de aynı konuda bakan olarak hizmet ediyorum. Alıştım Ankara’ya, 10 yıl oldu.

‘Hayat beni savaşçı yaptı’
Bayraktar, tipik Karadenizli; dobra bir tarafı var. “Takdir milletimizindir” diye devam etti:
* Çocuk yaştan beri çalışıyorum, takdir milletindir. Ben, öyle çok da zeki bulmam kendimi ama çalışıp okudum, mühendis oldum, master da yaptım, ABD’de mesleki eğitim de aldım. Şimdi milletime hizmet ediyorum. Ben, girişken de biri değildim, çekingendim aslında. Ama hayat beni mücadeleci yaptı. Hayatın içinde pişince dirayetli oluyor insan, tuttuğunu koparmak zorunda olduğunu görüyor. Bu hayat mücadelesi beni iyi bir savaşçı yaptı.


‘Hal gelince başa’
Bayraktar, deprem ve diğer afet risklerine karşı geliştirilen kentsel dönüşüm projesi içinde bina yıkımlarına bugün Bursa’dan başlıyor.
“Yıkım denilince vatandaşın kulağına hoş gelmiyor ama” diye konuya girdi, Çevre ve Şehircilik Bakanı:
* Bizde bir laf vardır: “Hal gelince başa, mal kurban olur başa” derler. Bu, tam da bizim projeyi anlatıyor. Deprem ve diğer riskler karşısında zayıf bina demek, can pazarı demektir. Önce can gelir. Bu söz de bunu anlatıyor. Bu nedenle depreme dayanaksız binaları yıkmak zorundayız. Yerine yenilerini yapmak zorundayız. Yarın Bursa’da ilk yıkımı yapıyoruz. Ben, oradan başlatacağım. Eşrefliler Kız Yetiştirme Yurdu’nun yıkımına başlayacağız. Start verilmiş olacak. Bunu yaparken bütün meselemiz, vatandaşımızı mağdur etmemek. Bu anlayışla ilk kazmayı vuracağız.

İstanbul’la birlikte tüm Türkiye
* Sonra İstanbul’da mı başlayacaksınız yıkıma?
* Başbakanımız başlatacak İstanbul’da. Ama sadece İstanbul’da değil aynı zamanda tüm Türkiye’de belki 20 ilde 600-700 yerde birden başlayacak yıkımlar ve yeniden yapmalar. İstanbul’da 39 ilçede harıl harıl risk haritaları çıkarılıyor. Önce risk durumu ağır olanlardan başlayacak. İstanbul’da Esenler, Zeytinburnu, Üsküdar, Kadıköy, Eyüp, Fatih, Avcılar, bütün bu yerler öncelikli olacak. Ayrıca İzmir de öncelikli yerler arasında. Orada da hemen başlayacağız.

‘Tarihi doku çıkacak ortaya’
Bayraktar, özellikle İstanbul’da yıkma ve yeniden yapma süreci içinde tarihi dokunun ortaya çıkarılacağını ve yeniden yapım aşamasında bu yerlerin korunacağını da belirtti:
n Şimdi tarihi İstanbul’u da ortaya çıkaracağız. Etrafındaki gecekondu binalar temizlenince tarihi doku da ortaya çıkacak ve oraları koruma altına alacağız. Tarihi Avrupa kentlerinde olduğu gibi.

‘6,5 milyon bina yenilenecek’
* Türkiye çapında kaç binanın riskli olduğu belli mi?
* Evet, büyük bir çalışma yürüttük. 20 milyon binamız var. Ve bunun 6,5 milyonu diri fay hatları üzerinde, yani riskli bölgede. Sadece deprem olarak da değil, sel, toprak kayması, çığ, yangın gibi riskleri de değerlendiriyoruz. Bu proje, 20 yıllık bir projedir. 20 yıl içinde bu 6,5 milyon binayı yıkıp yeniden yapmayı planlıyoruz. Tabii yeniden yapım derken yıkılan binanın yeniden yapılması değil, yeni bir kentsel dönüşüm projesi olarak yapacağız. Bitişik evler yerine bahçeli evler modelini esas alacağız. Araları yeşil alanlarla, parklarla dolacak. Çocuklar yeşil görecek, park görecek. Bu kentsel plan, yaşam kalitesini yükseltecek. Yerleşim yerleri eğitime, sağlığa ulaşmada kolaylık sağlayacak, ona göre planlanacak.

