Sayfalar
- Ana Sayfa
- Mortgage
- Konut Kredisi
- Refinansman Nedir?
- Kira Nedir?
- Sigorta
- Faiz Nedir?
- Fıkralar
- Kefillik Nedir?
- Arsa Payı Nedir, Nasıl Hesaplanır?
- Gayrimenkul Satış Vaadi Nedir?
- Tahliye Taahhütnamesi nedir?
- DEĞER ARTIŞ KAZANCI NEDİR?
- DOP (Düzenleme Ortaklık Payı) NEDİR?
- EMLAK-EMLAKÇILIK NEDİR?
- HACİZ YOLU İLE TAKİP NASIL YAPILIR?
- TAPU NEDİR ?
- Emlak Vergisi
- Sözleşme ve Şekil Şartı Nedir?
- ÖRNEK DANIŞMANLIK VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ
- Emlak Terimler Sözlüğü
Hakkımda
21 Nisan 2014 Pazartesi
Kiracı kirayı ödemezse ne yapabilirsin?
'Kiracı ile sözleşme yapıp; sözleşme dönemine ait sıra senetler aldım. 5 aydır kirasını ödemedi. Ne telefonla ne de başka türlü ulaşabiliyorum.
Kiracıyı nasıl tahliye edebilirim? Ödenmeyen kiraları nasıl alabilirim? Şu an daireyi boşaltmış. İçeri girip daireyi boyatıp yeniden kiraya verebilir miyim?'
Sırası ile yapılabilecekler nelerdir? Bunları ancak bir avukat marifetiyle yapabilirsiniz.
1-a) İlk yapacağınız şey, 30 günlük ihtarlı ödeme emri göndermek,
b) Ödemezse akdin feshi kiralanan yerin tahliyesi için dava açmak
c) Kiralayanın rehin hakkını kullanması
2- Konuta kesinlikle girmeyin (Konut Dokunulmazlığını ihlal suçu işlemiş olursunuz) Kiracı evinde kıymetli malzemeleri olduğunu söyleyebilir.
3- Öncelikle bir avukat bulup vekalet verin.
Kira sözleşmeniz var. Elatmanın önlenmesi ve ecrimisilden asliye hukuk mahkemesinde dava açılacak 1 hafta sonra (İzmir şartlarında) duruşma gerçekleşti, 1 ay içinde 2 duruşma yapıldı mahkemede şahıs evde oturmak isterse sürekli itiraz itiraz edecek doğal olarak, dosya yargıtaya gidecek 4 ay sonra gelecek,bu süre sonucunda şahıs evden çıkartılacak kira bedelinide alacaksın
4- Vekalet ücretini sonra verebilirsiniz.
5- Kiracı ile karşılaştığınızda kaba kuvvet kullanmanız durumunda karşı tarafın da hukuken kullanacağı haklar olacaktır. Hukuk düzeni kuvvet kullanmayı korumuyor.
Kiracı kirasını ödemeden oturmaya devam ediyorsa;
En kısa yol;
kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız tahliye yoluna başvurmak. Bu yolla hem ödenmeyen kira bedellerini hem de tahliyeyi talep edebilirsiniz.
Ödenmez ise temerrüt durumu oluşur ve temerrüte dayanarak derhal tahliye davası açabilirsiniz
30 gün içinde öderse para tahsil edilmiş olur. Daha sonraki aylarda ödenmeyen ilk kira için (ilk icra takibi üzerinden en az 30 gün sonra)
ikinci bir icra takibi yapın.
Bundan sonra yapacağınız icra takiplerinde 30 gün içinde kira ödenmezse, derhal tahliye davası açabilirsiniz.Aynı kira dönemi içinde ikinci icra takibi sonucunda kira ödense bile kira dönemi sonunda "aynı kira dönemi içinde 2 haklı ihtar"a dayanarak tahliye davası açma hakkınız olur.
www.kentseldonusumhaberleri.com
Türkiye'nin sera cenneti
Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Fethiye yöresinde "kırmızı altın" olarak tabir edilen domatesin ihracatı, bu yılın yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Seralarda bir ağaç boyuna ulaşan domates fidelerinin toplanması sırasında da ilginç fotoğraflar ortaya çıkıyor.
