17 Kasım 2015 Salı

Tavuk etinde arsenik bulundu



umit-aktas,DFDxz6bSOEeWBcQwK_dryw
Foto: Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş


Marketlerde satılan tavuk eti analizleri sır gibi saklansa da, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin bir açıklama yaptığını söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Ümit Aktaş, “Test edilen tavukların % 50’sinin karaciğerinde inorganik arsenik bulunmaktadır ve bu madde kanserojen kimyasallar arasında en zehirli olanıdır” dedi.
Ntv’nin haberine göre, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada tavuk etiyle ilgili tartışmalar bitip tükenmek bilmiyor, bazı otoritelere göre tavuk eti zararlı ve kesinlikle uzak durulmalı, bazılarına göre ise zararsız ve gönül rahatlığı ile yenebilir. Tüketicinin kafası ise uzun zamandır karışık. Vatandaş, önemli beyaz et kaynaklarından biri olan tavuk etini tüketip tüketmeme konusundaki soru işaretlerinden bir türlü kurtulamıyor. Konuyla ilgili son açıklama ise Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü Dr. Ümit Aktaş’tan geldi. Aktaş, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin nisan ayında yaptığı açıklamaya dikkat çekti.


“FDA TAVUKLARDA ARSENİK BULUNDUĞUNU DUYURDU”

Marketlerde satılan tavuk eti analizlerinin genellikle bir sır gibi saklandığını söyleyen Dr. Aktaş, “Ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi sonunda bir açıklama yaptı. FDA’nın bulgularına göre, test edilen tavukların % 50’sinin karaciğerinde inorganik arsenik bulunmaktadır ve bu madde kanserojen kimyasallar arasındaki en zehirli olanıdır” dedi.
Arsenik içeren ürünleri çok miktarda tüketenlerde kanser gelişimine neden olan hücre değişikliklerinin görüldüğünü vurgulayan Dr. Aktaş, arseniğe maruz kalmanın yaratacağı sonuçları, “Cilt kanserlerine ve son raporlara göre akciğer, böbrek, mesane ve karaciğer gibi iç organlarda da görülebilen kanser çeşitlerine yol açabilmektedir. Arseniğin tıpkı civa ve kurşun gibi, ceninde ve çocuklarda son derece zehirli etkileri bulunmaktadır” şeklinde özetledi.
tavuk-sli

“AMAÇ DAHA FAZLA PARA KAZANMAK”

Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş’a göre, buradaki en büyük problem, arseniğin tavuk yemlerine kasten karıştırılmış olması. Peki arsenik tavuk yemlerine neden karıştırılıyor? Dr. Aktaş’ın yanıtı: “Tabii ki daha fazla para kazanmak için. IATP’nin (Institute for Agriculture and Trade Policy) 2006 raporunda, daha az gıdayla daha hızlı büyüyebilmesi ve etinin daha sağlıklı görünen bir rengi olması için tavuk ve hindilerin % 70’inden fazlasının arsenikli ilaç karıştırılmış yemlerle beslendiği belirlenmiştir. Arsenik içeren ve yemlere karıştırılan bu ilaç (3-Nitro), antiparaziter etkiye sahip ve arsenik içeriyor. Tavuk etinin daha dolgun, güzel ve pembe bir renkte görünmesi için tavukların yemine katılıyor. Yapılan analizlerde, bu ilacın karıştırıldığı yemlerle beslenen tavukların karaciğerinde yüksek seviyelerde inorganik arsenik tespit edildi. İnorganik arsenik, arseniğin en zehirli formudur.”
Aktaş’ın verdiği bilgiye göre, tüm bu gelişmeler üzerine üretici firma, söz konusu ilacın üretimini gönüllü olarak durduracağını açıkladı.
Tavuk:Protein ve yağ alımını dengelemek için en ideal besinlerden biri tavuk. 100 gram tavuk yaklaşık 30 gram protein içerirken yağ oranı sadece 4 gram. Üstelik tavukla pek çok farklı temek yapılabilir ve haşlanmış olarak salatalarda kullanılabilir.

