Sayfalar
- Ana Sayfa
- Mortgage
- Konut Kredisi
- Refinansman Nedir?
- Kira Nedir?
- Sigorta
- Faiz Nedir?
- Fıkralar
- Kefillik Nedir?
- Arsa Payı Nedir, Nasıl Hesaplanır?
- Gayrimenkul Satış Vaadi Nedir?
- Tahliye Taahhütnamesi nedir?
- DEĞER ARTIŞ KAZANCI NEDİR?
- DOP (Düzenleme Ortaklık Payı) NEDİR?
- EMLAK-EMLAKÇILIK NEDİR?
- HACİZ YOLU İLE TAKİP NASIL YAPILIR?
- TAPU NEDİR ?
- Emlak Vergisi
- Sözleşme ve Şekil Şartı Nedir?
- ÖRNEK DANIŞMANLIK VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ
- Emlak Terimler Sözlüğü
Hakkımda
1 Nisan 2017 Cumartesi
Karabağların 101 Hektarlık Kentsel Dönüşüm Kaderi
Karabağlar'da 101 hektarlık kentsel dönüşüm
İZMİR Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, Türkiye'nin hala bir hikayesi olduğuna yürekten inandığını belirterek, "Sanayi üretimindeki canlanma, İhracattaki tırmanış, Güven endekslerindeki artış, Ticari kredilerde yüzde 20'ye varan yükseliş ve ekonomi yönetiminin aldığı önlemlerin de etkisiyle kurda yaşanan gerileme, ilerisi için umut veren gelişmeler" dedi. Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan ise 5 Nisan'da Karabağlar'da 101 hektarlık alanda kentsel dönüşümü başlatacaklarını açıkladı.
İzmir Ticaret Borsası Mart ayı meclis toplantısı Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli "Türkiye'nin hala bir hikayesi olduğuna yürekten inanıyorum. Yapacak çok işimiz olmasına, aşmamız gereken pek çok sorun bulunmasına rağmen, yarınlara bir iz bırakma idealinin güçlü bir şekilde devam ettiğini düşünüyorum. Türkiye, bu coğrafyanın geleceğine maya koyacak en önemli güç. Ve bu gücün en önemli kaynaklarından biri insan kaynağı ve üretim gücümüz. Kur, faiz, enflasyon ve işsizlik gibi temel göstergelerde yaşadığımız bozulmaya karşılık ekonomide son dönemde bir canlanma emaresi yaşadığımız ortada. Sanayi üretimindeki canlanma, İhracattaki tırmanış, Güven endekslerindeki artış, Ticari kredilerde yüzde 20'ye varan yükseliş ve ekonomi yönetiminin aldığı önlemlerin de etkisiyle kurda yaşanan gerileme, ilerisi için umut veren gelişmeler" dedi.
2010 yılından bu yana ilk kez hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkelerde aynı anda beklenen büyüme, kara bulutları nispeten dağıttığını vurgulayan Kestelli "Görünen o ki dünyanın, ekonomiden daha büyük dertleri var. Ülke olarak biz de 16 Nisan'da hükümet etme sistemini oylayacağız. Sonuç ne olursa olsun, 17 Nisan sabahından itibaren daha büyük bir şevkle reform gündemine sarılmamız gerektiğine inanıyoruz" dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM KARABAĞLAR'DA BAŞLIYOR
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ise özelikle tarım arazilerinin korunması konusunda hem bakanlık hem de müdürlük olarak son derece hassas davrandıklarını belirtti. İzmir'de kentsel dönüşüm konusuna değinen Varan, "İzmir'i saran gece kondu bölgelerinde hemen dönüştürülmesi gereken 51 milyon metrekare alan var. Hangi belediye talep ederse yetki devrini bakanlık veriyor ve masraflarını da karşılıyor. 5 Nisan'da Başbakan Binali Yıldırım ve Bakan Mehmet Özhaseki'nin katılımıyla Karabağlar'da 101 hektarlık alanda kentsel dönüşüm çalışmasının startını vereceğiz" dedi.