Bölgedeki hal birlikleri aracılığıyla başta Rusya olmak üzere Polonya, Ukrayna, Irak, Moldova, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelere ihraç edilen domatesin kilogramı 1,70 ile 2 lira arasında alıcı buluyor.
Fethiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Şaban Sarıkaya, Fethiye ve Seydikemer'in domates üretiminde ülkenin önemli merkezleri arasında yer aldığını anlattı.

Geçen yılın ilk çeyreğinde 55 bin ton olan bölgeden yapılan domates ihracatının bu yılın aynı döneminde 81 bin tona çıktığını bildiren Sarıkaya, artışı domatesin erken gelişmesine bağladıklarını kaydetti.
Kaliteli ürün yetiştirilmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Sarıkaya, vatandaşlara daha kaliteli ve sağlıklı ürün sunmak için "Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi Projesi"ni uyguladıklarını belirtti.
Proje kapsamında belirledikleri seraları yıl boyunca takip ettiklerini anlatan Sarıkaya, şöyle konuştu:

"Fethiye ve Seydikemer'deki 300 dekarlık sera alanında hasat başlangıcında ve sonunda kalıntı analizi yapıyoruz. Böylece daha kaliteli ve kalıntısız ürün yetiştirmeye çalışıyoruz. Uygulama sayesinde hem halkımızı hem de çiftçimizi eğitiyoruz. Kalıntı bulduğumuz sera sahiplerine cezai işlem uyguluyoruz. Ürünlerini de imha ediyoruz. Gerekirse sera tamamen bozuluyor. Bu yıl böyle bir durumla karşılaşmadık, inşallah hiç karşılaşmayız."
Sarıkaya, bölgede üretilen ürünlerin önceki yıllara göre daha kaliteli hale geldiğini, üründeki kalıntının minimum düzeye çekildiğine dikkati çekti.
Hürriyet
18 Nisan 2014 Cuma
Emlakçıya Para Verdiyseniz Dikkat!
Sokakta gördüğümüz ancak bir daha karşılaşmayacağımız bir insana para verme fikri çılgınca gelebilir. Ancak kayıt dışı emlakçılara para verirken, yaptığımız hatayı hiç sorgulamıyoruz. Sonrasında da mağduriyetlerin doğması kaçınılmaz oluyor.
Hayatımızda aldığımız en önemli kararlardan biri olan ev alma ya da yaşayacağımız evi kiralama aşamasında, bize kimin nasıl yardım edeceğini seçebiliriz. Kötü niyetli kişilere de prim vermeyerek hem kendimizi hem paramızı hem de piyasayı korumuş oluruz.
İstanbul emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, seçileli 3 hafta olmasına rağmen, kayıt dışı emlakçılara savaş açmış durumda. İşte sektörün hali, hangi evlerin daha çok satılıp kiralandığı, ikinci el konut fiyatları ve emlakçılığın durumu hakkındaki söyleşimiz...
FİYATLAR YÜKSEK
Nizamettin Aşa: Piyasa çok canlı değil, sıkıntılı bir piyasa var. Özellikle 0 konutların satışı oldukça düşük. Ana merkezlerdeki konutların haricinde, merkezden uzak olan semtlerde satışlar oldukça az. İkinci el piyasası da buna uymuş vaziyette. Zaten şu an herkes kendini seçime endekslemiş vaziyette. Seçim sonrasına bırakılıyor. Gelen Belediye Başkanına göre yatırımlar değerlendirilecek.
emlak piyasası işleyen bir mekanizma. Genel durgunluk ya da canlılık genele yansıyor. Şu anki durum da ikinci ele de yansımış durumda. İkinci elde çok cazip bir fiyat olmadıkça satış olmuyor. Özellikle merkez ilçelerde durum farklı. Çünkü merkezin alıcısı satıcısı bellidir. Fiyatlar da olması gerekenden yüksek. Ancak piyasa oldukça durgun.