“ARSENİK HER HALÜKARDA ZEHİRDİR VE ZARARLIDIR”

“Bu ürünün Amerika’daki tüm satış noktalarından toplatılması gerçeğine ragmen, FDA tavukların hala güvenli miktarda arsenik içerdiğini ve bunu yemenin güvenli olduğunu iddia etmektedir. Yani her zamanki ilkeli (!) FDA tutumu…” şeklinde konuşan Dr. Aktaş, Türkiye’deki durum hakkında ise şunları söyledi: “Arsenik, her halükarda zararlı ve zehirdir. Türkiye’deki ilgili mevzuatlara ve Türk Gıda Kodeksi’ne göre, sadece bulaşkanlık kabul edilip tahammül edilebilir limit konuluyor. Yani kullanımına izin vermek diye bir durum yok.”

“GDO’LU YEMİN 1 GRAMINA BİLE İZİN VERİLMEMELİ”

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Biyogüvenlik Kurulu’nun, GDO içeren 6 çeşit mısır ve 2 çeşit soyanın tavuk yemlerinde kullanılmasına onay verdiğini hatırlatmamız üzerine, “GDO’lu yem kesinlikle kabul edilemez” ifadesini kullanan Dr. Aktaş’ın bu konudaki yorumu ise şöyle:
Bu bakteriyle karşılaşmamak için tavuk ve tavuk ürünlerini iyice pişmiş olarak tüketin; çiğ tavuğa dokunduktan sonra ellerinizi ve tavuğun temas ettiği kesme tahtası, bıçak, tezgah gibi alanları çok iyi temizleyin.
“GDO’lu yemin 1 gramına bile izin verilmemelidir. Üstelik, bu yemlerin hayvanların etine ve sütüne geçmediğine dair bir açıklama da yaptılar, böyle bir şey mümkün olabilir mi? Zaten bu yemler hayvan daha hızlı büyüsün diye veriliyor, hayvanın etine geçmiyor da, hayvanın et ağırlığı nasıl artıyor? Aldığı nefes sayesinde mi büyüyor bu hayvan? GDO’lu yem, hayvanın etine, sütüne, yumurtasına tabii ki geçiyor ve onları yiyen insanlar da GDO’lu ürünleri vücutlarına dolaylı yoldan almış oluyor. Bu, son derece büyük bir tehlike.

“PATRON FAZLA KAZANSIN DİYE TOPLUM SAĞLIĞI TEHDİT EDİLİYOR”

AB’de GDO’lu yeme izin verildiği savına gelince: Eğer söz konusu olan Bulgaristan veya Hırvatistan ise, evet, GDO’lu yeme izin var ama Almanya, Fransa gibi büyük ülkeler, asla GDO’lu yeme izin vermedikleri gibi, ithal ettikleri üründe kullanılmış olmasına da izin vermiyor, gümrükten içeri almıyorlar. Bizim ülkemizde de asla GDO’lu yeme izin verilmemelidir. Nihayetinde, GDO’lu yemler bir tek amaç için kullanılıyor: Para! Patronun daha fazla kazanması için tüm bir toplumun sağlığı ve geleceği tehdit altında tutuluyor. Başka bir amaç ya da fayda yoktur bu uygulamada.”

Yunanistan’da 6.8′lik deprem



Merkez üssü Yunanistan olan 6.8 şiddetinde deprem meydana geldi.
Merkez üssü İyonya’nın güney batısı olan 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Can ve mal kaybı olup olmadığı konusunda henüz bir açıklama yapılmadı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, depremin yerin 10 kilometre altında gerçekleştiğini açıkladı.
Reuters’ın haberine göre; ilk ölçümde depremin büyüklüğü 6.7 olarak verildi. Yapılan ikinci ölçümde ise büyüklük 6.8 olduğu açıklandı.
Marmara ve Ege’de son 24 saat içinde yaşanan depremler ise akıllara “Büyük İstanbul depreminin de beklendiği Kuzey Anadolu Fay Hattı yeniden aktifleşti mi?” sorusunu getirdi.

EGE DENİZİ’NDEN SONRA YUNANİSTAN’DA

Sabah saatlerinde de merkez üssü Ege Denizi olan 4.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. Bu deprem Türkiye kıyılarında da hissedilmişti.

