18 Nisan 2014 Cuma

Tahliye Taahhüdü Nerede Yapılır?

Tahliye Taahhüdü Nerede Yapılır?



Tahliye taahhüdünün noterde düzenlenmesi zorunlu değildir. Adi yazılı tahliye taahhütnamesi de olabilir.
Peki ozaman noterde düzenlenmesinin sebebi nedir?
Avantajı şudur:  İmza inkarının olamamasıdır. İmzaya itirazın yanında tarihe itirazı da engeller..
Burada önemli ve dikkat edilmesi gereken özellik şudur:
Adi yazılı tahliye taahhütnamesi ancak sözleşme uyarınca kira ilişkisi devam ederken ( kiracı gayrimenkulü kullanırken) imzalanmış ise, geçerlidir. Aksi takdir de bir geçerliliği yoktur.
Yargıtay kararı: 'Davalının kiralananda otururken verdiği tahliye taahhüdü serbest irade mahsulü olduğundan geçerlidir.'
Kira kontratının yenilendiğini, uzatıldığını taahhütname tarihinden sonraki tarihli aynı kuvvetteki yazılı bir belge ile kiracının ispatlaması gerekir.

Noterde düzenlenmiş taahhütnamesinde kiracının tarihe ve imzaya itirazı geçersizdir. Kiralayan ile gayrimenkul sahibi arasındaki ilişkinin niteliği ile tahliye davasının bir bağlantısı da yoktur. Tahliye davası kira sözleşmesine göre açılacak bir davadır. Kiralayanın kim olduğu önemli değildir. Kiralamak için hak sahibi olması yeterlidir.
Dava söz konusu olduğunda; kiralayanın gayrimenkul sahibi olup olmadığı, bu nedenle dava takip yetkisinin dolayısıyla tahliye davasında taraf sıfatının bulunmadığı itirazı dinlenmez.

Kaldı ki kiralayanın kira sözleşmesi yapıldığı tartihte, yetkisi olmadığı görülse bile sonradan malik tarafından bu yetki ve izin verilebilir. Sonuç olarak gayrimenkul sahibi ile kiralayan arasındaki ilişki, kiralayan ile kiracı arasındaki ilişki sözleşme hukuku ilkesi olarak birbirinden bağımsız ve ayrıdır.

Kiracıya muaccel kira borcunun ödenmesi ihtar örneği

Yeni Kanuna göre muacceliyet şartı kira sözleşmelerinde uygulanacak mı?
MADDE 2 - (1) Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.
Muacceliyet hususu kamu düzeni yahut genel ahlak kuallarına girer mi?

TÜRK BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN


MADDE 3 - (1) Türk Borçlar Kanunu hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, daha önce gerçekleşmiş olsalar bile, içerikleri tarafların iradeleri gözetilmeksizin doğrudan doğruya kanunla belirlenmiş işlem ve ilişkilere uygulanır.

6098Sayılı TBK
IV. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı

MADDE 346- Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Muacceliyet şartının geçersizliği kanunda düzenlenmiş ve tarafların iradesine bırakılmamış.Yani şart geçersiz ancak bu noktada kira sözleşmesinin işyeri kirası olup olmadığı, kiracının niteliği de önemli. Zira bu kapsamda değilse şart geçerli.


6098Sayılı TBK

Geçici Madde 2

Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.





Kiracıya muaccel kira borcunun ödenmesi ihtar örneği

......................NOTERLİĞİ’NE

KEŞİDECİ :
VEKİLLERİ :

MUHATAP :

