30 Temmuz 2012 Pazartesi

Plan hata, yazışma hata peki maket de mi 'hata'?

Radikal'in günlerdir sürdürdüğü Ayvansaray'daki imar usulsüzlüğüne Fatih Belediyesi dün basın toplantısı ile cevap verdi

Günlerdir belediyenin resmi Twitter hesabından ve belediyenininternet sitesinden haberlerimizi yalanlayan, gazetemizi sahte belge uydurmakla suçlayan ve bu nedenle savcılığa vermekle tehdit eden Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, dün çark ederek, “Sehven yapılmış hata’’ dedi. 
Fatih Belediyesi düne kadar resmi twitter hesabından ve basın açıklamasında ne diyordu?: “Resmi evrakı değiştirerek haber yaptığınız için savcılığa başvuracağız’’ , “Tekzip yayınlamak zorunda kalacaksınız’’, ‘’Orijinal belgede vatandaşa verilen irtifanın 3 kat olduğu yazmaktadır’’ , ‘“Gazeteci olduğunu söyleyen sizsiniz, TV kanalını siz ayarlayın hani çıkıp çıkıp konuştuğunuz kanalları?’’ Bunların ardından Belediye Başkanı dün “Sehven yapılmış bir hata’’ dedi. Bunu kabul etmek mümkün değil. 
Eğer sadece dilekçeye verilen cevap elimizde olsaydı, elbette ‘Hata yapılabilir, parseller karıştırılmış, 3 kat yerine 2 kat yazılmış’ demek mümkün olurdu. Ancak dilekçe ekinde hem binanın 2 katlı silueti var hem de plan kesitleri çizilmiş. Yani ortada ikinci bir avan proje olduğu kesin. Herhalde projeler de sehven çizilmiş değildir? 
Yine Belediye Başkanı diyor ki, “Fatih’in yüzde 10’u yenileme alanı, bir adada bir parselin kesitinde yanlışlık yapılması son derece doğal.” 
Hiçbir şekilde doğal olamaz. Yapılan yanlışlık müteahhit firmanın vatandaşın elinden topladığı parselde değil de neden en çok direnen vatandaşın parselinde yapılıyor. 
Üstelik bu hata yapıldıktan sonra vatandaşa 45 gün sonra düzenlenen yeni cevabi dilekçeye aynı tarih, aynı sayı, aynı ilgi yazılamaz. Düzeltme yapılır. Aksi durum, resmi evrakta sahteciliğe girer. 
Yine açıklamada; “Mülk sahibine imar durumunu vermişiz. Mülk sahibinin elinde kurul onaylı projeyle doğru orantılı, kendisinin yapabileceği 3 kat olarak yapabileceği evrakları da mevcut’’ deniliyor. Ancak mal sahibi Mustafa Beşiroğlu, yapılan yanlışı görüp belediyenin İmar Müdürlüğü’ne 10.01.2012 tarihli dilekçe ile başvurduktan sonra 3 kat yapabileceğine dair doğru bilgi veriliyor. Çünkü o tarihte Beşiroğlu kendisine 2 kat diyen Fatih Belediyesi’nin yanlışını ortaya çıkarıyor. Belediye bu tarihten sonra ilk verdiği 15.12.2011 tarihli cevabi dilekçeyi değiştiriyor. 
Hepsinden öte bir başka gerçek daha var. Bugün hâlâ belediyenin binasında sergilenen Ayvasaray Türk Mahallesi’nin maketinde de bu parsel 2 kat olarak görünüyor. Acaba Fatih Belediyesi maketi de mi sehven yaptırdı?

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Şişli Sokaklarında Kentsel Tasarım çalışmaları devam ediyor.

Hayber Gürsoy


Sarıgül  soruyor...
 
Şu an Sıracevizler Caddesi ve ara sokaklarında kaldırım ve asfalt çalışmaları sürüyor.


Nasılsınız? Çalışmayı beğeniyor musunuz?
 
Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül bizzat kendisi çalışmaları denetliyor. Vatandaşlarla görüşüp tokalaşan Sarıgül,müteahhitlerden yol çalışmaları hakkında bilgi alıyor,müdahale ediyor, yönlendiriyor...


Bir dakika dur!
 
Yeni düzenlemeyi beğenenler kadar eleştirenler de var.
Bir kere işçilik kalitesi çok düşük.
Özellikle kaldırımların düzenlenmesi en çok tepki çeken noktalardan biri. Kaldırımlara beton döşenmesine itirazlar var.Bir su ve elektrik arızası olduğunda bu beton kaldırımlar kırılacak mı?Diye soruluyor.

Bu kadar masraf yapılmasına rağmen işçilik konusunda yeterince titizlik gösterilmemesi rahatsızlık yaratıyor. Kaldırımlara dökülen beton ile bordür taşlarının arası şimdiden açılmış,bazıları özensiz bir şekilde doldurulmuş,bazı yerlerde akarlar iyi hesap edilemediği için şimdiden kesilip biçilmiş,daha başlamadan kırk yama haline gelmiş, tabana su geçebilecek şekilde bazı yerler çatlamış,özellikle ağaç diplerine yapılan uygulama çok göze batıyor. İki gün sonra bunların deforme olup,tamir isteyecek gibi görünüyor.


Geceyi gündüze çevirmek için
 



Gökyüzüne merdiven dayamak bu olsa gerek!
 

Kazım Orbay Cad Elektrik Donanım çalışması yapan işçi

Elektrik direklerine takılan aydınlatma lambaları bir örnek olsun diye tekrar değiştirildi.
Sokakların,caddelerin yeni bir yüze kavuşması,cepler yapılması,merdivenli,yükseltili,yaya geçişlerine rahatsızlık veren yerlerin tesviye edilip düzeltilmesi destek görüyor.
Caddeler sokaklar kazılıyor. Kazım Orbay Caddesinde çalışma


Kazım Orbay Caddesi'nde asfalt  çalışması

Sokakların parke taşlarıyla döşenmesi,yaya kaldırımlarına araba parkını engelleyecek babaların konması beğeniye yol açıyor.
Kısaca görüntü güzel,işçilik sorunlu görünüyor.
28.07.2012

DİKKAT! Kredi çekmek zorlaşacak

Alınan yeni bir kararla, 1 Ocak 2013'ten itibaren artık kredi almak zorlaşacak
Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, 1 Ocak 2013'ten itibaren ‘kredi skor puanı’ verirken sadece banka hesaplarına bakılmayacağını söyledi.
Bankalar Birliği'ne bağlı faaliyet gösteren Kredi Kayıt Bürosu (KKB) yeni yılla birlikte Türkiye'de risk anlayışını değiştirecek yeni bir sistem başlatıyor. Bugüne kadar sadece kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını takip eden ve ilgili kişiye bunun karşılığı bir skor veren KKB, 2013'ten itibaren kişi ve şirketlerin ödeme yaptığı birçok noktadan borç bilgilerini alarak kayıt altına alacak.
KKB bünyesinde oluşturulan ve Merkez Bankası'ndan devir işlemleri devam eden Risk Merkezi, yeni dönemle birlikte cep telefonu operatörlerine olan borçlar, vergi borçları, elektrik, su, doğalgaz ve benzeri borçlarını da izlemeye alacak. Kurum böylece bankacılık sisteminin yanı sıra sistem dışındaki ticari ve bireysel borçların kaydını tutacak.
KKB'nin oluşturduğu yeni sistemin bireyler açısından önemi, daha önce sadece bankalara açık olan platformun risk raporları yoluyla hem ticari hem de bireysel anlamda adeta herkese açık hale gelecek olması. Burada kanunen aranan şart ilgili kişinin finansal risk durumunu ortaya koyan rapor için onay veriyor olması.
Eşinin geçmişini görecek

Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, yeni Ticaret Kanunu ile uygulamaya başlanan ticari kredi ve kefalette eş onayı tarafında geçmişe yönelik borç bilgilerinin de görülmesinin mümkün olacağını kaydetti. Eşin, kocasının da onayı ile bu raporu alabileceğini ifade eden Akdeniz, Kişi eşinin ne kadar kefaleti, borcu olduğunu kendisinden risk raporunu isteyerek KKB'den öğrenebilir.
Kefalet bilgileri bilançoda yer almaz. Ama bir şekilde bu kefalet nedeniyle şirket ya da şirket ortağı yüklü miktarlarda para ödemek zorunda kalırsa şirket de bundan etkilenir, hatta batma noktasına gidebilir. Bu da bir risk olduğu için KKB'de hiç bir yerde olmayan o kefalet bigilerinin paylaşılması söz konusu. Ancak kendisi doğrudan bizden öğrenemez, bu Bankalar Kanunu'na aykırı. İki tarafın onayı gerekiyor.
Kasım Akdeniz yeni uygulamayla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı

* Bilgiler nasıl toplanacak?
Bilgi akışı için belirlenmiş tarihler var. Bunlar geçikirse para cezası kesiyoruz. Kurumlar buna uymak durumunda. Bilgi paylaşım merkezlerinin en önemli özelliği budur. Biri bilgi göndermezse acaba orada bir geçikmiş alacak ve kredi var mı diye soru işareti doğar. Yeni sistem için de bu geçerli.
* Sorgulama en çok hangi alanda yapılıyor?En çok bireysel alanda, kredi kartları ve bireysel kredilerde (ihtiyaç, konut ve otomobil kredileri) yapılıyor. Burada yaygın bir müşteri kitlesi var. Her sorgulama bir ücrete tabi. Sorgulama yapan bankanın aldığı bilgi hangi bankanın bilgisiyse sorgulayan o bankaya ücret ödüyor. Her bir sorgulamada 15 sent ödeniyor.
* Sorgulama sayısında artış nedir?2001'de bu sayı KKB'de 6 milyondu, 2011 sonu itibarıyla 205 milyona ulaştı. Bu inanılmaz bir gelişme. Toplamda 25 milyon müşteri olduğunu düşündüğümüzde bankalar her bir müşteriyi yılda ortalama 8 kere sorgulamışlar. Bugün geldiğimizde noktada KKB sorgulaması risk yönetiminin kredi tahsisinin vazgeçilmez adımlarından biri.
* Yeni sistemle tüketiciye sunduğunuz yarar ne olacak?Risk Merkezi ile beraber gelecek olan en önemli yenilik buradaki bilgilerin sokakdaki kişi ile ya da bankacılık dışı sektörlerle de paylaşılabir hale gelmesi. Bu ülkenin risk yönetim anlayışını değiştirebilecek potansiyele sahip bir uygulama. Çünkü biz gerek bankacılık sektöründen aldığımız kredi bilgilerini gerek bankacılık sektörü dışından aldığımız bilgileri müşteri bazında birleştirdikten sonra 2013'te kişilere risk raporu verecek duruma geleceğiz.
Topladığımız bütün bilgileri risk raporu adı altında birleştirip bireyler ile paylaşıyor olmamız söz konusu olacak. Burada şimdiye kadar bu bilgilerin bankalar arasında paylaşılması söz konusuydu. Gerçek kişiler veya tüzel kişiler bu bilgilere ulaşamıyorlardı. Ulaşamadıkları için de farklı yöntemlerle ulaşmanın yolunu arıyorlardı. Ama Risk Merkezi ülkenin risk yönetimi anlayışını değiştirecek potansiyele sahip bir uygulama olacak.
Riski alan herkes, vadeli mal satabilirsiniz, biriyle bir ortaklığa girebilirsiniz, birine kızınızı veriyor olabilirsiniz, karşı tarafın finansal durumunu merak ettiğinizde, öğrenmek istediğiniz her bir ilişkide bunu karşı taraftan isteyebilirsiniz. Ev kiralarken, satarken. Bu yolla karşı tarafın finansal yapısını, bütün ödemelerini, ödeme ahlakını net bir şekilde bu raporlarla görme imkânınız olacak.
* Sistemle hedefiniz...