MARMARA DA HAREKETLİ

Dün akşam saatlerinde İstanbul’un güneyinde Marmara Denizi’nden geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelen depremin büyüklüğünü AFAD 4.0, Kandilli Rasathanesi ise 4.2 olarak açıklamıştı. Ayrıca bu depremin ardından kısa bir süre sonra saat 18.36′da 3.0, saat 19:04′te ise 3.4 büyüklüğünde iki deprem daha meydana gelmişti.
sözcü

16 Kasım 2015 Pazartesi

Fikirtepe'de Kentsel Dönüşüm Tam Bir Kördüğüm



Fikirtepe kördüğümü

AKP'nin kentsel dönüşüm hamlesinin simgesi Fikirtepe hukuksuzluk yüzünden kördüğüme dönüşüyor. Dört yılda 57 adadan sadece 15'i boşaltıldı ve sadece dört adada inşaatlar ilerliyor
Kentsel dönüşümün simgesi Fikirtepe, rant avcıları ve hukuksuzluk yüzünden kördüğüme dönüştü. Kentsel dönüşüme uğrayacak 5 bin ile 30 bin metrekare arasında değişen büyüklüklerde toplam 1 milyon 340 bin metrekarelik 57 proje adasından 15'i boşaltıldı. Ancak sadece 12 adada inşaat faaliyeti başladı ve bunların sadece dördü ilerliyor... 

Bu tablonun nedeni rant iştahı ve hukuksuzluk. İnşaat ruhsatı bile almadan yıkım yapabilen şirketler, bilgisiz insanların elinden “İstanbul'daki bütün gayrimenkullerimi almaya satmaya...” diye başlayan vekaletler alıyor. “Çantacı” tabir edilen müteahhitler, insanlardan yüzde 50 gibi oranlarla topladıkları sözleşmeleri, başka şirketlere yüzde 60-70 oranlarla devredip, kağıt üzerinde metrekarede en az 500 lirayı cebe indiriyorlar. 

5 dönümlük en küçük adada 20 bin metrekare inşaat yapılabildiği düşünülürse bu kağıt üzerinde 10 milyon liradan başlayan kar demek. Bütün Fikirtepe düşünüldüğünde kabaca 4 milyon metrekare inşaat yapılacak ve bu yaklaşık 5 bin liralık metrekare fiyatı üzerinden 20 milyar liralık bir ciroya karşılık geliyor. Bu büyüklükteki rakam yüzünden yasayı da, hukuku da takmayan müteahhitler Fikirtepe'yi kördüğüm ediyor. İnşaat ruhsatı almadan kazıya başlayan müteahhitler çevreyi harabe haline getirerek kiracıları ve bina sahiplerini kaçırıyor, arsaları ucuza kapatıyor. 

Diğer taraftan müteahhit şirketlere güvenip kiraya çıkan hak sahipleri, şirketler bir süre sonra kira yardımını kesince zor duruma düşüyorlar. 'Tetikçi' bakanlık Fikirtepe'yi kördüğüme dönüştüren hukuksuzluğun son örneği Bakanlar Kurulu'nun riskli alan kararına dayanılarak yapılan “acele kamulaştırma” kararını iptal eden Danıştay kararından sonra yaşandı. 

Danıştay'ın iptal kararına muhatap olan Vartaş şirketi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na başvurdu ve “tevhid” yani parsellerin birleştirilmesini istedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da Vartaş'ın talebi üzerine Belediye'ye yazı yazarak arsaları “resen tevhid” etti yani birleştirdi. Böylelikle Vartaş'ın hisselerinin de içinde bulunduğu 26 dönümlük proje adasında 588 ortağa ait 136 parsel önce bir parsel haline getirildi, sonra beşe bölündü. Bunun 16 dönümü 136 parsel sahibine verildi, kalan 10 dönümü de Hazine adına kaydedildi. Ve Ancak “resen tevhid” işleminde bütün arsa sahiplerinin onayı gerekiyordu. 

Bakanlık vatandaşların onay vermediği bu birleştirme işlemini hukuku çiğneyerek Vartaş şirketinin isteği üzerine gerçekleştirdi. Hak sahipleri mahkemeye gidince Bakanlık bu defa bu hukuksuz işlemi geri almaya kalkıştı. Ancak tapu kaydında yapılan değişikliği silmek için de mahkeme kararı gerekiyor. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Vartaş'ın isteğiyle yaptığı bu “birleştirmenin” ardında Danıştay'a dava açarak “acele kamulaştırmayı” durduran arsa sahibini, arazisini “park, yeşil alan” yaparak cezalandırma girişimi var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, müteahhitlerden oluşan Vartaş şirketinin “tetikçisi” gibi çalıştı. Yurt'a konuşan Fikirtepe Derneği Başkanı Sabır Karakoçoğlu resen tevhid ile arsa sahiplerinin ciddi hak kaybının olduğunu ifade ediyor ve “Firma, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve IBB’nin desteği ile mevcut yasa hükümlerini adeta çiğneyerek yol alıyor. 