Kira yardımı ve kredi
* Bu proje için kaynak nasıl bulunacak, vatandaşın mağduriyeti nasıl giderilecek?
* En büyük kaynağı 2B projesinden bekliyoruz. Elde edilecek gelirin yüzde 90’ı bize verilecek. Ayrıca bu iş, gönüllülük esasına dayanıyor. Binamızı yıkıp yapacağız, kararı verenlere destek olacağız. Evleri yapılıncaya kadar kirada oturmak isteyenlere kira yardımı yapacağız, ev almak isteyenlere bankalardan kredi sağlayacağız. Yani vatandaş mağdur olmayacak, kesinlikle.

‘Gecekondu sorununu bitireceğiz’
Bayraktar, bu projenin ayrıca Türkiye’de gecekondu sorununu bitirmeyi de hedeflediğini şöyle aktardı:
* Biz İspanya, Yunanistan, Güney Kore ile karşılaştırılan bir ülkeyiz. İspanya milli gelirini artırdı, gecekondu sorununu çözdü. Güney Kore keza öyle. Şimdi biz de çözeceğiz. TOKİ ile birlikte önemli mesafe aldık. Örneğin Tayland, Endonezya çok kötü. Meksika, Brezilya, Mısır gibi ülkeler de bizimle kıyaslanır. Brezilya, Meksika bizden büyük ekonomiler ama bu üç ülkede gecekondu sorunu bizden çok daha kötüdür. Biz, şimdi bu sorunu da çözeceğiz.

‘Milli mesele’
Bayraktar, depreme karşı zayıf binaları, gecekondu sorununu, kaliteli kentsel yaşam ortamını bir “milli mesele” olarak görüyor:
* Hedeflediğimiz çağdaş, yaşam kalitesi yüksek kentsel çevre aslında bir milli meseledir. Buna sadece yıkım olarak bakmak kadar yanlış bir şey yoktur. Bu nedenle basının bu konuyu vatandaşa aktarması çok önemli. Bize destek olması çok önemli. Bu meselede basın bize bir yandan destek olurken bir yandan da denetlemeli, eleştirmeli, rantçılarla, fırsatçılarla mücadelemize de katkı sağlamalı.
* Fotoğraflar: Serdar Özsoy

‘Kentsel dönüşüm aynı anda 700 noktada başlayacak’

Kentsel dönüşümü Türkiye’nin 700 noktasında Başbakan’ın da katıldığı bir törenle başlatmak istediklerini açıklayan Erdoğan Bayraktar, çok sayıda kamu binasının da yıkılacağını söyledi

Bir televizyon programına konuk olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, afet riski altındaki alanların dönüşümünü, Başbakan’ın tarih vermesi durumunda Türkiye’nin 700 noktasında aynı anda törenle başlatacaklarını açıkladı.
Dönüşümde sadece şahıs binalarının yıkılmayacağını ifade eden Bayraktar, “Çok sayıda kamu binası var. Askeri lojmanlar, okullar ve kamu binaları hatta bizim Bakanlığımızın binası var. En acil, en kolay ve en rahat yerden başlayacağız. Vatandaş sitemizi dönüştürün derse, oradan başlayacağız” dedi. İstanbul belediyelerinden taleplerin geldiğini kaydeden Bayraktar, Esenler,Beyoğlu, Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden talep var. İzmir'de de başlayacağız” diye konuştu.

‘3 emsalin üstüne çıkmayacağız’
Bayraktar, kentsel dönüşüm alanlarında 3 emsalin üstüne çıkmayı düşünmediklerini belirterek, “3 emsal ile 1000 metrekare arsa varsa 3000 metrekare inşaat yapılabilecek” dedi. Kentsel dönüşümde birinci derecede deprem riski taşıyan alanların ilk sırada olduğunu ancak 2. bölgede yer alan kötü bir binanın da önem arz ettiğini ifade eden Bayraktar, “Risk varsa binanızı test ettirin. Eğer test ettirmezseniz risk taşıyan binayı, belediye yıkmak zorunda. Belediye, valilik tespit edip yıkacak yıkmazsa Bakanlık devreye girecek” dedi.