Bengü Öner: Kiralamalarda durum nasıl? Fiyatlar sizce uygun mu?
Nizamettin Aşa: Kiralamalar devam ediyor. Ancak fiyatlar yaz sonundan beri yüksek.
Bengü Öner: Fiyatlar neden yükseliyor?
Nizamettin Aşa: Bunun birçok sebebi var. Ancak krediyle ev almak isteyen birçok kişi vazgeçti. Kira yerine ev alıp ödemeyi düşünenler vazgeçti. Fiyatların ve faizlerin yüksek olması nedeniyle ev almaktan vazgeçtiler. Kiralamaya döndüler. Ayrıca Suriye'den gelen akım da dengeyi bozdu.
Piyasa yaz döneminde ve Kasım sonuna kadar hareketli olur genellikle. Ancak bu durumlar dengeyi bozdu. Şu anda İstanbul'da 100 binden fazla sanırım Suriyeli var. Ve bu sayı dengeyi bozdu. Kiralık ev de azaldı dolayısıyla. Bu da fiyatları artırdı.
Bu bahsettiklerim merkezler için geçerli yoksa İstanbul'un merkezine uzak olan semtlerde fiyatlar bu derece etkilenmedi.
Bengü Öner: Sektörün tekrar hareketlenmesi için ne gerekiyor peki?
Nizamettin Aşa: Fiyatlar düşecek. Fiyatlar yüksek, balon. 1 milyona yakın stoktan bahsediliyor şu an. Bu stok bitmeden yenisi geliyor kentsel dönüşümle ve 2B ile birlikte. Bunların hepsi mevcut stoku artırmaktır. Alıcı kitlesi az, olan belli, fiyat limiti belli. Genelde metrekaresi 2000 liradan fazla vermek istemiyor ya da toplamda 300- 350 bin liradan fazla ödemek istemiyor bir eve. Gücü o kadar. Piyasadaki genel alıcı profili bu. Müteahhitler buna göre konut yapmalı. Ama hep lüks inşaat yapılıyor.
MÜTEKABİLİYET İŞE YARAMADI
Bengü Öner: Mütekabiliyet işe yaradı mı?
Nizamettin Aşa: Mütekabiliyete de yabancı beklenen ilgiyi göstermedi. Gösterse de zaten iç piyasada olduğu gibi kötü niyetli kişiler tarafından uygulanan yanlış politikalardan etkilendiler. Yabancı gelince yakasına herkes yapışıyor çünkü kanuni bir düzenleme yok. İnşaat sektörü ve emlakçılıkla ilgili bir düzenleme gelmesi lazım. Suistimaller var. Her önüne gelen emlakçılık yapmaya çalışıyor. Kanun düzenlemesi şart. Teknik ve hukuki düzenleme olmadığı için 6 aydan önce satış yapılamıyor zaten.
En az 200 bin satış bekleniyordu mütekabiliyetin ilk yılında ancak 11 bin satışta kaldı.
Stok büyüyor, inşaatlar artıyor, alıcıya uygun olmayan fiyatlar var. Bunun düzelmesi lazım.
Bengü Öner: Hangi evlerin sirkülâsyonu daha fazla?
Nizamettin Aşa: Merkezlerde 0 konutlar hemen satılıyor. İkinci ellerin fiyatı yüksek olduğu için nazlı gidiyor. Merkezlerde kiralık fiyatı yüzde 25-30 yükseldi ancak uzak semtlerde yükselmedi.
İkinci ellerde fiyat düşerse hemen satılır ancak yüksek fiyatlar isteniyor.
Bengü Öner: Alıcı kitlesi nasıl? En çok hangi kesim ev alıyor?