KONU : Muaccel kira borcunun ödenmesi ihtarı

A Ç I K L A M A :
1- Sayın muhatap, mülkiyeti müvekkile ait yukarıda adresiniz olarak gösterilen yerdeki taşınmazı / / başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak kiracı sıfatı ile kullanmaktasınız Kira sözleşmesi 1 yıllık olup bu dönemin aylık kirası 1 000 -TL’dır
2- Yazılı sözleşmeye göre aylık kiralar her ayın birinde net ve peşin olarak ödenmesi gerekmektedir Ancak sözleşme hükmüne aykırı olarak bugüne kadar aylık kiraları çoğunlukla gününde ödememektesiniz Müvekkilin şifahi uyarılarına rağmen sözleşmeye aykırılık oluşturan bu tutumunuz devam etmektedir Bugün itibarıyla  Ağustos  16... ayı kira bedeli de halen ödenmemiş bulunmaktadır
3- Sözleşmenin özel şartlar bölümünde aylık kiraların herhangi birinin gününde ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar olan tüm kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır Buna göre dönem sonuna kadar olan aylık kiraların tamamı muaccel olduğundan 5 000 -TL ödemeniz gerekmektedir
Sayın muhatap, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde 5 000 -TL muaccel kira borcunuzu 01/ 08/ 20... tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte ödemenizi; aksi halde temerrüt koşulları oluşacağından akdin feshi ve mecurun tahliyesi için aleyhinize dava açılacağını, birikmiş kira alacaklarının tahsili için de icra takibi başlatılacağını, bu uğurda yapılacak tüm giderler ile avukatlık ücretlerinin de tarafınıza ait olacağını ihtar ederiz
Sayın Noter, üç nüshadan ibaret işbu ihtarnamenin birer nüshasının muhatap kısmında isim ve adresleri gösterilen kiracılara ayrı ayrı tebliğini, bir nüshasının dairenizde saklanmasını, tebliğ şerhi verilecek diğer nüshasının ise tarafımıza verilmesini talep ederiz / /

Allah Aşkına İtiraz Edin!

Televizyonla pek aram yok; onun için Leyla ve Mecnun dizisinin çevresinde oluşan efsane hakkında pek fikrim de yok. Ancak hal böyleyken bile birçok insandan duymuş, dizinin parçalarını internetten seyretmiş ve hatta seyrettirilmiş, bulundum.