20 yıllık planlama
Yapılan inceleme sonucunda riskli olduğu tespit edilen ve yıkılması gereken binalarda oturanlara, gelir durumuna göre kira yardımı yapılacağını ve konut verilebileceğini belirten Bayraktar, ev sahiplerinin binalarını yıktırmak istememeleri durumunda ise devreye gireceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Kolluk kuvvetleri ile boşaltıp, binayı yıkacağız. Sonra istediklerini yapabilirler. SPK uzmanlarına değerleme yaptırıp, 2/3 hak sahibine diğer hisseleri alın diyeceğiz. Almazlarsa da belediye veya hazineye devredip, tasarruf hakkı arsa sahibine ait diyeceğiz. Kentsel dönüşüm için 20 yıllık projeksiyonumuz var. Siyaset üstü bilimsel ve insancıl bir anlayışla bunu yapmak zorundayız. Herkesin desteğine ihtiyacımız var”
2B PARASI BEKLENİYOR
Binaların bitişik nizam olduğunu, yeni kentsel tasarımda yeşil alanları, park ve bahçeleri artıracaklarını belirten Bayraktar, “170 noktada dönüşüm oluyor. Van, Ağrı, Erzincan, Erzurum,Kütahya, İstanbul ve birçok şehirde çok ciddi bina portföyü için çalıştık. İkinci mevzuatları bitirmek üzereyiz. 2B'den gelecek parayı bekliyoruz. Gelmezse yeni kaynak yaratacağız” dedi.
Dönüşümü İstanbul’da anlatacak
Afet riski altındaki alanların dönüşümünü belediyelerle birlikte yürütecek olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul’daki belediyelere bugün bilgilendirme toplantısı düzenleyecek.
Toplantının açılış konuşmasını yapacak olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, büyükşehir, büyükşehir ilçe belediye başkanları, il belediye başkanları, nüfusu 50 bin üzerindeki ilçe belediye başkanlarına dönüşümü anlatacak.
Milliyet

Şehirler kontrollü patlatma ile dönüşecek

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm projeleri kapsamındaki yıkımlarda patlatma yönteminin de kullanılacağını söyledi.

Milliyet-Bakan Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi çalışmaları kapsamında hazırlanan kentsel tasarımlarda hem çevreye zarar vermeyen hem de enerjiyi savurmayan yapıların özendirildiğini belirtti.

Hazırlanan kentsel tasarımların hepsinde yeni bir konsept ortaya koyacaklarını vurgulayan Bayraktar, yöresel mimarinin korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti.

Bayraktar, izolasyonlara, ısı yalıtımlarına ve enerji tasarrufuna da ağırlık vereceklerini dile getirerek, şöyle konuştu: ”Modern hayatın gerektirdiği tüm sosyal donatıları barındıran siteler yapılacak. Binalar, depremler açısından güvenli olacak. Sadece deprem bakımından değil. Site olduğu zaman vatandaş, çocuğu bakkala giderken bakacak, görecek, bahçede oynarken mutfağından bakıp görecek. Türkiye’yi yeşillikleri, bahçesi ve parkı olan evlere kavuşturacağız. Gelişmiş, refah seviyesine ulaşmış ülkelerin, toplumların yaptığını biz de ülkemizde yapmaya çalışıyoruz.”
-”Kimseyi yerinden göndermek gibi bir niyetimiz yok”-
Çalışmalar kapsamında yerinde dönüşüm yapmaya dikkat edeceklerine dikkati çeken Bayraktar, ”Kimseyi yerinden başka tarafa göndermek gibi bir niyetimiz yok. Bazen öyle durumlar oluyor ki yer yetmiyor. Onun için binaları biraz yükseltmek durumundayız. Binaların zemine bastığı alanları daraltıp, yeşil alanları çoğaltıp, biraz yükseltmek mecburiyetindeyiz. Ancak yeşil alanları mutlaka artıracağız” dedi.

-Yıkım modelleri araştırılıyor-
Bayraktar, kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamındaki yıkımlarda kullanılacak yöntemlerin araştırıldığını ifade ederek, bunlar arasında patlatma ve makinelerle yıkımların da olacağını anlattı.

Dönüşüm çalışmaları için ekiplerin yurt dışında da kapsamlı şekilde araştırma yaptıklarını dile getiren Bayraktar, şöyle devam etti: ”Dönüşümü nasıl iyi yaparız diye bakıyoruz, araştırıyoruz. Arkadaşlarımız, Almanya’da kentsel dönüşüm yıkımları yapan makineler fuarını ziyaret etti. Türkiye’de de bu makineleri yapanlar var. Hepsine bakıyoruz. Başka ülkelerdeki çalışmaları da inceliyoruz.

Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm projeleri kapsamındaki yıkımlarda patlatma yöntemi de kullanılacak. Patlatma modeli de olacak makinelerle de yıkımlar yapılacak. Modern, teknolojik ve ayrıştırma yapabilen makinelerle patlatma sistemi nasıl oluyor araştırıyoruz. Zaman içinde zaten bu sistem de kendisini geliştirecek.”