Nizamettin Aşa: Alıcı kitlesi genelde orta gelir grubu. Genelde aylık ödemesi ortalama 2000 lirayı aşmayan, toplam ödemesi de 300-350 bin lirayı aşmayan evlerin alıcı var. Bu tip satışlar hemen olabiliyor.
Ama merkezden uzakta, ulaşım, altyapı olmayan semtlerde zor satılıyor. Mutlaka bir cazibe olmalı. Ancak lüks cazibe değil. Yolu, ulaşımı olmayan yerde yapılan projenin albenisi olması lazım.
Müteahhit arsa bulamadığı için fiyatlar yüksek olduğunu söylüyor ancak, yapılan evler yüksek fiyatlara satıldığı için de arsa sahipleri de fiyatları yukarı çekiyor. Bu karşılıklı.
Müteahhit hangi kesime hitap ettiğini bilmiyor. Değerleme uzmanları fizibilite çıkarıyor, şerefiye hesaplanıyor, hangi tip gayrimenkul yapılacağı belirleniyor, fiyatlar, ev tipi hepsi buna göre belirleniyor. Ama bizde tüm bunları müteahhit yapmaya çalışıyor. Sonra konutlar satılamıyor.
HANGİ emlakÇIYA GÜVENMELİYİZ?
Bengü Öner: emlakçılık çok sıkıntılı bir konu. Sektör neden bu şekilde? Yapanı çok, anlayanı az?
Nizamettin Aşa: emlakçılık tüm Türkiye'de çok sıkıntılı bir konu. Aslında kolay gözükse de çok zor bir iş. Bir masa, sandalye koyan emlakçıyım diyor.
Aslında emlakçılık; tapu bilgisi, belediye bilgisi, hukuk bilgisi, vergi mevzuatı bilgisi, pazarlama, psikoloji bilmeyi isteyen bir iş. Portföy oluşturmayı bileceksin. Kayıt dışı emlakçılar genelde vatandaşı mağdur ediyor.
Bunun için hudutları çizecek bir kanun oluşturulması lazım. Önüne gelen heres bu işi yapmaya çalışıyor. Ben 28 yıldır emlakçıyım, iktisat mezunuyum, değerleme uzmanıyım halen bilmediğim birçok şey var. Yeni başlayan bir kişi, 3 gün bir yerde çalıştı diye emlakçı sayılmaz. Biz kayıt dışına savaş açtık.
3 haftadır görevdeyim, eski başkanın döneminde çözüm makamı, engel makamına dönüştü. Biz bu engelin başını açtık ve artık bu kayıt dışıyla mücadeleye başladık.
En büyük iş bizim emlakçımıza düşecek. Çünkü kanunlar, vatandaş bize yardımcı olmuyor.
emlakçıya anlatacağız, bilinçlendireceğiz ki mağduriyetler son bulsun.
Vatandaştan daha fazla kayıtlı, eğitimli emlakçılar da mağdur oluyor ve durumda başvurabileceği hiçbir merci yok. En ufak hatasında kendini savcılıkta ya da odada bulabiliyor.
Bengü Öner: Vatandaş ne yapabilir? Hangi emlakçıya güvenebilir?
Nizamettin Aşa: Kapısında sadece emlakçı yazan, kolunun altında ajanda taşıyan kişiye parasını emanet ediyor. Bunu yapmasın. Vatandaş, vergi levhası olmasına, İTO ya da emlakçılar Odası kaydı olup olmadığına bakacak. Ev almak, ev kiralamak çok önemlidir. Kimliğini, paranı teslim edeceğin kişiyi, muhatap olacağın kişiyi seçeceksin. emlakçını araştıracaksın. Kaydı olan emlakçı yanlış yapamaz, onu kontrol eden bir mekanizma var. Sorumlu olduğu bir kuruluş var. emlakçılar Odası'nı arayıp destek de alabilirler. Vatandaş seçtiği emlakçıyla sözleşme yapsın, bir nüshasını da mutlaka kendi alsın.