Sonuçta Risk Merkezi'nden alınacak risk raporları Türkiye'nin ticari ve sosyal hayatını değiştirebilecek potansiyele sahip. Bu açıdan ben bunu çok önemsiyorum. Uygulamaya geçtikten sonra taraflar bunu görecek ki yepyeni bir dünya açılacak önlerinde. Tüm ticari taraflar için ilgili kişinin tüm finansal durumu görebileceğiz bir dünya, bir pencere açılacak. Bizim en temel hedefimiz hem bireylerde hem şirketlerde olsun kişinin finansal resminin tamamını karar vericinin önüne koymak. Çek ve risk raporu için ikisi için de aynı şey söz konusu.
Bunun için ücret ödenecek mi?İlk yılda her bir kişinin alacağı ilk rapor ücretsiz olacak. İkinci, üçüncü, döndüncü alınırsa bunlar ücretli olacak. Bugün çek raporu için belirlenen ücret 1 lira. Bankaların genelinde de 5 lira gibi bir rakam var. Şubeden alırsanız 5 lira, ATM veya internetten alırsanız 2 lira. Risk raporu da buna paralel olacak.
Banka müdürü KKTC yolunda 7 mİlyon TL İle kaybolduTürkiye merkezli büyük bir bankanın Lefkoşa Şubesi Müdürü’nün, İstanbul merkezden KKTC’ye getirmek için aldığı 7 milyon TL ile birlikte kaybolduğu belirtildi. KKTC’deki bankaya getirmek amacıyla 7 milyon TL ile havaalanına giden müdürden haber alınamadığı öğrenildi. KKTC polisine olayla ilgili bilgi verilmedi. Banka müdürünün İstanbul’da kaybolması nedeniyle konuya İstanbul emniyetinin baktığı ifade edildi. Milliyet’e konuşan KKTC Maliye Bakanı Ersin Tatar da, konunun kendisi bilgisine geldiğini belirtti ve “Üzücü bir durum, umarım en kısa zamanda olay çözülür” dedi.
Konuyu doğrulayan banka yetkilileri kendilerinin de salıdan beri müdüre ulaşamadığını ve konuyu emniyet yetkililerine aktardıklarını kaydetti. Öte yandan müdürün 7 milyon TL’yi öğle saatlerinde bankadan teslim aldığı, ancak KKTC’ye gidiş saatinin akşam olduğu belirtildi. Müdürün Küba’da tanıdıkları olduğu ve parayı alarak bu ülkeye kaçmış olabileceği de öne sürüldü. 
SEFA KARAHASAN / Kadife ŞAHİN

Okumuşun hali başka!

Hasankeyf’te kalenin bir bölümü.
Sağdaki küçük pencerenin üstünde iki aslan ve bir kalp figürü var. 12 yaşındaki 6. Sınıf Öğrencisi ‘Rehber’ Ferhat Memiş, “Orada iki aslan var. Bunlar gücü temsil etmektedir, bir de kalp, bu da sevgiyi simgelemektedir” diyor.
- Eee, Ferhat bunu nasıl gördün? Gözükmüyor.
- Görmedim, kitabından okudum. Orada fotoğrafı var. (Batman/EVRENSEL)
*‘Rehber’ Ferhat Memiş (Fotoğraf: Arif Koşar)

27 Temmuz 2012 Cuma

Mütekabiliyetle gayrimenkul alabilecek ülkeler belli oldu!