Devletten kiracılara 335 TL destek

Afet riski taşıyan binaların yıkımında dar gelirli vatandaşlar mağdur edilmeyecek

Çevre Bakanlığı'nın hazırlıklarını sürdürdüğü projeye göre yıkılacak binada oturan dar gelirli kiracılar 335 lira taksitle ev sahibi olacak.
Kamuoyunda ‘kentsel dönüşüm projesi' olarak bilinen, Türkiye genelindeki depreme dayanıksız yapıların yıkılarak yerine sağlam binaların yapılmasını öngören, ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Yasası'nın uygulama esasları netleşmeye başladı. Halen yıkım seferberliği için hazırlık çalışmalarını yürüten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, eski ve çürük binalarda daha çok dargelirli kesimin kiracı olarak oturduğunu tespit ederek, bu kesimlerin mağdur edilmemesi için yeni projeler hazırladı. Çalışmaları süren proje, yıkılacak binalarda oturan vatandaşların 335 lira taksitle ev sahibi olmalarının yolunu açacak.
Kurasız, çekilişsiz, herkese
Bakanlığın üzerinde çalıştığı projelere göre, çürük binalarda oturan dargelirli kesimlere de ‘kredi' ve ‘düşük taksitle' ev sahibi olma imkanı verilecek. Birikmiş parası olan dar gelirli kiracılar, devletin sağlayacağı düşük faizli kredilerle kendilerine yeni ev satın alabilecekler. İkinci olarak da söz konusu kişilere, sosyal konut edinme imkanı sunulacak. Bu kapsamdaki konutların 80 bin liraya mal edilmesi ve kâr payı alınmadan vatandaşa satılması planlanıyor. Buna göre, çürük binalarda oturan dargelirli aileler, 80 bin liralık konutlara 20 yıl vade ve 335 liralık taksitlerle sahip olma imkanı elde edecekler. Ayrıca, söz konusu konutların satışında kura çekimi olmayacak.
Ev sahipleri mağdur edilmeyecek
Dar gelirli vatandaşların 20 yılda 335 lira taksitle ev sahibi olmalarına imkan sağlayan proje, daha çok çürük binalarda oturan kiracılar düşünerek hazırlandı. Ancak bu tür yapılarda konutu bulunan vatandaşlar için ise farklı projeler geliştirildi. Ev sahiplerine ilişkin projeler, konut sahibine aynı yerden konut verilmesi, yine aynı kişiye bir başka yerden konut verilmesi veya konutunun bedelinin ödenmesi gibi seçenekleri içeriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, geçen hafta dönüşümün kamu kurumlarından başlayacağını açıklamıştı.
STAR

Tarihi yetimhaneye sponsor aranıyor

45 yıl boyunca patrikhanenin tapusunu almak için mücadele ettiği iki asırlık Rum Yetimhanesi, bu kez Yunanistan'daki ekonomik krize takıldı. Yıllarca kaderine terk edilen Avrupa'nın en büyük ahşap binasının restorasyonu için patrikhane sponsor arıyor.

Akşam Gazetesi'nden Bülent Şanlıkan'ın haberine göre, Büyükada sırtlarında görkemli görüntüsüyle tüm güçlüklere rağmen ayakta duran 200 yıllık Rum Yetimhanesi, yıllar sonra sahibine kavuştu ama bu kez ekonomik krize karşı ayakta durmaya çalışıyor. 1964 yılında boşaltılan tarihi bina için Fener Rum Patrikhanesi hukuk mücadelesine girişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2010 yılında binanın tapusunun patrikhaneye teslim edilmesine karar verdi. 45 yıllık mücadele sonucu patrikhane, binanın tapusunu teslim aldı. AİHM aynı kararında Türkiye 'nin toplam 26 bin Euro tazminat ödemesine de hükmetmişti. 

Patrikhane tapuyu aldıktan sonra binayı 'Dinlerarası diyalog ve dini odaklı bir ekoloji merkezi' haline dönüştürülmeyi öngördü. Merkezde, İslam , Hıristiyanlık ve Musevi din adamlarının çalışması planlandı. Restorasyon için yaklaşık 50 milyon dolarlık bütçe çıkarıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık iki yıllık süre içinde tarihi binaya tek bir çivi bile çakılamadı. Patrikhane, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Yunanistan 'dan ekonomik destek alamadı. Gereken kaynak bulunamadı. Bunun üzerine sponsor arayışına girdi. Patrikhane yetkilileri sponsor arayışını doğrularken açıklama için detayların kesinleşmesini beklediklerini söyledi. 

