3 Ağustos 2012 Cuma

Kentsel Dönüşüm Sigorta Talebini Artıracak

Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Erhan Tunçay, Kentsel Dönüşüm Yasası'yla getirilen düzenlemenin, uygulama alanının büyüklüğüyle doğru orantılı olarak sigorta sektörünü pozitif etkileyeceğini söyledi.

Kentsel dönüşüm projesine dahil edilecek konutların neredeyse tamamına yakınının, bugün itibarıyla sigortalı olmadığına işaret eden Tunçay, bunlardan bir kısmının fiziki şartlarından dolayı sigortalanamayacak durumda bulunduğunu belirtti.
Tunçay, projeye dahil olacak semtler ve buradaki konutların önemli bir kısmının fiziki şartlarındaki yetersizlik nedeniyle seçilerek, kapsama alındığını ifade etti.
Konutlara sigorta yapılmamasının nedenleri arasında piyasa bedelinin düşük olması, konut sahiplerinin sigortaya ayıracak bütçelerinin bulunmaması veya sigorta konusundaki bilinç seviyesinin yetersizliğinin yer aldığını dile getiren Tunçay, şöyle konuştu:
''Dönüşümün yaşandığı bölgelerde, özellikle inşaat sigortalarının önemli ivme kazanacağı tahmin ediliyor. Sigorta sektörünün birçok branşında da hissedilebilir gelişme yaşanacak. Diğer taraftan sigortalanamayacak haldeki konutlar, cari yönetmeliklere göre yeniden inşa edilecek ve risk düzeyi eskiye nazaran son derece düşük hale gelecektir. Böylelikle teminat altına alınamayan konutlar sigortayla koruma altına alınabilecek. Ayrıca halihazırda sigortalanabilir haldeki konutlar da yenilenerek kuvvetlendirileceği için sigorta primlerinde bir düşüş yaşanabilecektir. Bu durum ise bundan evvel sigorta almak isteyen ancak primin yüksek olması sebebiyle sigorta poliçesi sahibi olamayan kesimi, sigortalı hale getirecektir.''

İnşaat diğer sektörlere de itici güç olacak Tunçay, kentsel dönüşümün, büyük bir proje olduğunu, başta nakliyat olmak üzere pek çok sigorta alanında hareketlilik sağlayacağına dikkat çekerek, ''İnşaat sektörü, lokomotif olarak diğer sektörleri itici güce sahiptir. Projenin tüm ayakları da sigortalanırsa, birçok branşta hissedilebilir gelişmeler ortaya çıkacaktır'' dedi.
Daha önce sigorta poliçesi bulunmayıp da kentsel dönüşüm kapsamında kredi kullanacakların, bazı sigorta ürünlerini de almak durumunda kalacaklarını anlatan Tunçay, şunları kaydetti:
''Kredi kullananların bir kısmı, belki de bu sayede sigortayla ilk kez tanışacak. Sigortanın verdiği güven hissinin yanında zararları telafi etme fonksiyonuyla da tanışınca, sistemde kalıcı olarak yerini alacak. Böylelikle yeni sigortalılara ulaşabileceğiz.''
Milliyet

Kentsel Dönüşüm Kredi Şartları Belli Oldu

Konutun metrekaresine göre, vadeler 120, 84 ve 60 ayda değişecek. 100 metrekareden küçük konut sahipleri 120 ay vadeli kredi alacak.