Onur Ünlü'nün komediye, absürt komediye meyline ve bu konudaki başarısına aşinayım. Sinema derseniz "Polis" var, "Güneşin Oğlu" var zaten yakın geçmişte. Ve her şeyden öte "Sen Aydınlatırsın Geceyi" gibi bir inci var elimizde.
Geçen yıl izlediğimiz ve Ünlü'nün -bir hayli haklı sebeplerle- gösterime sokmadığı şiir gibi bir film. Ki kendisi Ah Muhsin Ünlü mahlasıyla şiirler de yazmış bir şair aynı zamanda. Tüm bunlar bir araya gelince Onur Ünlü'den seyirciyi kahkahaya boğacak bir polisiye beklemek ve beklentimizin karşılığını almak çok da şaşırtıcı değil aslında.
"İtirazım Var" bir komedi dediğimiz gibi. Bir cinayet ekseninde gelişen polisiye bir komedi.
Ülkenin durumuna bakarsak kahramanı bir imam olan bir polisiye düşünmek zaten absürt. Bir de filmde yaşananlar eklenince üstüne, iki saat boyunca soluksuzca gülüyor insan.
Tuhaf imamımız Selman Bulut kendi halinde münzevi bir adamcağızken camisinde işlenen, üstelik tanığı da olduğu bir cinayetin gizemine dair bitmeyen bir koşuşturmaca başlar ve seyirci hem bu tuhaf olaylar zincirine tanık olur hem de "bu kadar da olmaz" diyerek güler de güler...
Filmin kısa özeti bu aslında. Ancak bu olan biten değil de imam Selman çeker ilgimizi daha çok. Hem siyaset bilimi hem antropoloji okumuş, neden antropoloji diye sorulunca "tek tanrılı dinlere olan inancımı sağlamlaştırmaya ihtiyacım vardı" diyen bir imamdır Selman. Saz çalar, Alevi deyişleri söyler, kitaplıklar dolusu kitabı, kızıyla bırakın bir imamı herhangi standart bir babadan bile fersah fersah ötede bir ilişkisi vardır. Bunlar yetmezmiş gibi bir de hem kalıplaşmış, çoğu yanlış bilgiden ibaret dini düşüncelere hem de dinin günümüzdeki sömürülüş biçimine karşı duran, bunları açıkça söylemekten çekinmeyen bir imamdır Selman. Fakat bu kendini okumaya, düşünmeye, iyiliğe, güzelliğe vermiş hali hem bu cinayet hikâyesinde kurban seçilmesine hem de başına gelenleri anlamasında zorlanmasına sebep olur. Neler oluyormuş da benim haberim yokmuş diye serzenişte bulunan Selman yine tam da bu bilgisi ve içgörüsü sayesinde yaşananların düğümünü çözmeye, cinayeti ve üzerindeki karanlığı aydınlatmaya herkesten daha yakın durandır aslında.
Katil kimmiş, olaylar nasıl çözülmüş burada yazmayacağız elbette. O siz seyirciye düşen görev; izleyip hem bunu öğrenecek hem de güleceksiniz.
Şunları söylesek bize yeter sanırım: İtirazım Var sinemasal anlamda Sen Aydınlatırsın Geceyi'den aşağıda kalsa da, sonlara doğru aceleye mi gelmiş acaba dedirten kurgu ve senaryo hatalarına düşebilse de, içinden geçtiğimiz bu süreçte söyledikleriyle, bazen alttan alta bazen de hiç sözünü sakınmadan yaptığı eleştirilerle illa ki görülmeye değer bir film.
Tefeci olmak, hırsız olmak, katil olmak kolay. Bu olduğunuz şeyleri güç ile, mevki ile, din gibi yumuşak karnımız olan şeyler ile örtmek de kolay. Bunu zaten öğrendik bu ülkede yaşayarak, öğretildi hepimize. Zor olan imam Selman gibi kalabilmek, kolaya kaçmadan yaşamak, Onur Ünlü gibi Selman diye bir imam karakteri yazmak, onun ağzından bu çürümüş düzene lanet okutmak, Gezi'de yiten canlarımızı filmine koymak, birilerinin canını sıkacağını bile bile bir imama rakı içirtmek, banka müdürleri göndermesi yapmak, başka sebeplerden taş atan çocukları gösterince aslında başka sebeplerden taş atan çocukları hatırlatabilmek, dönen çarkların içine hapsolmuşken dönen çarklara "itirazım var" diye haykırabilmek... Ve ben daha bu yazıyı yazıp bitiremeden filme gelen +18 yaş sınırını, bir çeşit sansür dayatmasını göze alarak yapmak bunları. Küfürse küfür! Hangimizin ağzından dökülmüyor küfürler böylesi bir ülkede yaşarken, tutsak da kendimizi? Ki zaten izleyince göreceksiniz; sorun küfür değil. Sorun sorunun kendisi, sorun çarkın dişleri, sorun o çarkı döndürenlerde.
Ezcümle diyoruz ki; İtirazım Var, günahıyla sevabıyla iyi bir film, Serkan Keskin, imam Selman rolüyle harikalar yaratıyor, insan izleyince gülüyor, güldükçe düşünüyor, düşündükçe anlıyor halimizi ahfadımızı.
Siz de izleyin katilin suçsuz, ölenin suçlu olduğu bu tuhaf hikayeyi; hep birlikte itiraz edelim bu düzene. İtirazım Var, İstanbul Film Festivali'nin hemen ardından, 18 Nisan'dan itibaren Başka Sinema salonlarında.