Mayıs ayında TBMM'den geçen mütekabiliyet yasasının uygulama esasları, iki aydır Bakanlar Kurulu'nun onaylayacağı listeyi bekliyordu.
Yenilenen listeye göre, halen 53 olan Türkiye'den şartsız gayrimenkul edinme hakkına sahip ülke sayısı 129'a çıkarken, 52 ülkeye özel sınırlamalar ve izin şartları getirildi. Suriye, Ermenistan, Kuzey Kore, Küba, Nijerya ve Yemen 181 ülke arasında yer almadı. Bu ülke vatandaşları Türkiye'den gayrimenkul satın alamayacak. Yabancılara gayrimenkul satışlarında patlama yaratması beklenen düzenleme ile Çin, Danimarka, Doğu Timor, Fiji ve ilişkilerimizin kopma noktasında olduğu İsrail için bir mesken sınırlaması getirildi. Ürdün'e ise 2 mesken ve 1 işyerinden fazla gayrimenkul satışı yapılamayacak.Sabah, Türkiye'ye 10 yıl içinde 300 milyar dolar yabancı sermaye getirmesi beklenen mütekabiliyet yasasının son ayrıntılarına ulaştı. İşte hangi ülkelere, hangi şartlar altında gayrimenkul satılacağının yol haritası
Mayıs ayında TBMM'den geçen mütekabiliyet yasasının uygulama esasları, iki aydır Bakanlar Kurulu'nun onaylayacağı listeyi bekliyordu. Yenilenen listeye göre, halen 53 olan Türkiye'den şartsız gayrimenkul edinme hakkına sahip ülke sayısı 129'a çıkarken, 52 ülkeye özel sınırlamalar ve izin şartları getirildi. Suriye, Ermenistan, Kuzey Kore, Küba, Nijerya ve Yemen 181 ülke arasında yer almadı. Bu ülke vatandaşları Türkiye'den gayrimenkul satın alamayacak. Yabancılara gayrimenkul satışlarında patlama yaratması beklenen düzenleme ile Çin, Danimarka, Doğu Timor, Fiji ve ilişkilerimizin kopma noktasında olduğu İsrail için bir mesken sınırlaması getirildi. Ürdün'e ise 2 mesken ve 1 işyerinden fazla gayrimenkul satışı yapılamayacak.
Özel şartlar var
Düzenlemenin en dikkat çekici yanı ülkelere getirilen özel şartlar olurken, Rusya ve Ukrayna için "Karadeniz" hassasiyeti ise korundu. Bu ülkelerin vatandaşları Karadeniz sahilinde olmamak kaydıyla gayrimenkul edinebilecek. Yunanistan'a da "Sahil ve sınır illerinden olmamak şartıyla" Türkiye'den gayrimenkul edinebilme hakkı verilecek. Yunanistan'a getirilen özel şart daha önce bu iki ülke arasında uygulanan gizli mütekabiliyetin devam ettiğini gösterdi.
Engeller kalktı
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Lübnan gibi en fazla gelir beklenen Arap ülkeleri ile Orta Asya'daki Türk Cumhuriyetleri'nden gelecek sermayenin gayrimenkul edinmesinin önündeki engeller kaldırıldı. Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan vatandaşları Türkiye'den serbestçe gayrimenkul edinebilecek. İnşaat sektörünün dört gözle beklediği kararname çıkmadan özellikle İstanbul ve Antalya'da Araplar'ın almak istedikleri gayrimenkuller için kapora vermeye başladıkları öğrenildi.
31 ülkeye kısıtlama
Kararnamede 31 ülkeye sadece arsa, mesken ve işyeri kısıtlaması getirildi. Bu kriterlere göre Fas, Mısır, Letonya, Afganistan ve bazı küçük Afrika ülkelerinin de aralarında olduğu yerlerin vatandaşları Türkiye'de tarım arazisi, bağ-bahçe sahibi olamayacak. Arnavutluk vatandaşları da konut ve işyeri haricinde arazi alamayacak.
16 ülke için içişleri izni gerek
Bakanlar Kurulu'nda imzası tamamlanmak üzere olan düzenlemeye göre İran, Çin, Filistin ve Hindistan'ın da aralarında olduğu 16 ülkenin vatandaşları Türkiye'de gayrimenkul edinebilmek için İçişleri Bakanlığı'ndan izin alacak. Iraklılar ise önce Dışişleri Bakanlığı'na müracaat edecek.
Yüzde 10 sınırı var
Müteka biliyet Yasası'nın hayata geçmesi için Bakanlar Kurulu Kararnamesi bekleniyor. Yasa, kurulun belirleyeceği ülkeler ve sınırlamalar haricinde yabancılara gayrimenkul satışını belirli şartlara bağlıyor. Buna göre yabancıların edinecekleri taşınmazlar ve sınırlı ayni hakların toplam alanı, ilçe yüzölçümünün yüzde 10'unu, ülke genelinde ise kişi başına 30 hektarı geçemiyor. Yabancı kişiler ve ticaret şirketleri, satın aldıkları yapısız taşınmazda geliştirecekleri projeyi 2 yıl içerisinde ilgili bakanlığın onayına sunmak zorunda.
Şartsız gayrimenkul alacak bazı ülkeler
  Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Belize, Benin, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina Faso, Burundi, Çad, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Fas, Fildişi Sahili, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gambiya,Gine, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Kenya, KKTC, Kolombiya, Kosova, Libya, Lübnan, Lüksemburg, Mali, Moldova, Monako, Namibya, Nijer, Norveç, Polonya, Portekiz, Peru, Romanya, Sırbistan, Slovakya