Bunca garip iş ve beceriksizlikten sonra arsa sahiplerinin doğacak kayıplarını kim nasıl telafi edecek? Onaylanmış avan proje ve alınmış bir inşaat ruhsatı olmadığı halde kanun ve yönetmeliklere göre daire ve dükkan gibi bağımsız bölüm paylaşımı yapılamaz, tapuda kat irtifakı kurulamaz. Ancak firma hazırlayıp vatandaşa imzalattığı tek taraflı ve vatandaşın aleyhine olan sözleşmenin bağımsız bölüm paylaşım hükmüne uymayacağını (daire/dükkan) ilan etti” diyor. 

Fikirtepe'de son durum Fikirtepe'de 57 proje adasından 12'sinde inşaat başladı. Ancak bunların dördü; Ali Nuhoğlu, Teknik Yapı, Emay ve Baytaş'ın inşaatları ilerliyor. Yıkılan proje adası 15'in üzerinde. Yarım kalan çok fazla inşaat var. İçlerinde zor duruma düşen şirketler kadar çantacılar yani yaptığı sözleşmeleri belirli bir yüzde ile devrederek çekilenler de var. Pek çok Fikirtepeli bilmeden imzaladığı sözleşmeden caymaya çalışıyor. Ancak sözleşmelerde o kadar çok isim yazıyor ki, hepsine resmi tebligat yaparak sözleşmeyi fesh etmek Noter'de birkaç bin liraya malolabiliyor. 

YURT GAZETESİ-Selçuk Arslan

15 Kasım 2015 Pazar

Köylülerin yıkamadığı direği heyelan yıktı

Köylülerin yıkamadığı direği heyelan yıktı


Çayeli ilçesinde 4 yıl önce köylülerin protesto ederek halatla yıkmaya çalıştığı yüksek gerilim hattı direğini iki gün önce meydana gelen heyelan yan yatırdı

Rize’de vadilere hidroelektrik santrallerinin enerji iletimi için yüksek gerilim hatların çekilmesi tepkilere neden olmuştu. Çayeli ilçesindeki Çataldere Köyü’nde 4 yıl önce protesto gösterisi düzenleyen köylüler, yüksek gerilim hattı direğini halatla çekerek yıkmaya çalışmıştı. Köylülerin o dönemde yıkamadığı elektrik direği perşembe günü meydana gelen heyelanda yan yattı. RizeValisi Ersin Yazıcı, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin her yağmur sonrası oluşabilecek sel ve afetlere alışık olduğunu belirterek son yıllarda açılan ve teknik standartları dört dörtlük yerine getirilmeyen yollar nedeniyle heyelanlar yaşandığına dikkat çekti. 
 
 

 
Yazıcı yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Bize yol talebi geliyor. Yol yapmamız için duvar yapmanız şart. Vatandaş o zaman duvarı yapmayın diyor.  Bizim o yola 700 bin lira harcayacak bütçemiz yok. Daha acı bir gerçek, yol açıldığı için oraya vatandaş bir de ev yapıyor. Yolun üst kısmına yapılan ev de heyelanla yıkılıyor.”
 
6 ormancı kurtuldu
Şiddetli yağışlar sonrası meydana gelen heyelan nedeniyle Ormancık Köyü’nde araçları ile yolda mahsur kalan 6 orman işçisi, 3 gün sonra köye inmeyi başardı. sağlık durumu iyi olan işçiler 3 gün bir barakaya sığındıklarını belirtti.