Kentsel dönüşüm kapsamında evi yıkılan vatandaşa verilecek kredilerin şartları belli oldu. Konutun metrekaresine göre, vadeler 120, 84 ve 60 ayda değişecek. 100 metrekareden küçük konut sahipleri 120 ay vadeli kredi alacak. Kredilerin geri ödemesi ise inşaat bittiğinde ya da 24 ay sonra başlayacak.Türkiye genelinde afet riski altındaki yaklaşık 6.5 milyon konutun yenilenmesini sağlayacak dönüşüm kapsamında vatandaşa verilecek kredilerin şartları belirlendi. Kredinin vadelerinde ve faiz oranlarında konut büyüklüğü belirleyici olacak. Kredi borcu 120, 84 veya 60 aya yayılacak, faiz oranı da o dönemdeki TEFE ile TÜFE’nin ortalamasına göre hesaplanacak. Geri ödemeler inşaatın bittiği tarihten sonra veya kredi sözleşmesinin imzalanmasından 24 ay sonra başlayacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ‘Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Gelir, Harcama, Kredi ve Kaynak Aktarımı Yönetmeliğini hazırladı ve Maliye Bakanlığı’na gönderdi. Taslağa göre, kredilerin vade süresi ve faiz oranları inşa edilen yeni konutun metrekaresine  göre belirlenecek. Vade farkı o dönemdeki TEFE ile TÜFE’nin ortalamasına göre hesaplanacak.

GÜNCELLEME ORANLARI
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 100 metrekareye kadar olan konutlarda güncellenme oranın sabit kaldığını belirterek, şu bilgileri verdi: “Brüt inşat alanı 101-150 metrekare olan konutlara açılan krediye, kullanma ve geri ödeme dönemi süresince uygulanacak güncellenme oranı yüzde 10 artırılacak. Ayrıca, brüt inşaat alanı 150 metrekareden büyük olan konutlarda da güncelleme oranı yüzde 20 artırılarak uygulanacak.”

KONUT BÜYÜKLÜĞÜNE GÖRE
Bakan Bayraktar, kredinin geri ödeme sürelerinin konutun metrekaresiyle bağlantılı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Brüt inşat alanı 100 metrekareye kadar olan konutlar için 120 ay (10 yıl), 101 ve 150 metrekare konutlar için 84 ay (7 yıl), 150 metrekareden büyük konutlar için de 60 ay (5 yıl) kredi verilecek. Kredi borcu konut büyüklüğü esas alınarak 120, 84 veya 60 aya bölünerek geri ödeme başlangıç taksidi bulunacak.”

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK
Afet riski altında olduğu tespit edilen ve yıkılması kesinleşen bir bina ya da daire için bedeller hesaplanacak.
Örneğin dairenin bedeli 60 bin lira ediyorsa, yapılan dönüşüm sonrasında 90 bin liralık daire verilirse, aradaki 30 bin liralık farkı ev sahibi ödeyecek.
Bu farkı ödeyebilmesi için de kredi imkanlarından yararlanılması sağlanacak.
Eğer bina kaçaksa ya da işgalci konumundaysa enkaz bedelini Bakanlık verecek. Geri kalan daire bedelini işgalci konumundakiler ödeyecek.
Vatandaşa verilen dairenin, eski dairesinden daha ucuz olması durumunda ise, aradaki fark Bakanlık veya İdare tarafından ödenecek. Vatandaşa olan geri ödemenin peşin yapılması planlanıyor.

BANKADAN KREDİ ALANA FAİZ DESTEĞİ VERİLECEK
Bakanlık tarafından sağlanan kredileri kullanmayıp, bankaları tercih edenlere de destek verilecek. Bakanlık sabit bir oran belirleyecek ve bu orana göre ödeme yapılacak. Kredi faiz oranları bankalara göre değişiklik gösterse de, bakanlığın desteği sabit kalacak. Vatandaş ne kadar düşük faizli krediyi seçerse, destekten o derecede yararlanmış olacak. Bakanlık herhangi bir banka önermeyecek.