Aynı zamanda mevcut standartlar uygulanmalı, kanun çıkmalı, vatandaş bilinçlenmeli. Tüm bunların hallolması durumunda mağduriyetler de yaşanmaz, sektör de daha güvenli bir yer haline gelir.
Milliyet
Tahliye Taahhüdü Nerede Yapılır?
Yargıtay kararı: 'Davalının kiralananda otururken verdiği tahliye taahhüdü serbest irade mahsulü olduğundan geçerlidir.'
Kira kontratının yenilendiğini, uzatıldığını taahhütname tarihinden sonraki tarihli aynı kuvvetteki yazılı bir belge ile kiracının ispatlaması gerekir.
Noterde düzenlenmiş taahhütnamesinde kiracının tarihe ve imzaya itirazı geçersizdir. Kiralayan ile gayrimenkul sahibi arasındaki ilişkinin niteliği ile tahliye davasının bir bağlantısı da yoktur. Tahliye davası kira sözleşmesine göre açılacak bir davadır. Kiralayanın kim olduğu önemli değildir. Kiralamak için hak sahibi olması yeterlidir.
Kaldı ki kiralayanın kira sözleşmesi yapıldığı tartihte, yetkisi olmadığı görülse bile sonradan malik tarafından bu yetki ve izin verilebilir. Sonuç olarak gayrimenkul sahibi ile kiralayan arasındaki ilişki, kiralayan ile kiracı arasındaki ilişki sözleşme hukuku ilkesi olarak birbirinden bağımsız ve ayrıdır.
Kiracıya muaccel kira borcunun ödenmesi ihtar örneği
MADDE 2 - (1) Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.
Muacceliyet hususu kamu düzeni yahut genel ahlak kuallarına girer mi?
TÜRK BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN
MADDE 3 - (1) Türk Borçlar Kanunu hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, daha önce gerçekleşmiş olsalar bile, içerikleri tarafların iradeleri gözetilmeksizin doğrudan doğruya kanunla belirlenmiş işlem ve ilişkilere uygulanır.
6098Sayılı TBK
IV. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı
MADDE 346- Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
Muacceliyet şartının geçersizliği kanunda düzenlenmiş ve tarafların iradesine bırakılmamış.Yani şart geçersiz ancak bu noktada kira sözleşmesinin işyeri kirası olup olmadığı, kiracının niteliği de önemli. Zira bu kapsamda değilse şart geçerli.
6098Sayılı TBK
Geçici Madde 2
Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Kiracıya muaccel kira borcunun ödenmesi ihtar örneği
......................NOTERLİĞİ’NE
KEŞİDECİ :
VEKİLLERİ :
MUHATAP :
KONU : Muaccel kira borcunun ödenmesi ihtarı
A Ç I K L A M A :
1- Sayın muhatap, mülkiyeti müvekkile ait yukarıda adresiniz olarak gösterilen yerdeki taşınmazı / / başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak kiracı sıfatı ile kullanmaktasınız Kira sözleşmesi 1 yıllık olup bu dönemin aylık kirası 1 000 -TL’dır
2- Yazılı sözleşmeye göre aylık kiralar her ayın birinde net ve peşin olarak ödenmesi gerekmektedir Ancak sözleşme hükmüne aykırı olarak bugüne kadar aylık kiraları çoğunlukla gününde ödememektesiniz Müvekkilin şifahi uyarılarına rağmen sözleşmeye aykırılık oluşturan bu tutumunuz devam etmektedir Bugün itibarıyla Ağustos 16... ayı kira bedeli de halen ödenmemiş bulunmaktadır
3- Sözleşmenin özel şartlar bölümünde aylık kiraların herhangi birinin gününde ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar olan tüm kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır Buna göre dönem sonuna kadar olan aylık kiraların tamamı muaccel olduğundan 5 000 -TL ödemeniz gerekmektedir
Sayın muhatap, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde 5 000 -TL muaccel kira borcunuzu 01/ 08/ 20... tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte ödemenizi; aksi halde temerrüt koşulları oluşacağından akdin feshi ve mecurun tahliyesi için aleyhinize dava açılacağını, birikmiş kira alacaklarının tahsili için de icra takibi başlatılacağını, bu uğurda yapılacak tüm giderler ile avukatlık ücretlerinin de tarafınıza ait olacağını ihtar ederiz
Sayın Noter, üç nüshadan ibaret işbu ihtarnamenin birer nüshasının muhatap kısmında isim ve adresleri gösterilen kiracılara ayrı ayrı tebliğini, bir nüshasının dairenizde saklanmasını, tebliğ şerhi verilecek diğer nüshasının ise tarafımıza verilmesini talep ederiz / /
Allah Aşkına İtiraz Edin!