Mehmet Ali Berber/Sabah

Elektrikte benzersiz ceza

Elektrik İletim AŞ, şirketlere kamuya ait dönemdeki kayıplar nedeniyle yaklaşık 5 milyar lira ceza kesti.
Sabah (Vatan)
Cezaların özelleştirme gelirine yakın olması şirketleri tedirgin ederken, haksız cezanın düşürülmesi için görüşmeler sürüyor.
Türkiye'de elektrik tüketiminin rekor kırdığı şu günlerde tüketicileri endişelendirecek gelişmeler yaşanıyor. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), 21 dağıtım bölgesine devralmadıkları 2006-2010 yılına ait 'reaktif bedeli' (sisteme geri verilen elektrik) ve 'güç aşımı' (dağıtım şirketinin alacağını bildirdiği elektrikten fazla alım yapması) nedeniyle toplam 5 milyar lira ceza kesti. Bugüne kadar kesilmeyen cezaların Sayıştay raporu üzerine kesildiğin aktaran kaynaklar, "Bu nedenle büyük cezalar söz konusu. Ancak bu rakamların piyasa gerçekleriyle bağdaşmadığının da farkındayız. Bu konuda bir uzlaşı sağlanması için görüşmeler sürüyor" bilgisini verdi. Adının yazılmasını istemeyen bir şirket yöneticisi ise, "Devir işlemleri bütün borç ve alacakları kapsadığı için TEİAŞ'ın özelleştirme öncesi dönemi kapsayan cezaları şirketleri bağlıyor. Devlet, daha önce kamu yönetimindeki şirketlerden tahsil edemediği paraları şimdi özel şirketlerden tahsil etmeye çalışıyor. Adil olmayan bu durumun düzeltilmesi için Bakan Taner Yıldız ile de görüşüldü. Bir çözüm olacağına inanıyoruz" dedi.
Vatan gazetesinden Ufuk Şanlı'nın haberine göre; şirketlere tüketim miktarlarına göre 100 milyon lira ile 1.3 milyar lira arasında değişen cezalar tebliğ edildiği öğrenilirken, kesilen cezaların toplam büyüklüğünün bugüne kadar yapılan elektrik özelleştirmelerine yakın olması tepkileri de beraberinde getirdi. Ankara Başkent Elektrik A.Ş ve İstanbul'a 1.3 milyar liraya yakın fatura çıktığı belirtilirken, şoku atlatmaya çalışan şirketlerin Enerji Bakanlığı, EPDK ve TEİAŞ arasında mekik dokuyarak cezaların kaldırılması için kulis yaptığı ifade ediliyor.
Şoke eden cezaTEİAŞ'ın kamuya ait dönemdeki uygulamalar nedeniyle elektrik dağıtım şirketlerine 5 milyar lira ceza kesmesi sonbaharda başlayacak yeni özelleşitrme sürecini de olumsuz yönde etkileyebilir. Faturanın özel sektöre çıkarılması şirketleri ciddi anlamda rahatsız ederken, Elektrik Dağıtıcıları Birliği'nin (ELDER) geçen ay Enerji Bakanı Taner Yıldız ile yaptığı toplantıda bu konuyu gündeme getirdikleri öğrenildi. Bakan Yıldız'ın toplantıda gündeme gelen sorun hakkında hemen inceleme başlattığı ve sorunun çözümü için ilgili bürokratlara talimat verdiği gelen bilgiler arasında.
Elektrik dağıtım özelleştirmelerinin işletme devir hakkı yöntemi ile yapıldığını aktaran yetkililer, "Tesis ve mülkiyet kamunun. 2036 yılına kadar işletme özel şirketlerde. Şirketler, özelleştirme bedeli büyüklüğünde ceza ile karşı karşıya. Bu, haksız uygulama. Sorun çözülecek" dedi.
Geri sayım sürüyorÖte yandan Boğaziçi, AYEDAŞ ve Gediz başta olmak üzere dev dağıtım özelleştirmeleri için geri sayım sürüyor. İlgili bölgelerin sonbaharda tekrar ihaleye çıkarılması beklenirken, özelleştirme öncesi yaşanan bu belirsizlik sektörü ciddi anlamda tedirgin ediyor. EPDK verilerine göre halen 13 elektrik dağıtım bölgesinin yönetimi özel sektörün elinde. Abone sayısı ve tüketim rakamlarına göre özel sektör piyasanın yüzde 52'sini elinde bulunduruyor.
Özelleştirmeden 5.6 milyar dolar geldi2009-2011 yılları arasında yapılan elektrik dağıtım özelleştirmelerinden devletin kasasına 5.6 milyar dolar girdi. Özel sektör şirketleri ayrıca önümüzdeki 5 yıl içinde 8.5 milyar liralık yatırım yapmayı da taahhüt etti.

