16 Nisan 2012 Pazartesi

İnka Krallığı’nın izinden Cusco’ya kadar gittim

Erdem Yıldız, Eskişehir’de üniversite öğrencisi. Okuldan artakalan zamanlarında gezginlerin buluştuğu bir kafede servis elemanı olarak çalışıyor. Kısıtlı bütçesine rağmen dünyanın uzak köşelerine gitmeyi başarıyor. Çok küçük bütçelerle farklı coğrafyaları, kültürleri keşfediyor. Yıldız, iki ay önce Peru’da antik kalıntıları ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken Cusco’daydı. “İnkalara göre bu şehir dünyanın göbeğiydi. Bugün ise Machu Pichu sayesinde uluslararası bir turizm merkezi” diyor.

Hürriyet
Eskişehir’de yaşayan Erdem Yıldız (27), Anadolu Üniversitesi Matematik Bölümü son sınıf öğrencisi. Aynı zamanda Eskişehir’deki “Varuna Gezgin Cafe Del Mundo”da 3 yıldır servis elemanı. “Çalışıp biriktirdiklerimle dünyayı kendimce keşfetmeye çalışıyorum. Bu nedenle en tutkulu hobim seyahat etmek, farklı kültürleri tanımak. Yolda olmak, yola düşmek beni olumlu olarak değiştiriyor. Senede bir kez bazen 6 ayda bir seyahat etme fırsatı buluyorum” diyor. Bugüne kadar gördüğü ülkelerin sayısı 20’yi aşıyor. Avrupa’nın yanı sıra Tayland’dan Çin’e, Sri Lanka’dan Suriye’ye, Arjantin’den Şili’ye farklı coğrafyaları gezmiş.
Güney Yarımküre’deki Orta Peru’nun And Dağları platosunda yer alan, aynı isimli eyaletin başkenti Cusco’ya bu yıl şubatta gitti.  Yanında gezmeye meraklı 15 arkadaşı vardı. “Cusco, İnka Krallığı’nın efsanevi kurucusu Manco Capac’ın, âlimlerine dünyanın göbeğinin bulunması emrini vermesiyle inşa edilmiş. O günden sonra da imparatorluğun merkezi olmuş. Kayıp şehir Machu Picchu’nun ortaya çıkması ile Cusco için yeni bir tarih sayfası açılmış. O günden beri sadece Peru’nun değil dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olmuş” diyor.
Gezilecek yerleri anlatırken şunları söylüyor: “Şehir merkezindeki Plaza De Armas’ın etrafı bar, restoran, hediyelik eşya satan dükkânlarla dolu. Bu meydana çıkan en büyük cadde Av el Sol üzerinde ise bankalar, acentelar, turizm danışma gibi yerler bulunuyor. Meydanın çevresi tarihi binaları ve dar sokaklarıyla gezginlere büyülü bir atmosfer sunuyor. Plaza de Armas’ın çevresinde yine kafe ve barlarla dolu Gringo Alley adlı cadde, daha küçük olan meydanlar Plaza San Blas, San Pedro, San Fransisco var. Müze ve kiliseleri gezmek isterseniz daha hesaplı olması için toplu biletler düşünülmüş. İki müze, kilise ya da fazlasını gezmeniz, tekini gezmenizden daha hesaplı oluyor. Fiyatları yapıya göre değişiyor. Bunlar arasında görülmesi gerekenler şunlar: Katedral, Jesus Maria, El Truinfo, Iglesia de San Blas, San Pedro kiliseleri, Museo de Arte Precolombino, Museo Inka, Museo de Arte Religioso.”
Yıldız, gece hayatının genellikle Plaza de Armas civarındaki barlarda hareketlendiğini söylüyor. Burada birçok otel ve hostel de yer alıyor ve turistler yoğun olarak bulunuyor: “Bölgeyi Machu Picchu’ya gidecek turistlerin de ana kampı gibi düşünebileceğimizden bu hareketliliğin normal olduğunu söyleyebilirim” diyor.
RAYLARI TAKİP EDEREK 9 SAAT YÜRÜDÜK
Ülke lezzetlerini kaldırım mutfaklarında keşfetmiş Yıldız.  “Kullandıkları soslar oldukça lezzetliydi. Fiyatları çok uygundu. Peru para birimiyle 2.5 Sol, yani 1.7 TL’ye doyuyorsunuz” diyor. Yıldız, Plaza de Armas civarındaki hostellerden biri olan Wild Rover’da konakladı. Kahvaltı dahil günlük 10 dolar ödedi.
Bu gezisi sırasında başından geçen en ilginç olayı anlatırken şunları söylüyor: “Cusco’dan Machu Picchu’ya 16 kişi yola çıktık. Gruptaki dört kişi 60 yaşın üzerindeydi. Buna rağmen bu yorucu yolculuğu tamamladık. 6 saatlik otobüs, 2 saatlik taksi yolculuğu sonrasında Machu Picchu’nun eteklerinde yer alan kasaba Aguas Calientes’e varmak için tren raylarını takip ederek 9 saat yürümemiz gerekti. Böylece 60 dolarlık yolu 10.5 dolara (28 Sol) mal edebildik. Yaşadığımız zorluk ve beraberindeki eğlence bu durumu unutulmaz kıldı diyebilirim.”
Peki bu mevsim Cusco’yu ziyaret etmek için uygun bir zaman mı?
Yıldız “Ekim ve nisan arasında Cusco’yu rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz” diyor.
UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI LİSTESİ’NDE
Cusco, İnka uygarlığının önemli merkezlerinden biriydi, şehrin çevresinde hâlâ o dönemden kalma çok sayıda eser bulunuyor. Bu özelliği sayesinde 1983 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. İnkalar korunmak ve güneşe yakın olmak için şehirlerini yüksek yerlere inşa etmişler. Cusco da buna uygun şekilde yaklaşık 3 bin metrelik rakımda. Şehrin yakınındaki en görkemli kalıntılar Sacsayhuaman’da. İnkaların gücünü ve mimarideki başarısını yansıtan bu görkemli kale günümüzde turistler için önemli bir ziyaret noktası. Ayrıca çeşitli festivallere ev sahipliği yapıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var