Hürriyet
Yeni bir kentsel dönüşüm yasası geliyor
Bakan Özhaseki: (Kentsel dönüşüm) 16 Nisan'dan sonra bir yasa hazırlığımız var
ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki,“İnşallah 16 Nisan'dan sonra bir yasa hazırlığımız var. Onu geçirebilirsek kentsel dönüşümde yerinde dönüşüm yaparak, vatandaşların evlerini çok hızlı bir şekilde dönüştürüp, onlara fazla bir maliyet getirmeden doğru bir mantıkla işi çözmeye çalışıyoruz" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, Sultanbeyli'de iş adamları, müteahhitler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Özhaseki burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Japonya'daki gibi binalarımız yok, deprem geldiğinde insanların içinde rahatça oturup, ninni gibi o sarsıntıda uyudukları bir bina stlimiz yok bizim. Topraklarımızın zaten yüzde 42'si deprem bölgesinde. İstanbul için düşünecek olursak, hem deprem riski her an olan bir şehirdeyiz, hem de kaçak yapılar, gecekondular, kötü yapılar…
Artık geriye doğru suçlu aramıyoruz. Hepimizde suç var, onu yaptıranda da suç var, yapan da da suç var, yapılırken göz yumanda da suç var, var oğlu var. Ama geçti buralar. Şimdi ya yapmamız gereken doğru dönüşüm. Depreme hazırlıklı olmalıyız. İnşallah 16 Nisan'dan sonra bir yasa hazırlığımız var. Onu geçirebilirsek kentsel dönüşümde yerinde dönüşüm yaparak, vatandaşların evlerini çok hızlı bir şekilde dönüştürüp, onlara fazla bir maliyet getirmeden doğru bir mantıkla işi çözmeye çalışıyoruz. Gerek finans noktasında, gerekse rezerv alan noktasında çalışmalarımız var, yeni formüllerimiz var. Bir çok belediye başkanıyla paylaştığımız zaman da, bu işin çok hızlı bir şekilde yapılabileceğinden bahsediyorlar. İnşallah bunları biz yapacağız."
“YENİ YÖNETMELİĞE GÖRE YAPACAKSINIZ"
Bakan Özhaseki salonda bulunanlara hitaben, “Yani inşaat sektörü olarak sizlere çok iş düşüyor. Bu inşaatları, bu evleri devlet gelip yapmayacak veya kendi kuruluşlar vasıtasıyla yapmayacak. Biz programlayacağız, belediyeler hazırlayacaklar ama siz yapacaksınız nihayetinde bu evleri. Yeni yönetmeliğe göre yapacaksınız.
Türkiye çapında beklide 7-7.5 milyon bağımsız birimden bahsediyoruz. Bunun 2.5-3 milyonu İstanbul'da. Eğer biz bunu yapmazsak Allah korusun, kötü bir şey söylemek doğru değil, ağızdan çıkacak kelama dikkat etmek lazım ama deprem geldiğinde epeyice binayı alır götürür. Bunu içinde de canlarımızı, mallarımızı, sevdiklerimiz alır götürür. Bu sağcı, solcu dinlemez, ab partili, b partili dinlemez, aman bizim mezhepten, falan mezhepten dinlemez" şeklinde konuştu.
“KILIÇDAROĞLU GİTTİ BEŞİKTEKİ TORUNUNU ÇIKAN YASADAN İSTİFADE EDEREK SİGORTALI YAPTI"
Bakan Özhaseki, yeni anayasa konusunda da açıklamalarda bulunarak, “22-23 yaşında iki tane kızımı veya delikanlı girse meclise ne var bunda ya, gariplik bunun neresinde. 'Erkenden emekli edeceksiniz biz biliyoruz zaten' diyorlar. Bu ülkede 23-25 sene prim ödemeden nasıl emekli olunuyor bu memlekette? Birisi bana anlatsa da öğrensem. Bu kadar yalan olur mu? Çirkinleştirmek istemiyorum sohbeti ama zamanında Kılıçdaroğlu gitti beşikteki torununu çıkan yasadan istifade ederek sigortalı yaptı. Bizim valla biran önce oraya sokup da emekli edeceğimiz çoluğumuz çocuğumuz yok" dedi.