Kirayla Aşk Olmaz


Bugün vizyona giren "Kiralık Aşık" (Fading Gigolo) festival ve vizyon yoğunluğundan dolayı gözden kaçacak gibi duran ama pas geçmemek gereken bir John Turturro  - Woody Allen işbirliği.
John Turturro'nun hem yazıp hem yönettiği ve başrolünü Woody Allen'la paylaştığı bu komedi aslında biraz da Turturro'nun ustası Allen'a saygı duruşu niteliğinde düşünülebilir.
Brooklyn sokakları, fonda sürekli çalan caz müziği, kadınlar ve hiç susmayan bir Woody Allen.
Tanıdık geldi değil mi? Bu aslında ustanın çok alışılmış alametifarikası. Dükkanını parasal sıkıntılar yüzünden kapatmak zorunda kalan Murray (Allen) yakın arkadaşı ve kader ortağı Fiorovante (Turturro) ile kafa kafaya verip bu sıkıntıdan nasıl kurtulacaklarını düşünürken karşılarına hiç akıllarına gelmeyecek bir fırsat çıkar ve onlar da neden olmasın diyerek işe koyulur. Zengin ve güzel ama yaşadıkları hayattan sıkılan iki kadın (Sharon Stone ve Sofia Vergara) macera aramaya karar verip içlerinden biri bunu Murrey'e aktarınca başlayan olaylar sıradışı bir muhabbet tellalı ve bir jigolo yaratır. Bu topluluğa, başta gönülsüz de olsa katılan, saygın bir hahamın dul eşi de (Vanessa Paradis) eklenince işler çığırından çıkar; para karşılığı yaşanan aşkla gerçek aşk yer değiştirir, kızgın Musevi din adamları devreye girer, mahalle karışır, kahramanlarımız da çıkmaza düşer.
Uzun yıllardır hem oyunculuğunu takdir ettiğimiz hem de yönetmen olarak kendini kanıtlamış John Turturro sıradışı ama inandırıcı bir jigolo portresi çizerken sanki Woody Allen'e özel yazılmış gibi duran diyaloglarla seyirciyi güldürmeyi başarıyor. Allen ve Turturro'nun dışında Sharon Stone, Vanessa Paradis, Liv Schreiber gibi başarılı oyuncuların da perdede gözüktüğü Kiralık Aşık hem Allenvari mizahı hem de kadın-erkek ilişkileri ve aşka dair söyledikleriyle yüzünüzü güldürüp içinizi ısıtacak.

TOKİ'de tape operasyonu

 

AKP iktidarı döneminde, kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde kamunun önemli birimlerinden biri haline dönüşen TOKİ'nin başkaznı görevden alındı. Yerel seçimden önce İnternet'e düşen ses kayıtlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın fırça attığı iddia edilen TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel, Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile görevden alındı. Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Mehmet Ergün Turan atandı.
MEHMET ERGÜN TURAN KİMDİR?

Mehmet Ergün Turan, 1967 yılında Bakırköy’de doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. 1999-2004 ve 2009 Yerel Seçimlerine Güngören ilçesinden İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliğine seçilen Turan, Güngören Belediyesi Teknik Başkan Yardımcılığı, İBB İmar Komisyon Üyeliği ve Başkanlığı, İBB Encümen Üyeliği, İBB Meclis 2.Başkan Vekilliği yaptı. 2009 yerel seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP Grup Başkan Vekilliği görevini yürüttü.
DİĞER ATAMA KARARLARI

Başbakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarındaki atama kararları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, Toplu Konut İdaresi Başkanı Ahmet Haluk Karabel başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınırken, onun yerine ise Mehmet Ergün Turan getirildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında da Müsteşar Yardımcılığına Mustafa Karaman, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Temindar Aytekin, Kadının Statüsü Genel Müdür Yardımcılıklarına Gülser Ustaoğlu ve Hülya Yavuz, Denetim Hizmetleri Başkanlığına İsmail Yüksektepe ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına Mustafa Okur getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında da Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Ömer Koca atandı. (ANKA)

O SES KAZYDINDA NE VARDI?
Başçalan adlı Youtube hesabı Recep Tayyip Erdoğan ile TOKİ Başkanı Haluk Karlıbel arasında geçtiği iddia edilen bir ses kaydı yayımlamıştı. Ses kaydında Erdoğan, kendisinden habersiz satılan değerli bir arsa için öfkeleniyor, TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel'i fırçalıyor ve satışın iptal edilmesini istiyordu.

www.evrensel.net

Ormanları talan kararı Resmi Gazete'de yayımlandı

Ormanlık alanları petrol boru hatları, enerji santralları, petrol ve doğalgaz aramaları gibi işletmelere açan yönetmelik Resmi Gazete yayımlandı.

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Orman Kanunu'nun 16, 17 ve 18. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ile, ormanlık alanlarda enerji üretim santralleri, petrol ve doğalgaz boru hattı, petrol ve doğalgaz arama tesislerinin kurulmasına izin verilmesinin önü açıldı.