Onur Ünlü'nün komediye, absürt komediye meyline ve bu konudaki başarısına aşinayım. Sinema derseniz "Polis" var, "Güneşin Oğlu" var zaten yakın geçmişte. Ve her şeyden öte "Sen Aydınlatırsın Geceyi" gibi bir inci var elimizde.
Geçen yıl izlediğimiz ve Ünlü'nün -bir hayli haklı sebeplerle- gösterime sokmadığı şiir gibi bir film. Ki kendisi Ah Muhsin Ünlü mahlasıyla şiirler de yazmış bir şair aynı zamanda. Tüm bunlar bir araya gelince Onur Ünlü'den seyirciyi kahkahaya boğacak bir polisiye beklemek ve beklentimizin karşılığını almak çok da şaşırtıcı değil aslında.
"İtirazım Var" bir komedi dediğimiz gibi. Bir cinayet ekseninde gelişen polisiye bir komedi.
Ülkenin durumuna bakarsak kahramanı bir imam olan bir polisiye düşünmek zaten absürt. Bir de filmde yaşananlar eklenince üstüne, iki saat boyunca soluksuzca gülüyor insan.
Tuhaf imamımız Selman Bulut kendi halinde münzevi bir adamcağızken camisinde işlenen, üstelik tanığı da olduğu bir cinayetin gizemine dair bitmeyen bir koşuşturmaca başlar ve seyirci hem bu tuhaf olaylar zincirine tanık olur hem de "bu kadar da olmaz" diyerek güler de güler...
Filmin kısa özeti bu aslında. Ancak bu olan biten değil de imam Selman çeker ilgimizi daha çok. Hem siyaset bilimi hem antropoloji okumuş, neden antropoloji diye sorulunca "tek tanrılı dinlere olan inancımı sağlamlaştırmaya ihtiyacım vardı" diyen bir imamdır Selman. Saz çalar, Alevi deyişleri söyler, kitaplıklar dolusu kitabı, kızıyla bırakın bir imamı herhangi standart bir babadan bile fersah fersah ötede bir ilişkisi vardır. Bunlar yetmezmiş gibi bir de hem kalıplaşmış, çoğu yanlış bilgiden ibaret dini düşüncelere hem de dinin günümüzdeki sömürülüş biçimine karşı duran, bunları açıkça söylemekten çekinmeyen bir imamdır Selman. Fakat bu kendini okumaya, düşünmeye, iyiliğe, güzelliğe vermiş hali hem bu cinayet hikâyesinde kurban seçilmesine hem de başına gelenleri anlamasında zorlanmasına sebep olur. Neler oluyormuş da benim haberim yokmuş diye serzenişte bulunan Selman yine tam da bu bilgisi ve içgörüsü sayesinde yaşananların düğümünü çözmeye, cinayeti ve üzerindeki karanlığı aydınlatmaya herkesten daha yakın durandır aslında.
Katil kimmiş, olaylar nasıl çözülmüş burada yazmayacağız elbette. O siz seyirciye düşen görev; izleyip hem bunu öğrenecek hem de güleceksiniz.
