3 Kasım 2012 Cumartesi

Kentsel dönüşüm pazarlama

Kentsel dönüşüm inşaat firmalarının reklam silahlarından biri olmaya başladı. Bulut İnşaat, eski evini getirenlere, Esenyurt'taki yeni projelerinden ev verecek. Böylece bir ayda 2500 daire satacak.
Her sektörün bir ucundan tutarak kendine pay çıkardığı kentsel dönüşüm , dev inşaat firmaları için yeni bir pazarlama yöntemine dönüşüyor. 
Yeni projelerinde ilgisi olsun olmasın kentsel dönüşümün bir şekilde adını geçirmeye başlayan firmalar içinde Bulut İnşaat’ın kampanyası ise en dikkat çekeni oldu. 
Son bir haftadır açıkhava ve TV reklamları ile kendi ‘kentsel dönüşümünü’ tanıtan Bulut İnşaat, ‘eski çamaşır makinenizi getirin yerine yenisini verelim, dercesine eski dairesinin anahtarını getirene, karşılığında Esenyurt’taki projelerinden daire veriyor. Aradaki farkı da beş yıla kadar vadelendiriyor. 
Bir haftada 1000 müracaat
Kentsel dönüşüme bu şekilde katkı yapmayı planlayan şirket, bir yandan da satışların zorda olduğu bir dönemde mevcut daire stokunu eriteceğe benziyor. Şirket, bir ay sürecek kampanyası ile eski evler karşılığında yeni projelerinden 2500 daire satmayı hedefliyor. 
Esenyurt’taki iki projelerinden toplam 2500 daireyi kentsel dönüşüme ayırdıklarını belirten Bulut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Temel Bulut, şimdiden 1000’in üzerinde müracaat aldıklarını, gelen telefonların da 20 bini bulduğunu söylüyor. Edirne’den Kars’a Türkiye ’nin her yanından yoğun ilgi olduğunu ifade eden Bulut, “2 bin daire bizim için denizde damla gibidir, dönüşüme katkı olsun diye yapıyoruz. Bize faydası reklam olacak, satışların nerdeyse yarı yarıya düştüğü bir dönemde yeni projelerimizin satışını hızlandıracağız” diyor. En büyük ilginin Edirne’den geldiğini ifade eden Bulut, sistemi de şöyle anlatıyor: “Örneğin Edirne’de 80 metrekare dairesi olan vatandaş sitemiz üzerinden tapu formunu dolduruyor ve istediği fiyatı söylüyor, biz de araştırıp fiyatta anlaşıyoruz. Sonra bizim projemizden istediği bir daireyi seçerek, ayırtıyor. Arada ortalama 35-40 bin TL’lik bir fark kalacak. Onu da beş yıla kadar vadelendiriyoruz.” 
Topladığı daireleri satacak
Bu kapsamda topladıkları eski daireleri de dönüşüm kapsamında devlete, değilse vatandaşa ya da küçük müteahhitlere satmayı planladıklarını söyleyen Bulut, kentsel dönüşümden ileride daha büyük fırsatlar doğacağını ve çeşitli projelerle kendilerinin de pastadan pay alacaklarını vurguluyor.
Dönüşüm proje ilanlarına girdi
Bir dönüşüm projesi yapmasa da reklamlarında ‘kentsel dönüşüm’ ifadesini kullanan Ünal İnşaat, Küçükyalı’da ‘ İstanbul Inn Aparts’ projesini yapıyor. Bölgede kentsel dönüşümü başlatan firma olduğunu iddia eden Ünal İnşaat projenin kentsel dönüşüme uygun olarak tasarlandığına dikkat çekiyor. 
Her firmanın modeli farklı
Özel sektörün dönüşümünde Dumankaya İnşaat ve Sinpaş da kendilerine gelen talepler üzerine bazı mahalleler ile anlaşarak, eski evlerin yerine yeni projeler yapacaklarını açıklamıştı. İki firma da benzer modeller ile kendilerine gelen ve kendi buldukları mahalleler ile anlaşarak, yeni konut projeleri gerçekleştirecek.

Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var