Yönetmelik hükümlerine göre ormanlık alanlarda ayrıca, haberleşme tesisleri, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesisler ile eğitim ve spor tesislerine, yol, liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu, teleferik hattı, tünel gibi ulaşım tesislerine  izin verilebilecek.

Ayrıca, özel yükseköğretim kurumları dışında, yükseköğretim kurumlarının eğitim ve araştırma amaçlı tesislerine ve izin verilen bu alan içinde izin sahibi yükseköğretim kurumuna veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne yurt yapılması için izin verilebilecek.

Bunların yanında, ormanlık alanlar içinde, balık üretim tesislerine, odun kömürü gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocaklara, define aramasına, arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına da izin verilebilecek. Buna karşılık, arkeolojik kazı ve restorasyon yapılması için yalnızca Kültür ve Turizm Bakanlığı izin verebilecek.

Ormanlık alanlarda kurulmasına izin verilen tesislerin kontrol ve denetimleri de "serbest yeminli ormancılık büroları"na yaptırılacağı hüküm altına alınan yönetmelikte şöyle deniliyor:

"Ancak su isale hattı, baraj, gölet, doğalgaz boru hattı, petrol boru hattı, elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonu, enerji nakil hattı, yol, telefon iletim hattı izinlerinde saha kontrolleri yatırım tamamlanıncaya kadar her yıl, yatırımın tamamlanmasını takiben sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda yapılır."

Ormanlık alanlarda kurulmasına izin verilen tesislerde patlayıcı madde depolanması halinde çevre güvenlik alanları için yer üstünde de emniyet sahasına izin verilebileceği de belirtilen yönetmelikte, "Ormanlık alanda olmayan yer üstündeki patlayıcı madde depolarına çevre güvenlik alanı için izin verilebilir. Ormanlık alanda yer üstünde patlayıcı madde deposuna izin verilmez" deniliyor. 

www.evrensel.net

17 Nisan 2014 Perşembe

Brezilya:Bu kupa kimin için?

Brezilya'da gecekondulara Dünya Kupası işgali


Copa pra quem?
Brezilyalı emekçilerin, yoksulların, gençlerin geçtiğimiz hazirandan bu yana en çok sorduğu soru bu, yani, “Bu kupa kimin için?”
Haziran 2014’te Brezilya’da gerçekleştirilecek FIFA 2014 Dünya Kupası organizasyonu kamu hizmetlerindeki yetersizlik ve gittikçe derinleşen gelir uçurumu ortadayken, bütçeden Kupa’ya ayrılan milyon dolarların ortaya çıkmasıyla birlikte halkın tepkisinin de merkezinde.
Gezi direnişi ile aynı günlerde, haziran 2013’te toplu taşıma ücretleri gibi başka temel taleplerin yanı sıra dile getirilen kupa tepkisi zaman zaman yine yükseliyor.
Kupa ve 2016 Olimpiyatları için hızlandırılan “kentsel dönüşüm” planları “favela” denilen en yoksul gecekondu mahallelerine yönelik polis baskınları, tahliyeler ve binlerce yoksulun evsiz kalması gibi sonuçlarla devam ediyor.

MAHALLEYE ORDU BASKINI

Bir başka baskın da geçtiğimiz hafta Kupa organizasyonunun merkezi olan turistik kent Rio de Janeiro’da gerçekleştirildi. Rio’nun en büyük gecekondu bölgesi olan Complexo do Mare, bizzat Brezilya silahlı kuvvetlerine bağlı özel bir tim tarafından işgal edildi! Bölgede 15 ayrı favelada 130 bin yoksul Brezilyalı yaşıyor. Askerlerin burada 31 Haziran'a kadar “güvenlik” gerekçesi ile kalacağı söyleniyor. İşgalin gerekçesi Dünya Kupası maç ve etkinlikleri boyunca “toplumsal huzuru” sağlamak!
La Mare favelası haziran ayında milyonlarca Brezilyalının sokakları doldurarak yaptığı eylemlerin hemen ardından özel polis timlerince basılmış ve 16 ve 42 arası değişen yaşlarda 10 kişi polis tarafından vurularak öldürülmüştü. Yetkililer o  zaman “üç masum ölüm” olduğunu açıklayarak diğer 7 kişi için bir anlamda “hak ettiler” demişlerdi!
Belli ki Brezilya polisi de “destan yazmak”ta pek maharetli...