Şunları söylesek bize yeter sanırım: İtirazım Var sinemasal anlamda Sen Aydınlatırsın Geceyi'den aşağıda kalsa da, sonlara doğru aceleye mi gelmiş acaba dedirten kurgu ve senaryo hatalarına düşebilse de, içinden geçtiğimiz bu süreçte söyledikleriyle, bazen alttan alta bazen de hiç sözünü sakınmadan yaptığı eleştirilerle illa ki görülmeye değer bir film.
Tefeci olmak, hırsız olmak, katil olmak kolay. Bu olduğunuz şeyleri güç ile, mevki ile, din gibi yumuşak karnımız olan şeyler ile örtmek de kolay. Bunu zaten öğrendik bu ülkede yaşayarak, öğretildi hepimize. Zor olan imam Selman gibi kalabilmek, kolaya kaçmadan yaşamak, Onur Ünlü gibi Selman diye bir imam karakteri yazmak, onun ağzından bu çürümüş düzene lanet okutmak, Gezi'de yiten canlarımızı filmine koymak, birilerinin canını sıkacağını bile bile bir imama rakı içirtmek, banka müdürleri göndermesi yapmak, başka sebeplerden taş atan çocukları gösterince aslında başka sebeplerden taş atan çocukları hatırlatabilmek, dönen çarkların içine hapsolmuşken dönen çarklara "itirazım var" diye haykırabilmek... Ve ben daha bu yazıyı yazıp bitiremeden filme gelen +18 yaş sınırını, bir çeşit sansür dayatmasını göze alarak yapmak bunları. Küfürse küfür! Hangimizin ağzından dökülmüyor küfürler böylesi bir ülkede yaşarken, tutsak da kendimizi? Ki zaten izleyince göreceksiniz; sorun küfür değil. Sorun sorunun kendisi, sorun çarkın dişleri, sorun o çarkı döndürenlerde.
Ezcümle diyoruz ki; İtirazım Var, günahıyla sevabıyla iyi bir film, Serkan Keskin, imam Selman rolüyle harikalar yaratıyor, insan izleyince gülüyor, güldükçe düşünüyor, düşündükçe anlıyor halimizi ahfadımızı.
Siz de izleyin katilin suçsuz, ölenin suçlu olduğu bu tuhaf hikayeyi; hep birlikte itiraz edelim bu düzene. İtirazım Var, İstanbul Film Festivali'nin hemen ardından, 18 Nisan'dan itibaren Başka Sinema salonlarında.
Kirayla Aşk Olmaz
Bugün vizyona giren "Kiralık Aşık" (Fading Gigolo) festival ve vizyon yoğunluğundan dolayı gözden kaçacak gibi duran ama pas geçmemek gereken bir John Turturro - Woody Allen işbirliği.
John Turturro'nun hem yazıp hem yönettiği ve başrolünü Woody Allen'la paylaştığı bu komedi aslında biraz da Turturro'nun ustası Allen'a saygı duruşu niteliğinde düşünülebilir.
Brooklyn sokakları, fonda sürekli çalan caz müziği, kadınlar ve hiç susmayan bir Woody Allen.
Tanıdık geldi değil mi? Bu aslında ustanın çok alışılmış alametifarikası. Dükkanını parasal sıkıntılar yüzünden kapatmak zorunda kalan Murray (Allen) yakın arkadaşı ve kader ortağı Fiorovante (Turturro) ile kafa kafaya verip bu sıkıntıdan nasıl kurtulacaklarını düşünürken karşılarına hiç akıllarına gelmeyecek bir fırsat çıkar ve onlar da neden olmasın diyerek işe koyulur. Zengin ve güzel ama yaşadıkları hayattan sıkılan iki kadın (Sharon Stone ve Sofia Vergara) macera aramaya karar verip içlerinden biri bunu Murrey'e aktarınca başlayan olaylar sıradışı bir muhabbet tellalı ve bir jigolo yaratır. Bu topluluğa, başta gönülsüz de olsa katılan, saygın bir hahamın dul eşi de (Vanessa Paradis) eklenince işler çığırından çıkar; para karşılığı yaşanan aşkla gerçek aşk yer değiştirir, kızgın Musevi din adamları devreye girer, mahalle karışır, kahramanlarımız da çıkmaza düşer.