Emniyet'te büyük skandal

 

AK Partilili vekilin oğ lu kendisiyle tart ışan polisi böyle teşhis etti.
Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde AKP Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun oğluyla tartışan Komiser Yardımcısı Murat Emer ertesi gün görevinden alındı. Polisler teşhis için ellerine numara verilerek duvara dizildi.
Hatay’ın Dörtyol Emniyeti'nde akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Emniyet müdürlüğünün kantinini işleten AKP Gençlik Kolları Başkanı Ömer Uzun, polis memuru Alper Atilla ile tartıştı. Atilla’yı sürdürmekle tehdit eden Uzun, üniformasını çıkarmasını istedi.Ardından arkadaşı, AKP Hatay Milletvekili Bayram Türkoğlu’nun oğlunu olay yerine çağırdı. Milletvekilinin oğlu İstemi Kağan Türkoğlu da emniyet bahçesine gelerek polisleri tehdit etti. Aydınlık gazetesinin haberine göre, olaya müdahale eden komiser yardımcısı Murat Emer, vekilin oğlu Türkoğlu’na “Sen benim memurumla bu şekilde konuşamazsın” uyarısında bulundu.
JET HIZIYLA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Bu uyarıdan sonra durum daha da gerildi. Dörtyol Emniyet Müdürü çok sayıda polisi bir odaya dizerek ellerine numara verdi ve Ak Parti Gençlik Kolları Başkanı'ndan ve AK Parti milletvekilinin oğlundan kendisi ile tartışan polisleri teşhis etmesini istedi. İstemi Kağan Türkoğlu, odadaki polisleri uzun uzun inceledikten sonra kendisiyle tartışan komiser yardımcısını teşhis etti. Bu arada Ak Parti Milletvekili Bayram Türkoğlu'nun danışmanın da Emniyet Müdürlüğü'ndeki teşhis olayında odada bulunması dikkat çekti. Türkoğlu'nun akrabalarının da olay sırasında karakol bahçesine gelerek ayrılmadıkları görüldü. Ertesi gün milletvekilinin oğlunu uyaran komiser yardımcısı Murat Emer hakkında "açılacak disiplin soruşturmasının selameti" gerekçe gösterilerek görevden uzaklaştırma kararı verildi. (Gazeteport)

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var