12 Kasım 2012 Pazartesi

İdam savunulamaz

BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN İDAM SÖYLEMİ TEPKİ TOPLADI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, son olarak yurtdışı ziyaretleri sırasında ve sonrasında yeniden gündeme getirdiği idam vurgusu hukukçuların ve insan hakları savunucularının tepkisini çekti. Avrupa’da olmasa da, ABD, Çin, Rusya ve Japonya’da idamın olduğunu belirten Erdoğan, “Siyasi suçlarla ilgili olarak değil ama terör ve ölüme sebebiyet verme kapsamında idamı tartışmak elbette mümkün olabilir” diye konuşmuştu. Başbakan’ın bu sözlerini Evrensel’e değerlendiren insan hakları savunucuları ve hukukçular, çağdaş demokrasilerde böyle bir yaklaşımın savunulamayacağını vurguladı.
PEKDAŞ: SINIRI NEREDE ÇİZİLECEK?
Görüşlerine bavşurduğumuz İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, “İdam cezasının çağdaş hukuk devletinde yeri yoktur. Dünya ceza hukuku bir değer yaratmıştır. İdam cezası uygulandıktan sonra bunun geri dönüşü yoktur. Geri dönüşü olmaması sebebiyle uzun yıllar yapılan tartışmalar sonucu kaldırılmıştır. Dünyada da kaldırılıyor” dedi. Cezanın sadece öç alma duygusuyla verilemeyeceğini belirten Pekdaş, idam cezasının kaldırılmasının adil yargılanma hakkı için yaratılmış bir değer olduğunu dile getirerek, “Şimdi bunu geriye götürecek tartışmalar doğru değil. Bazı şeyler tartışmaya açılamaz, halkoyuna da sunamazsınız. Hukuk devletinde yapılması gereken bir tartışma değil bu” dedi.
İdam cezasının Türkiye’de hep siyasi suçlarda uygulandığını hatırlatan İzmir Barosu Başkanı, şöyle devam etti: “Başbakan, ‘Siyasi değil terör suçlarında uygulanacak’ diyor. Ne kadarı siyasi ne kadarı terör, bunun sınırı nerede çizilecek? Siyasi görüşlerini açıklayanlara da terörist deniliyor bu ülkede.”
YANGINA KÖRÜKLE GİDİYOR
Prof. Dr. Gençay Gürsoy ise, “ölümün ucuzladığı, kin nefret söylemlerinin arttığı, açlık grevlerinin kritik bir durumda olduğu bu dönemde başbakanın idamı gündeme getirmesi yangına körükle gitmektir” dedi. Başbakanın bazı hesaplarının olduğunu kaydeden Gürsoy, “Başbakan seçime giden yolda oy devşirmeye çalışıyor. İdamın uygulandığı ülkelerden bahsediyor” şeklinde konuştu.
HUKUKSAL DAYANAĞI YOKTUR
Başbakanın yürüttüğü idam tartışmasını doğru bulmadığını belirten Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, idam cezasına dünyanın neresinde olursa olsun kesin bir şekilde karşı olduklarını ifade etti. İdam cezasının Türkiye’de yıllarca uygulandığını ve daha sonra da tamamen kaldırıldığının altını çizen Elçi, “Tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerde de hem savaş halinde hem de barış zamanında idam yasaklanmıştır. Başbakan bunları biliyor, en azından bilmesi gerekiyor. Dolayısıyla başbakanın yürüttüğü idam tartışmasının hiçbir hukuksal dayanağı yoktur” dedi. Bu tartışmanın iç siyasete yönelik bir mülahaza olduğunu belirten Elçi, “Sanırım başbakan yaklaşan seçimleri gözetiyor. Ancak giderek tansiyonun yükseldiği bir ortamda başbakanın idamdan bahsetmesi sosyal barışa zarar veren bir durumdadır” diye konuştu.
NEFRET SÖYLEMLERİ
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu da, Başbakan’ın idam söylemleri için, “Amacı idamı geri getirmek değil muhafazakar milliyetçi kesimlerden Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy alabilmektir” dedi. Erdoğan’ın nefret söylemleriyle siyasi çıkışlarda bulunduğunu ifade eden Bekaroğlu, idamın getirileceğini düşünmediğini söyledi.
MAZLUMDER: AMAÇ HUKUKİ DEĞİL POLİTİK
MAZLUMDER Genel Başkanı Faruk Ünsal da, bu konuyu Başbakan’ın şimdi gündemleştirmesinin hukuki değil, politik bir amacı olduğunu dile getirdi. Faruk Ünsal, “Bu tartışma doğrudan Kürt sorunu ile ilgilidir” dedi.  Başbakanın Kürt sorununun çözümünü yeniden bu konsepte çektiğini belirten Ünsal, “Kürt sorununu adil bir şekilde çözmek yerine halkı idamla tehdit etmesi topu taca atmaktan başka bir şey değildir” şeklinde konuştu.  
İHD: TEHLİKELİ BİR YAKLAŞIM
İdam cezasının bu ülkede nasıl bir travma yarattığını da yeniden hatırlatmak gerektiğini vurgulayan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Ölüm cezası hiçbir iktidar için hak değil” dedi. “Başbakan terör suçları kapsamında diye bir ifade kullanıyor. Bu sübjektif ve tehlikeli bir yaklaşımdır. Uluslararası hukukta da terör tanımı yapılmış değil, sadece belli fiiller için tanım yapılmış ve onun cezası da idam değil” diye konuşan Türkdoğan, Türkiye’nin kendi mevzuatından idam cezasını çıkardığını söyledi. “Bu AB defterini de tamamen kapatmaktır” diyen Türkdoğan, Türkiye’de idam cezasının geri gelemeyeceğini söyledi.
BİRDAL: BAŞBAKAN MANİPLE EDİYOR
İHD Eski Genel Başkanı Akın Birdal da, demokrasinin haklar ve özgürlükler rejimi olduğunu, bu hakların başında da yaşama hakkının geldiğini söyledi.  Birdal, “İdam, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara da aykırıdır. Açıkça Başbakan gündemi maniple etmeye ve Kürt sorununun çözümünü elinde koz olarak tutmaya çalışıyor” diye konuştu.
SERTEL: KABUL EDİLEMEZ
İdam kararına taraf olmanın mümkün olmadığını dile getiren Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkanı Atilla Sertel ise, “İnsanın insanı öldürmesi kabul edilemez. Ölüm cezasının tekrar konulmasını hukuk sistemi açısından sağlıklı bulmuyorum. İdam cezasını savunmak devlet adamlığına yakışmıyor. Türkiye’yi geri götürmek, ortaçağ anlayışına tekrar teslim etmektir bu” diye konuştu.  (Evrensel HABER MERKEZİ)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var