4 EŞİT TAKSİTE BÖLÜNECEKTaslağa göre kredi kullananlar aylık ödeme vadelerini geçirmemek şartıyla istedikleri sayıda taksiti vadesinden önce ödeyebilecek.
Borçlunun talebi doğrultusunda kalan aylık taksitlerin toplamı bir seferde kapatılabilecek.
Yine talepler doğrultusunda kalan aylık taksitlerin toplamı bir yıl içinde 4 eşit taksite bölünebilecek
Milliyet

"TOKİ Piyasayı Kolluyor"

Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin TOKİ uygulamalarına, oluşturulması planlanan 13 yeni Büyükşehir belediyesine ve AOÇ'a ilişkin düzenlediği basın toplantısında TOKİ konutlarının sosyal konutlar olmadığına dikkat çekildi.
Serhat KORKMAZ/bianet
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) uygulamalarına, oluşturulması planlanan 13 yeni Büyükşehir Belediyeye ve Atatürk Orman Çiftliği'ne (AOÇ) ilişkin bugün saat 11.00'de bir basın toplantısı düzenledi.
Mimarlar Odası Yönetim Kurulu üyesi Bülent Batuman, TOKİ'nin dar gelirlilere yönelik yaptığı konut sayısının az olduğunu söyledi.

Batuman: "TOKİ konutları sosyal konutlar değil"

"Bu konutlar en iyi ihtimalle orta sınıflara yönelik konutlar haline geldi" diyen Batuman, yapılan konutların sosyal konutlar olmadığını dile getirdi.
Avrupa Birliği'nin (AB) bu tür işleri ciddiye aldığını ve sosyal konutlara önem verdiğini belirten Batuman sözlerini şu şekilde sürdürdü: 
"İnsanların konutlar için ödeme yarken piyasadan korunması gerekiyor. TOKİ piyasayı kollayan bir durumda. Ve 15 bin insan taksitlerini ödeyemediği için evleri iade etmiş durumda."
Oluşturulması planlanan 13 Büyükşehir Belediyeye de değinen Batuman "Bu şekilde Büyükşehir Belediyelerin gücü artacak. Tek elde toplanan erkin denetlenebilirliği güçlendirilmeli" dedi. Karakuş: "İl Özel İdareleri işlevini yitirecek"
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş, TOKİ konutlarının yer seçimlerinde sıkıntı olduğunu söyleyerek sözlerine başladı.
Bu duruma örnek olarak Ankara'da sosyal konut için seçilen yerlerin Çankaya gibi verimli arazilerin olduğu yerler değil de Mamak olmasını gösteren Karakuş "Bu durum sosyal ayrışmaya yol açıyor" dedi.
TOKİ konutlarının yapılış şeklinden dolayı komşuluk ilişkilerini de etkilediğini söyleyen Cankuş sözlerine şöyle devam etti:
"Bu şekilde insanlar birbirine yabancılaşıyor. İnsanların hayalleri üzerinde tacirlik yapılmasını doğru bulmuyoruz. TOKİ ile ilgili açıklamaları TOKİ Başkanı yerine, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın yapması da  ilginç."
Batuman gibi, oluşturulması planlanan Büyükşehir Belediyelere de değinen Tezcan "Hükümetin ihtiyaçları üzerinden yapılan bir reform. Kamu yönetimi yapısı değişiyor" dedi.
İl Özel İdareleri'nin giderek işlevsizleşeceğini savunan Tezcan, toplumun ihtiyaçlarına ilişkin bir reform yapılması gerektiğini belirtti.

Hakkan: " Bir bilim kurulu oluşturacağız"

Son olarak, AOÇ'nin bir kısmında yapılması planlanan Başbakanlık kompleksine ilişkin de konuşan Tezcan, Mimarlık Haftası etkinliklerinin AOÇ üzerinden yapılacağını sözlerine ekledi.
Mimarlar Odası Yönetim Kurulu üyesi Ali Hakkan ise oluşturulması planlanan Büyükşehir Belediyeler üzerine akademisyenlerden oluşacak bir bilim kurulunun değerlendirme yapacağını söyledi. (SK/HK)

 