KUPA ÖNCESİ GERİLİM ARTIYOR

Brezilya’da askeri diktatörlüğün kuruluşunun (1964-1985) 50. yılı nedeniyle protestolar, diktatörlüğü lanetleme eylemleri yapılırken ordunun Dünya Kupası gerekçesiyle yoksul ve çoğunlukla siyah Brezilyalıların yaşadığı mahallelere operasyonlarını artırması dikkat çekiyor. Complexo do Maré’ye 2 bin askerin, helikopterler ve 17 zırhlı araçla ile operasyon düzenlemesi toplumsal gerilimi arttıracak gibi görünüyor.  
Bu operasyonun bir başka özelliği ise federal hükümet, ordu ve yerel yönetimin ortak kararı olması.
118 kişinin gözaltına alındığı operasyon için gerekçeler ise yıllardır değişmiyor: Genel olarak suç örgütleri ve uyuşturucu çeteleri. Öte yandan operasyon sırasında çıkan çatışmalarda mahalleli bir gencin de silahla vuralarak yaralandığı belirtiliyor.
Bu arada La Mare’nin bulunduğu bölge üç ayrı anayolla Antonio Carlos Jobim Uluslararası Havalimanına, yani Dünya Kupası için binlerce turistin ülkeye giriş yapacağı yere bağlanıyormuş meğer, bu yüzden burada yaşayan yoksul Brezilyalılar, Dünya Kupası organizasyonu için potansiyel tehlike olarak değerlendiriliyorlar.
“Suçu önleme” iddiasıyla yıllardır favela baskınları yapan özel polis timlerinin kendi işledikleri suçların dosyası da kabarık. Bugün işi ordu üstlenmiş olsa da normalde favelalara baskınla görevi polis ekipleri Özel Operasyon Taburu (BOPE). 2007 yılında yine el BOPE, Panamerikan Oyunları gerekçesiyle bu kez Complexo do Alemáo isimli mahalleyi basmış, geride 43 ölü ve 81 yaralı bırakmıştı.


DÜNYA KUPASI İÇİN ÖZEL SİLAHLI TİMLER

Öte yandan geçtiğimiz Aralık ayında Savunma Bakanlığı kararnamesi ile Dünya Kupası ve yine Brezilya’da düzenlenecek 2016 Olimpiyatları’nda görevlendirilmek üzere özel silahlı güçler oluşturulması kararı alındı. Barış/Huzur Gücü isimli bu özel timlerin generali olan Ronaldo Escoto, “Devletin varlığını yeniden yerleştireceğiz” diyerek demokrasiyi huzursuz edecek bir açıklama yapmıştı.
Şunu da hatırlatmakta fayda var. Brezilya’da polis, Silahlı Kuvvetlere bağlı. Sadece bu bile üzerinden kaç yıl geçerse geçsin askeri devlet yapılanmasının hala yaşadığının en önemli kanıtlarından biri.
En baştaki soruya geri dönersek, bu kupa kimin için?
Brezilya’nın kupa kazanabilmesinin neredeyse tek garantisi olan siyah yoksullar için olmadığı ortada.

www.evrensel.net
Elif Görgü

Danıştay'dan bir ilk: Altın madeni ÇED'siz olmaz



İzmir Karşıyaka’da kent merkezine 5-6 km uzaklıkta bulunan Yamanlar  Arapdağı’nda işletilmek istenen altın madenine Danıştay’dan ‘dur’ kararı çıktı. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu olmadan madenin aldığı izinlerin geçerli olamayacağına karar verdi. Böylece İzmir 2. İdare Mahkemesinin aynı yöndeki kararını onayladı. Karar, ÇED düzenlemelerinin madencilik mevzuatından üstün tutulması anlamında bir ilk.
KENTİN GÖBEĞİNE ALTIN MADENİ