4 yıl önce protesto gösterisi düzenleyen köylüler halat bağladıkları elektrik direklerini yıkmaya çalışmışlardı.
Milliyet

14 Kasım 2015 Cumartesi

Fransa'da katliam... 7 ayrı saldırı: 129 ölü


[Haber görseli]

Fransa'da katliam... 7 ayrı saldırı: 129 ölü

Fransa'nın başkenti Paris'te 7 ayrı yerde 7 ayrı saldırı gerçekleşti. Polis, saldırılarda 129 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Fransa'da 2. Dünya Savaşı'nda sonra ilk defa ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildi. Ülkede bütün sınırlar kapatıldı. Ordu güvenlik için Paris'e indi
Fransa'nın Başkenti Paris İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en kanlı günü yaşadı. 7 ayrı noktada gerçekleştirilen saldırılarda 129 kişi hayatını kaybetti. 2. Dünya Savaşı'nda sonra ilk defa ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildi. Ülkede bütün sınırlar kapatıldı. Ordu güvenlik için Paris'e indi. Fransız hükümeti halkın evden çıkmaması çağrısında bulundu. Okullar ve üniversiteler tatil edildi.
Paris Terörle Mücadele Savcısı Molins detayları verdi:
Molins, Fransa'yı kana bulayan saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Savcı, "Saldırılarda en az 129 kişi öldü, 352 kişi de yaralandı, IŞİD saldırılarına ilişkin açıklama yaptı: Saldırılarda 129 kişi hayatını kaybetti, 352 kişi yaralandı, yaralılardan 99'unun durumu ağır. 3 Farklı terörsit ekibi olduğunu tespit ettik, Teröristlerden birinin kimliğini tespit ettik, 1985 Suriye doğumlu. Teröristler kalaşnikof kullanmış, kullanılan bombaların hepsi aynı.  Öte yandan Belçika'da 3 kişi gözaltına alındı" dedi.
Paris Başsavcılığı: 8 terörist öldürüldü
Paris Başsavcılığı, saldırıda 150'den fazla kişinin öldüğünü açıklamıştı.  Açıklamada 8 teröristin öldürüldüğü, 7'sinin intihar bombacısı olduğu belirtildi. 
Paris'teki en kanlı saldırı 'Bataclan' konser salonunda gerçekleşti. The Eagles Death Metal'in saat 19.30'da başlayan  konserinin olduğu salonda yüzlerce kişi rehin alındı.Fransız medyasına göre konser salonunda bulunan teröristlerin üzerinde bomba olduğu ve rehinelerin birer birer öldürüldükleri öğrenildi. Polis Konser salonuna operasyon düzenledi. İki terörist öldürüldü.Ortalık kan gölüne döndü. Salonda 100 kişinin öldüğü bildirildi. Teröristin, "Ben IŞİD'im diye bağırdığı açıklandı.
Katliam anının görüntüleri... Böyle kaçtılar - VİDEO
Başkent Paris'te Fransa - Almanya maçının oynandığı stadyum yakınında bir lokantada ateş açıldı. 10. bölgedeki Petit Cambodge restorana bir kişi kaleşnikofla ateş açtı.
Alışveriş merkezi Les Helles'de polisle teröristler arasında silahlı çatışma yaşandı.
Paris'ten ilk uçakla gelen Türkler son durumu anlattı
Bataclan konser binasına polis müdahalesi kamerada (VİDEO)
Paris'te ambulansların yaralılara müdahale edebilmesi için yollar trafiğe kapatıldı. Mülteci kamplarına ekstra güvenlik tedbiri getirildi. Eyfel Kulesi'nin lambaları saygı için söndürüldü.

[Haber görseli]

Paris'te bulunan Stade de France yakınlarında bir barda patlama yaşandığı bildirildi. Fransız Cumhurbaşkanı Hollande'nin patlama anında stadyumda olduğu ve patlamanın ardından tahliye edildiği açıklandı.
Stade de France’ın yakınlarında da üç patlama sesi duyuldu. Fransız Haber Ajansı AFP, stadın yakınlarındaki patlamalardan birinin intihar saldırısı olduğunu duyurdu. 
Fransa Cumhurbaşkanı François Holande, ülke genelinde olağanüstü hal ilan etti ve Fransa'nın sınırlarını kapattığı açıklandı.
Fransız haber kanalı 24, zanlıların firarda olduğunu, olayla ilgili olarak herhangi bir gözaltının olmadığını bildirdi.
[Haber görseli]
ABD Başkanı Barack Obama, saldırının sadece Fransız halkını değil, bütün insanlığı hedef aldığını söyledi.
Fransa Başbakanı: Olağanüstü hal ilan edildi
Stade de France'da silah sesleri... Seyirciler canlarını kurtarmak sahaya girdi
Fransız güvenlik güçlerinin ifadelerine göre saldırıların "koordine terör eylemleri" olduğu düşünülüyor.
Polisten şehirdeki son durumla ilgili açıklamalar geliyor. Republik Meydanı'nda ağır silahlı kişilerin etrafa ateş açtığı ifade ediliyor.
[Haber görseli]"SURİYE İÇİN"
CNN TÜRK Fransa muhabiri Arzu Çakır Morin CNN TÜRK canlı yayınına bağlanarak durumla ilgili bilgi verdi. Morin, görgü tanıklarının, saldırganların "Bunu Suriye için yapıyoruz" ve "Allahu ekber" diye bağırdıklarını iddia ettiklerini söyledi.
ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE ATEŞ AÇILDI
Europe 1 radyosuna göre Paris'te bulunan Les Halles Alışveriş Merkezi'nde çatışma çıktı.
[Haber görseli]
Obama'dan saldırı sonrası açıklama
Olağanüstü hal ilan edldi, Sınırlar kapandı
Fransa hükümeti acil olarak toplandı, sınırları kapattı. Olağanüstü hal ilan edildi.
 