2 Ağustos 2012 Perşembe

Turkcell Kuruçeşme Arena'nın arsasına otel yapılacak

İstanbul Boğazı'nda 17 bin kişilik dev konser ve gösterilere sahne olan Kuruçeşme Arena'nın arsasına otel yapılıyor.
İstanbul Boğazı'nda 17 bin kişilik dev konser ve gösterilere sahne olan Kuruçeşme Arena'nın arsasına otel yapılacak.
Hürriyet'te yer alan habere göre Astaş Holding, 200 metreye yakın Boğaz cephesine sahip 15 bin metrekarelik Kuruçeşme Arena arazisini Asya Motor'dan aldı.
Arazinin bedeli Asya Motor'un isteği üzerine açıklanmazken, satışın "70 milyon lira artı arsa üzerindeki 27 milyon liralık hacizlerin devri" şeklinde gerçekleştiği öğrenildi.
Bodrum Göltürkbükü Cennet Koyu'ndaki projesiyle Mandarin Oriental Hotel Group'u Türkiye'ye getiren Astaş Holding, arenaya yapacağı otel projesinde de Mandarin Oriental Hotel Group ile ortak çalışacak.
Otel 4 yıl içinde hizmete giriyor
Otelin temelinin iki yıl içinde atılması ve 4 yıl içinde hizmete girmesi planlanıyor.
İki yıldır arazi sahipleri Asya Motor ile görüştüklerini söyleyen Astaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Aşcı, araziyi grup bünyesindeki Esta şirketine dahil ettiklerini söyledi.
Bodrum'un ardından Mandarin Oriental Hotel Group'u İstanbul'a taşıdıklarını belirten Aşcı, şunları söyledi:
"Mandarin, 7 yıldır İstanbul'da yer arıyordu. İstanbul için çok istekliydi. Bazı yerleri araştırdık ve Kuruçeşme Arena'nın arazisinin uygun olabileceği fikrine vardık. Burada Mandarin'in standartlarına uygun bir otel projesi yapacağız. Ayrıca Sultanahmet'te de bir otel projesi için çalışma yapıyoruz. İki proje için 500 milyon dolarlık yatırım yapılacak."
Asya Motor Yönetim Kurulu Başkanı Uysal Soysal, satışın yaklaşık 70 milyon lira bedelle yapıldığını ancak arsa üzerinde 27 milyon liralık hacizler bulunduğunu söyledi.
'Biz grup olarak kentsel dönüşüm projeleriyle ilgileniyoruz'Soysal, "Dolayısıyla hacizleriyle birlikte satmış olduk. Bu arsaya otel yatırımı gayet şık olur. Ancak otel işi bizim işimiz değil. O nedenle sattık. Biz grup olarak kentsel dönüşüm projeleriyle ilgileniyoruz. İnşaat sektöründe daha önce Suudi Arabistan'da bir Suudi grupla ortak projeler yaptık, tecrübemiz var" dedi.
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 1986-1989 yılları arasında başkanlığını yapan Tahsin Kaya'ya ait olan arsa 5 kez icradan satışa çıkmış, 2008 yılında Asya Motor tarafından satın alınmıştı.
Halen üzerinde bazı hacizler de bulunan arsa için önceki sahibi Tahsin Kaya, şunları söyledi:
"70 milyon liraya iyi rakam. Bu peşin ve tek sefer de ödenecek. Daha önce arsanın ederiyle ilgili 120 milyon gibi rakamlar konuşuluyordu ve bunlar uçuk rakamlardı. 70 milyon lira bence arsanın değerinde bir rakamdır. Az değil, çünkü orası inşaat metrekaresi az bir arsadır."
'Turkcell 5 yıldır mekanın isim sponsorluğunu üstleniyordu'
Kuruçeşme Arena'yı 2006 yılından bu yana BKM işletirken, Turkcell de 5 yıldır mekanın isim sponsorluğunu üstleniyordu. Her yıl sözleşmesini yenileyen Turkcell'in sponsorluk anlaşması da bu yıl eylül ayında son bulacak. Bir çok dünya starının konserlerine ev sahipliği yapan Kuruçeşme Arena'da bu yıl belirlenen takvimde herhangi bir değişiklik olmazsa son konseri 4 Ekim'de Lenny Kravitz verecek.
soL

TOKİ’yi aklama raporu mu?

AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi ve Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, Samsun’da 13 kişinin ölümüne neden olan sel felaketiyle ilgili hazırladığı raporu MKYK toplantısında Başbakan Erdoğan’a verdi.
AKP’li Yılmaz, dere ıslah çalışmalarının yeterli olmadığı gerekçesiyle TOKİ konutlarında vatandaşların öldüğünü öne sürdü. Bu açıklamaya tepki gösteren Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, “TOKİ özenle korunuyor” dedi.
MKYK’DE SUNDU
AKP’li Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, temmuz ayı başında yaşanan sel afetine ilişkin hazırladığı raporu Başbakan Erdoğan’a sundu. Raporu alarak inceleyen Başbakan Erdoğan’ın, selde mağdur olan vatandaşların yaralarının sarılmaya devam edileceğini söylediği öne sürüldü.
TOKİ’NİN İHMALİ YOK!
Demir’in Başbakan Erdoğan’a sunduğu sel raporunda ihmaller şu şekilde sıralanıyor:
“* Daha önce yapılan dere ıslah çalışmaları sırasında dere yatağının yerinin değiştirilmiş, yeni yapılan kanal kesiti yeterli olmamış, üstü açık planlanan su kanallarının üzerleri kapatılmış, selle gelen malzemeler kanalın ağzını tıkamış ve suyun geçişini engellemiştir.
* Engellenen su, taşkınlara sebep olmuş, binalara ve çevreye zarar vermiştir. Burada yapılan TOKİ’ye ait binaların bodrum katlarında iskan edilen dairelere dolan su can kaybına yol açmıştır.
‘DEREDE ADETA BEND OLUŞMUŞ’
* Yılanlı Dere içinde, DSİ’nin yaptığı sel kapanı ile sel tahribatı olan alan arasında geçmişte çöp döküm alanı olarak, bugün ise toprak döküm sahası olarak kullanılan bölgede de derede adeta bent oluşmuş, bu bendin üzerine kadar su yükselmiş, bendin üzerinden aşan su burada tahribat yapmış ve yırtılmaya sebep olmuştur.
‘ORADA AVM OLMAMALIYDI’
* Selin bir diğer tahribata yol açtığı İncirli (Çanaklı Çeşme) Deresi ise, kenarları dik dar bir dere yatağında bulunmaktadır. Bu dar alanda dere kanala alınmış, yer yer üzeri kapatılmış, yanlardaki dik yamaçlarda kazı yapılarak alan genişletilmiş ve genişletilen alan üzerine maalesef alışveriş merkezi (AVM) kurularak hizmete açılmıştır.
YOĞUN YAĞIŞ ALACAĞI BİLİNİYORDU
* Aslında Samsun ilimiz dönemsel olarak özellikle mayıs-ağustos aylarında yoğun yağış almaktadır. Bunun neticesinde ıslah edilmemiş ya da yatağı değiştirilmiş dereler gelen suyu taşıyamamakta çevreye zarar vererek denize ulaşmaktadır.”
‘TOKİ IRMAK YATAĞINDA’ AKP milletvekilinin hazırladığı raporda dile getirilen ihmaller, daha önce TMMOB tarafından hazırlanan raporlarla kamuoyuna sunulmuş ve felakette ihmali olan kişi ve kurumlar işaret edilmişti. AKP’li Yılmaz’ın raporundan sonra tekrar görüştüğümüz Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı Selami Özçelik, sel felaketindeki ihmal ve hataları bir kez daha sıraladı.