Doğançay Mahallesine 2 kilometre, Sancaklı köyüne 1 kilometre uzaklıkta olan, Karşıyaka’nın en önemli toplu konut alanlarının ise tam karşısındaki tepede bulunan altın madeni, neredeyse kentin göbeğinde yer alıyordu. Metro A.Ş şirketi tarafından işletilmek istenen altın madenine işletme ruhsatı ve izni veren Enerji Bakanlığı'na karşı Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) dava açmıştı. İzmir 2. İdare Mahkemesi işletme ruhsatı ve izninin iptaline karar vermiş; kararda ÇED raporu düzenlenmeden verilen işletme ruhsatı ve işletme izninin hukuka aykırı olduğu tespit edilmişti. Enerji Bakanlığı’nın bu kararı temyiz etmesinin ardından dosyayı inceleyen Danıştay 8. Dairesi; İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin kararının usul ve kanunu uygun olduğunu belirterek, Bakanlığın temyiz talebini reddetti. Danıştay, izinlerin iptalinin yanı sıra, altın madenleri ve ÇED süreçleriyle ilgili önemli bir karara imza atmış oldu.
BU KARAR BİR İLK

EGEÇEP adına davayı yürüten hukukçulardan Av. Arif Ali Cangı, mahkemenin kararında; ÇED düzenlemelerini madencilik mevzuatından üstün tuttuğunu belirterek, “Karar bu yönüyle ilktir. Kazdağları, Kozak Yaylası ve diğer yörelerdeki ‘altın’ için yapılan saldırılar bu kararla baştan engellenebilir” dedi. Bakanlığın sadece karar düzeltme talep edeceğini, oradan da sonuç alamayacağını düşünen Cangı, bu süreçten sonra kararın kesinleşmesi halinde maden işletme ruhsatından önce ÇED zorunluluğu yönünde  mevzuat değişikliğine gidilebileceğini belirtti.
KARŞIYAKALI SAHİP ÇIKARSA

Cangı, “Termik Santrallere ilişkin lisans yönetmeliğini de böyle değiştirtmiştik” diye konuştu. Maden yönetmeliğine göre ÇED süreci ve ruhsat sürecinin ayrı yürüdüğünü aktaran Cangı, “Bakanlığın vermiş olduğu ruhsat ve işletme iznini ÇED'e bağlayan bir karar bu. Hiçbir mahkemeden almamıştık böyle bir kararı. O yüzden önemli bir karar bu. Karşıyakalılar sahip çıkarsa Arapdağı’nda altın madeni işi bitmiş demektir” diye konuştu.
ÇEVRE BİR İNSAN HAKKIDIR

METRO Turizm'in de sahibi olan Metro A.Ş'nin Karşıyaka'da işletmek istediği altın madeni ruhsat süreci ile ilgili gelişmeler olayın ilginç bağlantılara uzandığını ortaya koymuştu. Şirketin sahibi Galip Öztürk hakkında açılan davada ortaya çıkan ses kayıtları İzmir’deki altın madeni konusunda, İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar'ın devreye girdiğine işaret etmişti. Maden ruhsatı için Ağar'a ricada bulunan Galip Öztürk'e Ağar'ın “İzmir Valisi ile konuşurum” demesinden 1 ay sonra 3 Aralık 2010’da madene ruhsat verilmişti.
EGEÇEP, İzmir 2. İdare Mahkemesinin kararından  sonra yaptığı açıklamada, madenlerin kazanılmış hakkının, halkın katılımı ve bilgi edinme hakkı ile vücut bulan çevre hakkı karşısında hükümsüz kaldığını belirterek, "Böylece sermayenin tüm seferberliğine rağmen çevre hakkının bir insan hakkı olarak her şeyden üstün tutulması gerekliliği mahkeme kararıyla bir kez daha tescillenmiştir. Karşıyaka’nın yanı başındaki Arapdağı altın madeni sahası, kent ormanı yapılsın!” demişti.
Özer AKDEMİR
İzmir

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var