Hürriyet
27 Mart 2017 Pazartesi
Sertifika geliyor, Tapu Güvencesi kalkıyor
1 Ağustos 2016 Pazartesi
19 lirayı ödemeyen tüketici ile inatlaşmada banka 12 bin lira zarar etti!
Banka, müşterisine konut kredisi kullandırdı. Kredi ödendi; ancak ipotek kaldırılmadı. Banka, ipoteğin kaldırılması için, müşteriden 19 lira daha ödenmesini istedi. Müşteri, tutar küçük olsa da, bu parayı ödemedi; açtığı davayı ise kazandı. İpoteğin kaldırılması için 19 lira daha isteyen banka ise 12 bin lira zarara girmekten kurtulamadı.
Bankaların önemli gelir kalemleri arasında, çeşitli gerçeklerle aldıkları ücretler yer alıyor. Bu ücretlerden biri de, ipoteğin kaldırılması için alınıyor. Sibel'Bilinçli tüketici' 19 lirayı ödemedi bankayı 12 bin lira zarara soktu!
Özçakıcı, 6 yıl önce özel bir bankadan 140 bin liralık konut kredisi kullandı. Özçakıcı taksit ödemlerini 8 Mart 2014’te tamamladı. Banka, kredi ile birlikte evin üzerine ipotek de koymuştu.
ÖDEME BİTTİ İPOTEK KALKMADI
Özçakıcı, kredi ödemesinin tamamlandığını hatırlatarak, şube görevlilerine ipoteği kaldırmalarını söyledi. Bu talep, sözlü olarak bir kaç kez tekrarlandı. Ancak ipotek kaldırılmadı. Özçakıcı bu kez, evin üzerinde duran banka ipoteğinin kaldırılmasını noter yolu ile gönderdiği ihtarname ile istedi. 3 Haziran 2015 tarihli ihtarname ilgili şubeye ulaştı.
19 LİRA DAHA ÖDEYİN
Özçakıcı, bankadan ipoteğin kaldırıldığı yanıtını beklerken, eline dikkat çekici bir yazı ulaştı. Bankadan gelen 12 Haziran tarihli yazıda, Özçakıcı’nın 19,20 TL daha yatırması halinde ipoteğin kaldırılacağı bildirildi.
SON ÇARE DAVA AÇMAK OLDU
Özçakıcı, bankadan gelen yazıdan 5 gün sonra dava açma yoluna gitti. Dava İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açıldı. Ancak bu mahkeme, görevsizlik kararı vererek dosyayı tüketici mahkemesine gönderdi. Davaya, İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi baktı. Özçakıcı anılan davada, kredi ödemesini yaptığı halde bankanın ipoteği kaldırmadığını kaydetti.
DAVAYI AÇILMAMIŞ SAYIN!
Davalı banka adına yapılan savunmada ise özetle "İhtarname bize 3 Haziran’da tebliğ edildi. 26 Ekim’de ipoteğin kaldırılması yazısını tapuya gönderdik. İlgili tapu müdürlüğü de 2 Kasım’da ipoteği kaldırdı. Böylece dava konusuz kalmış oluyor. Davanın açılmamış sayılması gerekir. Harçtan ve dava masraflarından sorumlu tutulmamamız gerekir" denildi.
KATBE KAT ZARARA GİRDİ
Tüketici mahkemesi yaptığı yargılama sonrası kararını geçtiğimiz günlerde verdi. Mahkeme, davanın açılması yönünde karar verdi. Mahkeme, 3 bin 187 liralık harcın bankadan alınarak Hazine’ye yatırılmasına, 52 liralık yargılama gideri ve 6 bin 975 liralık vekâlet ücretinin de bankanın üzerine bırakılmasına hükmetti. Böylece, ipoteğin kaldırılması için 19 lira daha isteyen banka yüklü bir zarara girdi. Özçakıcı’nın avukatı ise, vekalet ücretinin ödenme için banka aleyhine icra takibi başlattı.