13 Kasım 2015 Cuma

Hukuka da dinamit koydular

Hukuka da dinamit koydular

Danıştay kararına rağmen 2M firmasının HES projesi için dinamit patlattığı Şavşat’ta Rize İdare Mahkemesi de Danıştay kararına direnerek doğa talanının önünü açtı

Artvin Şavşat’ta Mansurat Deresi’ne yapılmak istenen Şavşat HES projesinin ÇED raporunun iptali için açılan davada Rize İdare Mahkemesi, Danıştay kararına direnerek davanın zaman aşımından reddedilmesi yönünde karar verdi. 2M Enerji tarafından yapılmak istenen Şavşat HES projesi için verilen ÇED Olumlu kararı bölge sakinleri tarafından yargıya taşınmış, Rize İdare Mahkemesi’nin davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle verdiği ret kararı Danıştay tarafından bozulmuştu. Danıştay 14.Daire, dava açma süresi olarak bölge halkının proje hakkında yaptığı bilgi edinme hakkı başvurusunu esas alarak ÇED Olumlu kararının projenin yapılacağı köylerde ilan edilip edilmediğinin araştırılmasına hükmetmişti. Ancak Rize İdare Mahkemesi, Danıştay kararına direnerek davayı ikinci kez reddetti.
‘Kararı temyiz edeceğiz’
Dava Avukatı Halis Yıldırım, ÇED Olumlu kararına karşı 2011’de açılan davada esasa geçilemediğini belirterek hala davanın süresinde açılıp açılmadığının tartışıldığını dile getirdi. Yıldırım, “Rize İdare Mahkemesi’nin İdari Yargılama Usul Kanunu’na aykırı olarak eski kararda direnmesi doğanın bizzat hukuk aracılığıyla katledilmesinin önünü açacaktır. Çünkü bugüne kadar olduğu gibi davacılar tarafından temyiz incelemesine yapılacak başvuru Danıştay sürecinde yıllar alabilen bir zaman içerisinde karara bağlanabileceğinden ve bu arada yürütmenin durdurulması kararı verilmeyeceğinden, şirket hukukun onayladığı bir ÇED Raporu olmadan doğayı katletmeye devam edecektir” dedi. Yıldırım, hukuksuz buldukları kararı temyiz ederek mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi.
Şavşat HES projesini yürüten 2M firmasının Danıştay kararına rağmen dinamit patlatması bölge köylerinin tepkisine neden olmuş, halk firmanın inşaata başlamasına karşı nöbete başlamıştı.
OLGU KUNDAKÇI- olgukundakci@birgun.net

‘Dönüşüm değil sürgün’


‘Dönüşüm değil sürgün’


‘Dönüşüm değil sürgün’

Hacıhüsrev’de inşa edilen konut ve alışveriş sokağı projesi özel sektörün üstlendiği ‘en büyük kentsel dönüşüm’ projesi olarak tanıtıldı. Mahalleli: Niyetleri bizi buradan atmak