Hazırlanan raporda TOKİ’nin sorumluluğu olmamasını eleştiren Özçelik, dere ıslah çalışmalarının gerektiği gibi yapılmadığını ifade etti. Özçelik, “TOKİ’nin ırmak yatağında olduğu çok açık” dedi.
‘DERE YATAĞI DEĞİŞTİRİLDİ’ Özçelik şunları söyledi: “Sel felaketinden önce Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından ıslah çalışmaları yapılarak dere yatağı değiştirildi. Eski dere yatağına da TOKİ konutları yapıldı. DSİ, ıslah çalışmaları sırasında açık kanal yaptı ancak daha sonra Samsun Büyükşehir Belediyesi bu alanın 120 metrelik kısmını, Karayolları da yol yapımı sırasında yine kanalın belli bir kısmını kapattı. Selle beraber taşan su, derenin eski yatağına yani TOKİ konutlarının olduğu bölgeye gitti ve ölümler yaşandı.”
BELEDİYELER DE SORUMLU “O bölgenin bir yandan Mert Irmağı’nın taşkın sahası diğer yandan da Yılanlı Dere Irmağı’nın dere yatağı olması nedeniyle TOKİ’nin oradaki varlığı kesinlikle kabul edilemez” diyen Özçelik, belediyelerin de ihmalde sorumluluğu olduğunu kaydetti. Özçelik şunları kaydetti: “Ne yazık ki sel sırasında su yatağını bularak TOKİ konutlarında birçok insanın ölümüne neden oldu. Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi, TOKİ buraya konut yapmadan önce bu bölgeyi imara açmıştı. Canik Belediyesinin ısrarıyla da TOKİ buraya konut yaptı. Bu acılardan gerekli dersler çıkarılmalı. Dere yatağına mutlak taşkın yatağı yapılmalı, ıslah çalışmaları gerektiği şekilde yerine getirilmeli, derelerin üstü kapatılmamalı ve ıslah yaptığınız derenin düzenli olarak temizliğini yapmalısınız.”
‘TOKİ ÖZENLE KORUNUYOR’Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu da, hazırlanan raporun, hatayı kabul ettiğini söyledi. Muhcu, “Baş sorumlu TOKİ’dir. Kimi gerçekler dile getiriliyor olsa da, iktidarın biricik kurumu olan TOKİ’nin, sınırsız ve özenle korunduğunu görüyoruz” dedi.Bu raporla dere yatağına bina yapıldığının kabul edildiğini ifade eden Muhcu, “Başbakan Erdoğan ve Bakan Bayraktar’ın bölgeyle ilgili yapılan açıklamaları yalanlamalarına rağmen hata kabul edilmiş oluyor. Doğaya yapılan müdahale, sel riskini davet etmiştir, bu doğru. TOKİ’nin oradaki varlığı da yanlıştır” dedi. Muhcu, “Bu raporda da, TOKİ’ye eleştiri, iktidara eleştiri şeklinde anlaşıldığı ortaya çıkmakta ve buna tahammül edilememektedir” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