TUTAR KÜÇÜK DE OLSA ÖDEMEYİN
Avukat Şenol Özçakıcı, kararı icraya koyduklarını belirterek, bu işlem için yatırılacak bin 225 liranın da bankandan çıkacağını hatırlatarak “Böylece, banka 11 bin 500 liraya yakın zarara girmiş olacak. 19 lira gibi küçük bir tutar olsa da, bu haksız talebi ödeyip, 'işimizi çözdürmek' yerine, yasal yollara başvurmayı doğru bulduk. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, tüketicilere sağladığı haklara, bankaların gösterdiği direncin kırılması için, küçük de olsa, bu tarz haksız talepler karşısında yasal yollardan hak aranması gerekiyor. İki yıl gecikmeyle olsa da istediğimiz sonucu almak önemli” dedi.
Dinçer GÖKÇE
Hürriyet
27 Temmuz 2016 Çarşamba
Kiracıma Ulaşamıyorum Ne Yapmalıyım ?
Kira bedelinin ödenmediği ve kiracıya ulaşılamadığı durumlarda, mal sahibi noter aracılığıyla kiracıya ihtar göndermelidir. Bu gönderilecek ihtar ödenmemiş olan masraf ve kiralar içindir. İlk ay gönderilen ihtar bir işe yaramazsa, yani kiracı hala ödemeyi yapmamışsa ikinci ay tekrar ihtar gönderilir. Gönderilen ikinci ihtarda masraf ve kiraların ödenmesi talebine ek olarak söz konusu taşınmazın tahliyesini istemek de mümkündür.
İki ay üst üste yapılan bu ihtarlara rağmen kiracı ödeme yapmamışsa, mal sahibi muhtar ya da noter marifetiyle söz konusu taşınmazın kapısını açtırıp içindeki eşyaları yazdırarak rehin hakkını kullanılabilir. Bu noktada mal sahibi kapının kilidini değiştirmekte de özgürdür.
Kiracı ikinci ihtarla beraber kira ödemesi yapsa dahi mal sahibi dava açarak önceki aylardan kalan kira alacağını ve evin tahliyesini talep edebilmektedir.
21 Temmuz 2016 Perşembe
Gayrimenkulde Rayiç Bedel Düzenlemesi...
Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacak olan sistemde, her il ve ilçe için gayrimenkul değerleri tekrardan belirlenecek. Bütün değerler sisteme giriş yapıldığında tapu harç ücretlerinde de bir düşüşün olması bekleniyor. Gayrimenkul değerlerini üst düzey bakanlık yetkilisi hazırlayacak. Hazırlanacak değerlerde ise bazı kriterler öne çıkacak. Hastane, okul, metro, alışveriş merkezi gibi yerlerin gayrimenkule uzaklığı, gayrimenkulün cadde üzerinde olup olmadığı, ilave imar hakkı ve kat izni olup olmadığı hazırlanacak değerlerde etkin rol oynayacak.
Sistem Avrupa' da İşliyor...
Yapılacak düzenlemede artık 200 bin liralık evi 100 bin lira olarak gösterilmeyecek. Yada 100 bin liralık bir gayrimenkul almak için bankadan çekilecek krediyi yükseltmek için de 150 bin lira olarak gösterilemeyecek. Bu sistemin temel taşlarını Maliye, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Belediyeler oluşturacak. Gayrimenkul değerlerinin belirli bir standart oluşturulmasına yönelik çalışmaları Avrupa' nın pek çok yerinde çalıştığını da görmekteyiz.
emlakkoalisyonu
15 Mayıs 2016 Pazar
SABRIN SONU KÖLELİK
İki güzellik bir arada
Ya üçüde olmasaydı
Mehmet Akif Ersoy'dan
Gezi Parkı
Ne Denilebilir!...
Gezi
Günün Fıkrası
1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.
O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.
Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.
Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...
Avukat 1
Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.
- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...
Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş
- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.
Papaz utana sıkıla mırıldanmış.
- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.
Avukat gülümsemiş.
- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.
Avukat 2
George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:
"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "
Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"
George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.
Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.
"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".
Avukat 3
Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:
“İki kere iki kaç eder?”
Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''
Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş
En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:
''Kaç olmasını istersiniz?''
Avukat 4
Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:
Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.
Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.
Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.
“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''
Avukat 5
Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:
“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”
Avukat açtı ağzını:
“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”
Görevli yerin dibine geçmişti.
Sadece:
“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.
Avukat onun sözünü keserek devam etti:
“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”
Günün Sözü
İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.
Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...
Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var





