15 Kasım 2012 Perşembe

Taksim tarihinden dozerle geçiyorlar

  • ARKEOLOJİ BİLİMİ HİÇE SAYILDI, İŞ MAKİNELERİYLE GİRİLDİ
  • Sinem Uğurlu
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, trafiği yer altına almak için Cumhuriyet Caddesi’nde başlatılan tünel inşaatına ilişkin açıklamasında, bölgenin arkeolojik SİT alanı olmadığı için, arkeolojik kazı hassasiyeti gerekmeyeceğini ifade etti. Topbaş, “Burada kentsel SİT mantığıyla çalışacağız. Makineli kazı yapacağız. Koruma Kurulu’nun ifadesi burada arkeoloji müdürlüğünden bir yetkilinin bulunması. Sayın Bakanla da görüştüm. Burada belediyemizin kendi şantiyesinde iki arkeolog bulunmasının yeterli olduğunu söylediler. Bu elle kazı anlamına gelmiyor” diyerek, projenin 8 aydan daha kısa süre içinde bitirileceğini duyurdu.
    'KAZI YAPMADAN BİLEMEYİZ'
    Ancak uzmanlar tarihi çok eskilere dayanan Taksim’e makinelerden önce, arkeologların girmesi gerektiğini söylüyor. Gazetemize konuşan İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr.Engin Akyürek, İstanbul’un neresinde olursa olsun herhangi bir kazı yapılırken mutlaka Arkeoloji ve Sanat Tarihi biliminden uzmanların denetiminde olması gerektiğini söyledi. Uzmanların  denetiminde yapılmayan projelerin tahribat anlamına geldiğini söyleyen Akyürek, Taksim’de kapsamlı arkeolojik kazılar yapılmadığından ne tür yapı ve eserler çıkabileceğini söylemenin bugünden zor olduğunu ifade ediyor.  Marmaray projesini buna örnek veren Akyürek, “Yenikapı’daki Bizans Limanı önce kaynaklardan biliniyordu. Ancak kazılar sonrası çıkan buluntularla, İstanbul tarihi günümüzden 8 bin yıl öncesine kadar tarihlenebildi” dedi.
    GEZİ PARKINDA AĞAÇ KATLİAMI
    Taksim’de önemli bir diğer konunun da Gezi Parkı olduğunu dile getiren Akyürek, “Topçu Kışlası’nın yeniden ayağa kaldırılmasından bahsediliyor. Bunun için belli uluslararası kurallar vardır.  Tamamen gitmiş bir yapıyı ayağa kaldıramazsınız, tarihi bir anlamı, değeri olmaz. Topçu Kışlası’nın sadece ön cephesini ayağa kaldırıp arkasında ağaç katliamlarıyla Gezi Parkı bir AVM’ye dönüştürülmek isteniyor. Buna da sessiz kalmamak lazım. Gezi Parkı Taksim ve çevresinde nefes alınabilen tek yer” diye konuştu.

    KARUL: SÜRE HESAPLANIRKEN ARKEOLOGLAR DİKKATE ALINMAMIŞ
    DOÇ. Dr. Necmi Karul (Arkeologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı): İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından Taksim meydan düzenleme çalışmalarının  İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılabileceği karara bağlanmıştır. Çalışmaların yapıldığı bölgede Cenevizlilere ait mezarlara  daha önce rastlandığı biliniyor. Müze görevlilerinin bu tür kalıntılar ile karşılaşması durumunda uygulanacak yöntem bellidir. Başka bir deyiş ile arkeolojik kazı yöntemleri uygulanır; bu yöntemlerden ödün verilmesi, arkeolojik dolgunun tespit edildiği bir yerde makinelerle kazı yapılması doğru olmadığı gibi yasalara da aykırıdır. Bir alanın kentsel ya da arkeolojik sit olması, bir ilçe ya da büyükşehir olması ne arkeolojik kalıntının niteliğini ne de uygulanacak yöntemleri değiştirir. Bu tür projelerde tarih verilmesi kamuoyu için önemli olsa da arkeolojik kalıntılar ile karşılaşılacak yerlerde dikkatli davranmak gerekir. Bu durum projeler hazırlanırken arkeolog, kent tarihçisi gibi uzmanların sürece dahil  edilmediği anlamına gelir. Bu tür hatalar yapılmışsa, görevi ve sorumluluğu bir hekimin hastasını yaklaşımı gibi, geçmişe ait kalıntıları açığa çıkarmak ve bilgiye dönüştürmek olan arkeologlara fatura edilememesi gerekir. (İstanbul/EVRENSEL)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var