‘Kentsel dönüşüm korkusu uykumuzu kaçırıyor’

Ege Mahallesi’nde gecekondu sahiplerini kentsel dönüşüm korkusu sardı. Önceki günlerde ‘yol genişletme’ bahanesi ile 15 gecekondunun yıkılması diğer gecekondu sahiplerinin uykusunu kaçırmaya yetti.
İbrahim Kale
Ege Mahallesi’nde geçtiğimiz hafta, “yol genişletme” gerekçesiyle 15 gecekondunun polis eşliğinde yıkılması, diğer gecekondu sahiplerinde de korku yarattı. Yaşadıkları sorunları gazetemize aktaran gecekondu sahipleri, “Çoğumuz 25-30 yıldır buralarda ikamet ediyoruz. Evlerimizi ha yıktılar ha yıkacaklar korkusu ile yaşıyoruz” dediler. “Devlet elektrik ve suyumuzu bağlamış, yol yapmış. Sürekli tedirgin olan mahalle sakinleri, “Bizlerden sürekli vergi almış, ama şimdi evlerimizi elimizden almaya çalışıyor. Mademki yıkacaklardı baştan niçin izin verdiler”  diye tepki gösterdi.
‘BİZLERİ NİYE ALDATTILAR’
Görme özürlü Hatice Atlı, “Devlet başka ülkenin insanlarına kucak açarken, bizim evlerimizi başımıza yıkmaya çalışıyor” dedi. Atlı devlet yetkililerinin gecekondu sahipleri ile uzlaşarak evlerinin yerine ev vermesini istedi. Atlı, “Elektriğimiz var, suyumuz, yolumuz var. Her yere aboneliğimiz var. Madem ki buralar kaçak yapı ise baştan niçin izin verdiler. Bizleri niye aldattılar”  diye tepki gösterdi.
26 yıldır Ege Mahallesi’nde ikamet ettiğini  söyleyen  Kadriye Canlı ise belediyenin evlerini yıkmak için yüzlerce çevik kuvvet ile adeta çıkarma yaptığını ifade etti. 1996’dan beri evlerinin yıkılmak istendiğini belirten Canlı, “En son üç gün önce evlerimizi yıkarken çevik kuvvet polislerinin hakaretlerine maruz kaldık” dedi. Canlı, “Bizler de buralarda yaşamak istemiyoruz, hakkımızı versinler buralardan gidelim” dedi.
İnşaat İşçisi Nebi Abacı ise ‘87’den beri mahallede ikamet ettiğini, devletin mahallelerine elektrik, doğal gaz, kanalizasyon ve İnternet’e kadar altyapı hizmeti getirdiğini bugün ise evlerini yıkmaya çalıştığını söyledi. Abacı her işe gidiş gelişte evlerinin yıkıma uğrama endişesi taşıdığını ifade etti. “Yandaş medya bizleri terörist olmakla suçluyor” diyen ve bu tutumu kınayan Abacı, oysa kendilerinin barınma haklarına sahip çıktıklarını söyledi.
Abacı, “Devlet hakkımız olanı versin, öyle gaz bombaları atmalarına gerek olmadan evlerimizi kendimiz yıkarız” diye konuştu.
Öğrenci olduğunu söyleyen Alper Çınar ise evlerinin yıkılacak olmasından çok korktuğunu geceleri dışarıda yattıklarını söyledi. Çınar, “Mahallemizde insanlar asgari ücretle çalışıyor. Çoğu işsiz. Devletin bizlere yardım etmesini istiyoruz. Evlerimizin yerine ev versinler” dedi.
(Ankara/EVRENSEL)

ASFALTIN PARASI HALKTAN ALINIYOR
Ege Mahallesi halkı, “kentsel dönüşüm” skandalından sonra bir de “asfalt parası” adı altında ağır faturalarla karşı karşıya kaldı. Evlere gönderilen faturalarda 400- 600 TL borç çıkarılan semt sakinleri, zaten geçinemezken bir de bu faturanın çıkmasından şikayetçi. Mahalleli, “biz nasıl geçineceğiz?” diye soruyor.
Mamak’ın Ege Mahallesi Natoyolu Caddesi’ne 2008 yılında atılan asfaltın faturası, cadde üzerinde oturan halka kesildi. “Deprem vergisini parasını duble yollara harcadık” diyen hükümet, bu sefer de aldığı vergiler yetmiyormuş gibi yaptığı asfaltın parasını ekstra olarak halktan çıkarmaya başladı. Natoyolu’nda her eve 200 ila 600 arasında ihbarname geldi. Vatandaşlar ise “verdiğimiz vergiler nereye gidiyor? Niye ekstra olarak tekrar para isteniyor?” diye soruyorlar. “İhbarname” olarak gönderilen faturanın üzerinde ödenecek miktarın dört taksite bölündüğü ve 2013’e kadar uzadığı, ödenmemesi halinde de faiz işleyeceği ve tapuya şerh konulacağı belirtiliyor. Faturanın tamamının 30 gün içinde ödenmesi halinde de yüzde 25 indirim yapılacağı da ihbarnamede yer alıyor.
Evlerine ihbarname gelen semt sakini Gülüzar Şimşek Gündoğan, 8 yıldır burada oturduğunu, şimdi 2008’de atılan asfaltın parasının kendilerinden istendiğini ifade etti. Devlete, bu hizmetleri vermesi için vergi verdiklerini hatırlatan Gündoğan, “Bizden niye ekstra olarak, asfalt parasını alıyorlar?” diye sordu. İki çocuğu olduğunu onları emekli maaşıyla okuttuğunu belirten Gülizar Şimşek Gündoğan, “Onların okul masraflarını nasıl karşılayacağımı düşünürken şimdi bir de bu dert çıktı. Neyimiz var da ne istiyorlar.Yakında masamızdaki ekmeğe de göz dikecekler” dedi.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Boğaz'da 'miras' heyecanı