YILLARA MEYDAN OKUYOR 
Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük çok katlı ahşap binası 1898-1899 yılları arasında otel olarak inşa edildi. Mimarlığını Alecandre Vallaury'nin üstlendiği bina II. Abdülhamid döneminde hizmet dışı bırakıldı. 1902'de Rum bir bankerin eşi olan Eleni Zarifi, 10 bin sarı lira karşılığında binayı satın aldı. Bunun üzerine çıkarılan ferman ile binanın yetimhane olarak kullanılmasına izin verildi. 1964'te ise bina boşaltıldı. 

Huber Köşkü'nün restorasyonunda görev alan İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afife Batur binanın restorasyonunun özen ve ciddiyet istediğini belirterek şunları söyledi: 

"En az iki yıl çalışma gerektirir. Dönem özellikleri dikkate alınmalı. Kurtarılabilecek olan parçalar kurtarılır, olmayanlar yenisi ile değiştirilir. Çok meşakkatli bir iş. Huber Köşkü'nde çalışırken malzeme uzmanları ile parçaları teker teker inceledik. Yetimhane ise büyüklüğü nedeniyle zor bir alan diyebilirim. Mimar Mehmet Alper, 'Büyük bir bütçe gerektirir, kolay bir iş değil. Deniz aşırı bir yer. Birden heyecan veren bir alan gözüyle bakılmıyor. Ben burayı 22 yıl önce projelendirmiştim. Ancak yine otel olarak tasarlamıştım. Aslını fazla bozmadan yine özgün detaylarıyla yeniden restore edilmesi gerekiyor. Kopan bölümleri orijinaline yakın bir şekilde onarılmalı. Binanın alt katında çok değerli salonlar var.Özgün yapıyı görebiliyorum.' (Akşam)