İstanbul Beyoğlu’nda Hacıhüsrev mahallesi sakinleri Polat Holding tarafından inşasına başlanan lüks konut, rezidans ve alışveriş sokağı projesine direniyor. 6306 sayılı Afet Yasası kapsamında ‘riskli’ ilan edilen alanda inşa edilen Piyalepaşa İstanbul, dün düzenlenen basın lansmanında “Türkiye’nin özel sektör tarafından gerçekleştirilen en büyük kentsel dönüşüm projesi” olarak tanıtıldı. ‘Yerinde dönüşüm’ isteyen mahalleli ise kendilerini yerlerinden edeceği gerekçesiyle projeyi basın toplantısının düzenlendiği satış ofisi önünde protesto etti.
Piyalepaşa Bulvarı’na bakan 82 dönümlük arazi üzerinde inşa edilen proje; konut, rezidans, ofis, otel ve alışveriş sokağından oluşuyor. Projede 120 dükkânın yer aldığı alışveriş sokağı yer alıyor.
Polat Holding Yönetim Kurulu başkanı Adnan Polat, “Arsa sahiplerine iki alternatif sunduk. Ya kat karşılığı modeliyle, ya da bedelini ödeyerek arsalarını satın aldık. Bu bölge 10 sene içinde dönüşüme uğrayacak, gecekondu kalmayacak. Burası önemli bir bölge, şehrin tam merkezinde” dedi. Projeden hak sahibi olabilen hane sayısı ise140 olarak açıklandı.
donusum-degil-surgun-87552-1.
Proje planları davalık
Mahalleyi ‘riskli’ ilan eden Bakanlar Kurulu kararı da, projenin imar planları da mahalleli tarafından davalık. Evlerin kimisi tapulu, kimisi tapu tahsis belgeli. İstiklal Mahallesi Dayanışma Derneği Başkanı Semra Lom, 5 bin hanenin yer aldığı Hacıhüsrev’de sadece 140 hanenin hak sahibi olabildiği bir projenin kentsel dönüşüm projesi olarak adlandırılamayacağını söyledi.
‘Satıp gidelim istiyorlar’
Mahalle sakinlerinden Semra Yavuk, “Firma mahallede ev topluyor. Satın aldıkları evleri yıkıp enkazını dahi kaldırmıyorlar. O pisliğin içinde yaşayamayacağımız için ucuza satıp gidelim istiyorlar. Diyorlar ki para istemiyorsanız size ev bulalım. Kasımpaşa’da ikinci el rutubetli, bodrum katta harabe gibi evler buluyorlar”diyor. Mahalle sakinlerinden Zeynep Tekir, “Daire başına 70-80 bin lira para teklif ettiler. O parayla biz tuvalet dahi alamayız” diyor.
‘Mahalleden korkuyoruz’
36 senedir Hacıhüsrev’de yaşayan Menşure Gülep, “Torunumu okula götürürken mahallemden korkarak gidiyorum. Yıkımlardan sonra akşamları dışarı çıkamıyoruz” diyor. Erol Dokumacı, “Projeden bahsetmeden çok cüzi rakamlara firma insanların evlerini 10 yıldır satın alıyor. İnsanlara korku salarak, istimlak edilecek yerleriniz denerek çantacılar aracılığıyla yerlerimizi yok pahasına satın almaya çalışıyorlar” diye konuştu.
donusum-degil-surgun-87553-1.
donusum-degil-surgun-87554-1.
OLGU KUNDAKÇI
BİRGÜN

    İki güzellik bir arada

    İki güzellik bir arada

    Ya üçüde olmasaydı

    Ya üçüde olmasaydı

    Mehmet Akif Ersoy'dan

    Mehmet Akif Ersoy'dan

    Gezi Parkı

    Gezi Parkı

    Ne Denilebilir!...

    Ne Denilebilir!...

    Gezi

    Gezi

    Günün Fıkrası

    Deli

    1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



    O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



    Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



    Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



    Avukat 1




    Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

    - 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

    Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

    - Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

    Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

    - Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

    Avukat gülümsemiş.

    - Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




    Avukat 2




    George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

    "Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

    Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

    George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

    Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

    "Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




    Avukat 3




    Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

    “İki kere iki kaç eder?”

    Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

    Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

    En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

    ''Kaç olmasını istersiniz?''




    Avukat 4




    Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

    Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

    Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

    Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

    “Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




    Avukat 5




    Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

    “Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

    Avukat açtı ağzını:

    “Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

    Görevli yerin dibine geçmişti.

    Sadece:

    “Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

    Avukat onun sözünü keserek devam etti:

    “Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















    Günün Sözü

    Homo sum,humani nil a me alienum puto

    İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

    Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

    Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
    Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

    Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

    Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
    Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

    Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

    Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
    Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

    Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

    Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
    Zamanın belleği var