Boğaziçi'nin UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'ne girmesi için harekete geçildi. Altı aydır tarihi eser envanteri çıkarılıyor.

İSTANBUL - Boğaziçi, Dünya Miras Listesi’ne aday oldu. Sarıyer Belediyesi, Boğaziçi’nin UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Listesi’ne alınmasını isteyerek Kültür ve Turzim Bakanlığı’na başvurdu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü altı aydır Boğaziçi’nde envanter çalışmalarını sürdürüyor. Köşk, çeşme, köprü, kule, sarnıç gibi çok sayıda taşınmaz kültür varlığı tespit edildi. Beşiktaş ’ta 808, Sarıyer’de 1642, Üsküdar’da 1586, Beykoz’da 1069 toplam 4 bin 105 eserin envanter tespiti yapıldı. 
Bir alanın Dünya Miras Listesi’ne dahil edilebilmesi için UNESCO Dünya Miras Komitesi tarafından belirlenen altı kültürel ve dört doğal kriterden en az birini karşılaması gerekiyor. 

Kriterlere uyuyor 
‘Üstün doğal görüngelere veya eşsiz doğal güzelliklere ve estetik öneme sahip alanları içermesi’ ve ‘Özellikle geri dönülmez bir değişimin etkisi altında hassaslaşmış olan çevre ile insan etkileşiminin veya bir kültürün temsilcisi olan, geleneksel insan yerleşimi, arazi kullanımı veya deniz kullanımının istisnai bir örneği olması’ gibi kriterlerin çoğuna Boğaziçi uyuyor. 
İstanbul Valiliği, İstanbul Koruma Kurulları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Üsküdar, Beykoz, Beşiktaş ve Sarıyer ilçe belediyelerinden destek istendi. Her ilçe belediyesi kendi sınırları içindeki kültür ve doğal güzellikleri başvuru formuna kaydederek bakanlığa bildiriyor. 
İstanbul bünyesinde bulunan toplam 4 bin 679 mimari yapıdan 52’si cami, 213’ü çeşme, dokuzu hamam, 36’sı kilise, 80’i koru, 35’i köşk, dördü saray, 45’i sarnıç, 3 bin 940’ı sivil mimari örneği, beşi türbe, 260’ı da yalı. Tek tek Boğaziçi öngörünüm alanında kalan eserlerin enlem, boylam, adresleri, tarihi özellikleri ve fotoğrafları kayıt altına alındı. Toplanan bilgiler UNESCO Dünya Miras Listesi Komitesi’ne gönderilecek. Komitenin, Boğaziçi’ni önce geçici listeye sonra da daimi listeye alması bekleniyor. 
Farklı koruma 
Boğaziçi’nin listeye girmesi bu alanda yeni bir koruma imar planları yapılmasına ve bu planların UNESCO kriterleri doğrultusunda denetlenmesine sebep olacak. İstanbul Tarihi Yarımada, 1985’te lis dört ana bölüm olarak dahil edilmişti. Bunlar Arkeolojik Park, Süleymaniye Koruma Alan, Zeyrek Koruma Alanı ve Tarihi Surlar Koruma Alanı. UNESCO, tarihi alanlara gelişigüzel müdahaleler yapılması ve koruma kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle İstanbul ’u Dünya Mirası Listesi’nden çıkarmakla tehdit etmişti. 
Dünya Miras Listesi’nde Türkiye ’den tarihi ve arkeolojik önemde 12 bölge var.

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var