3 Temmuz 2012 Salı

Beyoğlu'nun yarısı dönüşecek


21'inci yüzyılın en önemli projesi kentsel dönüşümde başı Beyoğlu çekecek. Türkiye'nin en ünlü ve tarihi ilçesi Beyoğlu'nun Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, bölgenin yarısına yakınının tarihi doku korunarak yenileneceğini söyledi.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin şehirleşmedeki kaderini değiştirecek kentsel dönüşüm, şu sıralar sadece belediyelerin değil esnaftan ev hanımlarına kadar herkesin gündeminde. Mahalle kahvelerindeki tek konu müteahhitlerin ev ve arsa sahiplerine kaç daire vereceği. Bir daire yerine iki daire isteyen de var, 'ne kadar para verseler de evimi terk etmem' diyen de. Sadece görüntü kirliliği ya da deprem riski değil ulaşımdan altyapıya kadar günlük hayatı da etkileyen birçok olumsuz faktörü beraberinde getiren düzensiz yapılaşma İstanbullu'nun dayanamayacağı noktalara gelince kentsel dönüşüm de kaçınılmaz oldu. İstanbul'da kentsel dönüşüme ilk başlayanlardan, aynı zamanda sekiz dönüşüm bölgesine sahip Beyoğlu'nun Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın gündeminde şu sıralar Tarlabaşı, Sütlüce-Örnektepe Mahallesi, Dolapdere, Kasımpaşa, Şişhane, Okmeydanı ve Karaköy'deki dönüşüm projeleri var. Bu projeler tamamlandığında 45 mahalleden oluşacak Beyoğlu'nun yarısını yenilenmiş olacak. Demircan'ın hedefi ise Kuledibi'nden Haliç'e kadar geniş bir alanı aslına uygun olarak dönüştürmek. Çalışmanın başladıktan sonra çorap söküğü gibi devam edeceğini söyleyen Demircan, Tarlabaşı'ndaki dönüşümün önemli bir görev üstlendiğini anlattı.
TARLABAŞI BAŞI ÇEKECEK
Sabah'ın haberine göre, kentsel dönüşümün bölgede somut olarak ilk başladığı yerin Tarlabaşı olduğunu söyleyen Demircan, "Hak sahipleriyle yüzde 100 anlaşma yapıldı. Sorunsuz bir durum oluştu. Tahliyeler tamamlandı. Yıkım yapılarak ilk kazma vuruldu. Bu durumla birlikte tüm bölgenin dönüşüme olan güveni arttı. İnşaat kendisini gösterdikçe kamuoyundaki inanç arttı. Gördükleri yerde 'bizim binalarımızı da alıp dönüştürün' diyen binlerce insanla karşılaşıyoruz. Halk dönüşümü kendisi istiyor" dedi
İKİ YILDA BİTECEK
Tarlabaşı'nda GAP İnşaat tarafından 300 binadan oluşan bütünleşik yapı halinde bir proje yapıldığını anlatan Demircan, "Bölgenin yapısı gereği tüm binaları tek tek ele almak mümkün değildi. Bu nedenle bütünleşik bir mimaride karar kılındı" dedi. Demircan, Tarlabaşı'ndaki dönüşümün iki yılda tamamlanacağını ve İstanbul'un en hareketli semtlerinden biri olacağını açıkladı.
ÖRNEKTEPE'DE HALK İSTEDİ
Belediyenin bir başka projesi ise 500 konuttan oluşacak SütlüceÖrnektepe Mahallesi olacak. Demircan, "500'e yakın hane kendi aralarında uzlaşarak bize geldi ve 'Mahallemizi yenileyin' dediler" dedi. Tahliyelerin başladığı projeyi Amplio Yatırım şirketinin sahibi Alaeedin Babaoğlu ve Alman ortağı Erwin Walter Graebner yapacak. Binalarda tahliyelerin yapıldığı Örnektepe'deki ev sahiplerine ise kira yardımı yapılmaya başlandı.
İSTİKLAL'E ALTERNATİF CADDE
Belediye, dönüşümde en ilgi çekecek projelerinden birini ise Okmeydanı'nda 70 hektarlık alanda yapmaya hazırlanıyor. Demircan, Okmeydanı projesinde tapuların çıkmasını beklediklerini söyleyerek İstiklal Caddesi'ne alternatif olacak bir meydan planladıklarını anlattı. Beyoğlu Belediyesi'nin bir başka dönüşüm projesi ise 40 bin metrekare alanda yapılacak Kasımpaşa projesi olacak. Demircan projeyle ilgili çalışmaların henüz netleşmediğini anlattı.
% 70'İ KONUT, % 30'U OFİS OLACAK
Demircan, Beyoğlu'ndaki dönüşümde hedefin yüzde 70 konut, yüzde 30 ofis dağılımıyla hareket etmek olduğunu anlatarak "Burada dengeyi sağlamayı amaçlıyoruz. Ancak tek bir gerçek var o da sanayinin artık burada olmayacağı. Hizmet sektörüne hitap edeceğiz" dedi. Demircan, bir noktadan sonra dönüşümün vazgeçilmez olacağını örneğin Şişhane'de yapılacak dönüşümde imalatçıların kendilerinin bölgeden çıkmak isteyeceğini söyledi. Dönüşümü boş alanlarda yeni binalar yapmak olarak görmediklerini söyleyen Demircan, yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.
GALATAPORT'U TAMAMLAYACAK PROJE
Demircan, Karaköy'de Galataport'u tamamlayacak bir dönüşüme hazırlandıklarını, bölgeyi hizmet sektörünün bulunduğu bir yapıya dörüştüreceklerini anlattı. Demircan, Tophane ile ilgili ise "Bazı insanlar yerlerini bırakıp gitmişlerdi. Dönüşümle birlikte onlar da geri gelecek" dedi.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Yolsuzluk ve rüşvet sarmalında lüks binalar bir bir çöküyor