Uzun yıllardır hem oyunculuğunu takdir ettiğimiz hem de yönetmen olarak kendini kanıtlamış John Turturro sıradışı ama inandırıcı bir jigolo portresi çizerken sanki Woody Allen'e özel yazılmış gibi duran diyaloglarla seyirciyi güldürmeyi başarıyor. Allen ve Turturro'nun dışında Sharon Stone, Vanessa Paradis, Liv Schreiber gibi başarılı oyuncuların da perdede gözüktüğü Kiralık Aşık hem Allenvari mizahı hem de kadın-erkek ilişkileri ve aşka dair söyledikleriyle yüzünüzü güldürüp içinizi ısıtacak.
TOKİ'de tape operasyonu
AKP iktidarı döneminde, kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde kamunun önemli birimlerinden biri haline dönüşen TOKİ'nin başkaznı görevden alındı. Yerel seçimden önce İnternet'e düşen ses kayıtlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın fırça attığı iddia edilen TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel, Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile görevden alındı. Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Mehmet Ergün Turan atandı.
MEHMET ERGÜN TURAN KİMDİR?
Mehmet Ergün Turan, 1967 yılında Bakırköy’de doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. 1999-2004 ve 2009 Yerel Seçimlerine Güngören ilçesinden İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliğine seçilen Turan, Güngören Belediyesi Teknik Başkan Yardımcılığı, İBB İmar Komisyon Üyeliği ve Başkanlığı, İBB Encümen Üyeliği, İBB Meclis 2.Başkan Vekilliği yaptı. 2009 yerel seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP Grup Başkan Vekilliği görevini yürüttü.
DİĞER ATAMA KARARLARI
Başbakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarındaki atama kararları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, Toplu Konut İdaresi Başkanı Ahmet Haluk Karabel başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınırken, onun yerine ise Mehmet Ergün Turan getirildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında da Müsteşar Yardımcılığına Mustafa Karaman, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Temindar Aytekin, Kadının Statüsü Genel Müdür Yardımcılıklarına Gülser Ustaoğlu ve Hülya Yavuz, Denetim Hizmetleri Başkanlığına İsmail Yüksektepe ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına Mustafa Okur getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında da Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Ömer Koca atandı. (ANKA)
O SES KAZYDINDA NE VARDI?
Başçalan adlı Youtube hesabı Recep Tayyip Erdoğan ile TOKİ Başkanı Haluk Karlıbel arasında geçtiği iddia edilen bir ses kaydı yayımlamıştı. Ses kaydında Erdoğan, kendisinden habersiz satılan değerli bir arsa için öfkeleniyor, TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel'i fırçalıyor ve satışın iptal edilmesini istiyordu.
İki güzellik bir arada
Ya üçüde olmasaydı
Mehmet Akif Ersoy'dan
Gezi Parkı
Ne Denilebilir!...
Gezi
Günün Fıkrası
1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.
O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.
Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.
Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...
Avukat 1
Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.
- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...
Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş
- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.
Papaz utana sıkıla mırıldanmış.
- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.
Avukat gülümsemiş.
- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.
Avukat 2
George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:
"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "
Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"
George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.
Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.
"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".
Avukat 3
Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:
“İki kere iki kaç eder?”
Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''
Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş
En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:
''Kaç olmasını istersiniz?''
Avukat 4
Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:
Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.
Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.
Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.
“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''
Avukat 5
Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:
“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”
Avukat açtı ağzını:
“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”
Görevli yerin dibine geçmişti.
Sadece:
“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.
Avukat onun sözünü keserek devam etti:
“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”
Günün Sözü
İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.
Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...
Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var


.jpg)