Yıllardır süren ‘yolsuzluk ve rüşvet’ sarmalı sonucunda Büyükçekmece Pınartepe Mahallesi’ndeki yaklaşık 2 bin konutluk yerleşimde bazı binalar eğildi, çöktü ve yeniden yapıldı.
Bir yandan depremin bahane edilmesiyle TOKİ'nin “tek imar otoritesi” olarak, “riskli yapı” diye tanımladığı dilediği yapıya el konulmasına, yurttaş haklarının gasp edilmesine, kent ve doğa değerlerinin yağmalanmasına ve sermayeye yeni rant alanlarının açılmasına dayalı olan kentsel dönüşüm süreci devam ederken, diğer yandan da İstanbul Büyükçekmece’deki yerleşimi çok riskli görülen Pınartepe Mahallesi’nde yaklaşık 2 bin konutluk yerleşim içinde bazı binalar çöktü ve tekrar yapıldı.
Bazıları ise 15-25 derece eğildiği için krikolarla kaldırılıyor. Bazılarına da ‘yerinde durması’ için sonradan kazık çakılıyor.
Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre, eski Gürpınar Belediyesi’nin imara açmasıyla yıllar önce başlayan ve bölgedeki çok sayıda bürokratın da karıştığı ileri sürülen yolsuzluklar neticesinde pek çok insan mağdur oldu. Bölgede, satın aldıkları dairelere ‘kaymalar ve eğilmeler’ yüzünden yerleşemeyen, evlerini kiraya veremeyen, satamayan vatandaşlar şaşkın. 5 katlı 5 blokun bulunduğu bir ‘lüks’ sitedeki işçiler, “5 bloktan 3’ü eğilmiş, biz krikoyla kaldıracağız. Şu ilerdeki blok çöktü ve yeniden yapıldı. Ama kimsenin haberi olmadı. Yıkılan binada Büyükçekmece eski Kaymakamı Yusuf Odabaş oturuyordu şimdi Kilis Valisi olmuş” diye konuştu.
Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu
1188 Ada 52 Parselde bulunan A, B, C, D, E, G Bloklarda imara aykırı yapılaşma nedeniyle Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’nca 28.03.2011’de Yapı Tatil Tutanağı düzenlendi. 21.04.2011 tarihinde ceza tebliği yapıldı. İSKİ, İGDAŞ ve BEDAŞ’a; su, doğalgaz ve elektriğin kesilmesi için 13.05.2011’de yazı yazıldı. “Yasal süre sonunda konu encümene havale edilecek” denilerek savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
Bilirkişi raporu: Zayıf zemin olası bir depremde hasarı büyütecek özelliğe sahip
1187 Ada 1 parseldeki 200 dairelik Perlavista 1 Sitesi yönetimi ise binalardaki sorunlar üzerine 02.09.2009’da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’ne başvurdu. Oda, Yüksek Mimar Aynur Özden, Yüksek Mimar ve Şehir Plancısı Mustafa Erken ile Yüksek Mimar Zafer Kutlu Bayhan’ı bilirkişi atadı ve bu bilirkişi komisyonu sitede inceleme yaptı. Pınartepe Mahallesi Yavuz Selim Bulvarı No: 10 Beykent Büyükçekmece adresindeki sitedeki binalarla ilgili bilirkişi raporunda, böylesine riskli bir bölge için verilen kat izninin bile ihlal edildiği belirtilerek, özetle şu görüşlere yer verildi:
“Maksimum kat sınırlamasına rağmen meyilden kot kazanılarak 1–2 kat ilavesi yapılmış olmakla zayıf zemin aşırı yüklemededir. İnceleme yapılan yer, İstanbul’un heyelan açısından en sorunlu zemini Gürpınar Formasyonu içerisinde yer almaktadır. Gürpınar Formasyonu, su muhtevası ile plastik davranışlar gösteren zeminler ve gevşek çakıl-kum ve kilden oluşan alüvyon alanları olası bir depremde hasarı büyütebilecek davranış gösterebilecek zeminlerdir.”
Öne eğilen bina bir gecede yıkılıp yeniden yapıldı
200 dairelik Perlavista 1 Sitesi için 15.09.2009’da hazırlanan bilirkişi raporunun bölge için ne kadar haklı tespitlerde bulunduğu 5 Ağustos 2010’da Pınartepe Mahallesi’nin alt kısmındaki bölgede ciddi sorunlar görülünce daha iyi anlaşıldı. Ciddi şekilde öne eğilen bir bina ‘yıkım ruhsatı’ alınmadan 1 gecede yakıldı ve yine ruhsat alınmadan yeniden inşa edildi.
Raporunda özetle: “Adı geçen formasyonda, binadaki yer hareketlerine bağlı olarak bina oturmalarının ve deplasmanlarının bol olduğu göz önüne alındığında, inşaat üretim ve öncesindeki tasarım ve projelendirme aşamalarında gerek ve yeter düzeyde teknik önlemlere rastlanamamıştır. Yüzey sularının toplanması için drenaj sisteminin çok yetersiz olduğu ve uygulamada Gürpınar bölgesine özgü önlemlere yer verilmediği, Gürpınar Formasyonuna uygun üretim yapılmadan bu sorunların giderilemeyeceği, bilirkişi ortak görüşüdür.”
Prof. Dr. Ahmet Ercan’ın bölgenin jeolojik yapısı için açıkladığı bilimsel görüşleri, bilirkişi raporuna şöyle yansıdı: “Gürpınar beldesi çevresinde yaygın mostra veren Gürpınar Formasyonu (Güf) İstanbul megapol alanının en sorunlu zemin tipini oluşturur. Birimin Marmara Denizi kıyısı boyunca uzanan mostraları, genişliği yerel olarak 1 kilometrenin üzerinde bir bölge içinde, tümüyle dönel kayma türü (heyelan) aktif kütle hareketleriyle kaplıdır. Bu alanların yapılaşmaya kesinlikle açılmaması gerekir... Zeminde yapılacak iyileştirme işlemleri duyarlılığı sağlamada yeterli olmayacaktır. Bölge dışı mostralarda da killerin ve tüflerin bentonitik olmaları, su alınca şişmeleri, yüksek plastisiteli olmaları, yüksek yapıların farklı oturmalar ile değişen derecelerde hasara uğramaları kaçınılmaz. Gürpınar kooperatifler alanındaki yüksek binalarda önemli çatlak ve kırıklar mevcut. Depremde sıvılaşma göz önünde tutulması gereği çok önemli bir olgudur.”
Fezlekeyi hazırlayan savcıya tayin
Bölgedeki bürokratların yıllarca nasıl bir yolsuzluk çarkı kurulduğu çok sayıda bürokratın mal varlıklarının tespitiyle gün yüzüne çıkacak nitelikte. Ancak, malvarlıklarına dönük bilirkişi raporunun da yer aldığı fezlekeyi hazırlayan Büyükçekmece Savcısı Mustafa Kemal Gül, yaz kararnamesi ile Edirne’ye tayin edildi. Bölgedeki Yolsuzluklara ve Haksızlıklara Karşı Mücadele Derneği Başkanı Huriser Ece Soysev, üyeleri adına HSYK’ya tayinin durdurulması için dilekçe yazdı.
Belediye Başkanı Velittin Küçük ve akrabalarının 178 gayrimenkulü var
Son yerel seçimlerde MHP’ye katılan eski ANAP’lı (1994-2009) Gürpınar Belediye Başkanı Velittin Küçük’ün kendisinin, birinci derecede yakınları ve belediyedeki bazı eski çalışma arkadaşları dâhil isimler üzerinde yaklaşık 1 milyar dolarlık malvarlığı bulunduğu ileri sürülüyor.
Bölgedeki tapu müdürlüklerinde yapılan araştırmayla tespit edilen ilk verilere göre Velittin, Cemile, Mustafa, Hanife, Necati, Ahmet, Erkan, Enis, Emel, Erhan, Sefine, Serkan Küçük adına tescilli 178 adet, eski Gürpınar Belediye Meclis Üyesi Erdem Kadakal ile eşi Semra Mert Kadakal üzerine de 30 adet gayrimenkul bulunuyor. Velittin Küçük’ün Bodrum’da iki oteli, aile şirketleri üzerine Beylikdüzü’nde alışveriş merkezi de var. Küçük’ün durumunun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından da takibe alındığı öğrenildi.
Bir soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve ifadesi görüntülü kaydedilen Eski Gürpınar Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Bayraktar’ın ifadesinden bir bölüm yolsuzlukların neden önlenemediğini de gözler önüne seriyor.
Bayraktar özetle “Bizi yargılayacak iki kurum vardı. Biri Büyükçekmece Adliyesi. Biri de Kumkapı’daki Bölge İdare Mahkemesi. Her iki kuruma da bedava konutlar verildi. Adalet bilmem ne yapı kooperatifleri kuruldu. 64 daire çıkıyor. Gidip 64 daire için müteahhit buluyorlar. Hâkim ve savcıların yeri, 28 daireyi onlara vereceksin kalanı senin. Tabii katılmayanları tenzih ederim” diyor.
Bölgede yayın yapan yerel gazete sahibi Adnan Eren’in internet sitesine bu konulardaki yayınlarından dolayı mahkemeler yayın yasağı koydu. 2004 yılı ekim ayında da Uğur Dündar’ın Arena programı için de yayın yasağı konmuş, Dündar basın toplantısı ile Eski Gürpınar Belediye Başkanı Velittin Küçük hakkındaki rüşvet ve yolsuzluk iddialarını kamuoyuna açıklamıştı. Dündar ulusal basına da yansıyan açıklamasında özetle, “Bu yayın yasağı aynı adliyede yargılanan Belediye Başkanı Küçük’ün başvurusuyla alınmıştır. Bu olay, arazi ve yapı yağmacılığı olayı... Boyutu milyarlarca doları buluyor. Prof. Ahmet Ercan’ın hazırladığı raporla Gürpınar’ın yüzde 66’sı afete maruz bölge. Bugünkü uygulamada ise afete maruz alanda konutlar yükseliyor...”

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var