28 Temmuz 2012 Cumartesi

DİKKAT! Kredi çekmek zorlaşacak

Alınan yeni bir kararla, 1 Ocak 2013'ten itibaren artık kredi almak zorlaşacak
Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, 1 Ocak 2013'ten itibaren ‘kredi skor puanı’ verirken sadece banka hesaplarına bakılmayacağını söyledi.
Bankalar Birliği'ne bağlı faaliyet gösteren Kredi Kayıt Bürosu (KKB) yeni yılla birlikte Türkiye'de risk anlayışını değiştirecek yeni bir sistem başlatıyor. Bugüne kadar sadece kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını takip eden ve ilgili kişiye bunun karşılığı bir skor veren KKB, 2013'ten itibaren kişi ve şirketlerin ödeme yaptığı birçok noktadan borç bilgilerini alarak kayıt altına alacak.
KKB bünyesinde oluşturulan ve Merkez Bankası'ndan devir işlemleri devam eden Risk Merkezi, yeni dönemle birlikte cep telefonu operatörlerine olan borçlar, vergi borçları, elektrik, su, doğalgaz ve benzeri borçlarını da izlemeye alacak. Kurum böylece bankacılık sisteminin yanı sıra sistem dışındaki ticari ve bireysel borçların kaydını tutacak.
KKB'nin oluşturduğu yeni sistemin bireyler açısından önemi, daha önce sadece bankalara açık olan platformun risk raporları yoluyla hem ticari hem de bireysel anlamda adeta herkese açık hale gelecek olması. Burada kanunen aranan şart ilgili kişinin finansal risk durumunu ortaya koyan rapor için onay veriyor olması.
Eşinin geçmişini görecek

Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, yeni Ticaret Kanunu ile uygulamaya başlanan ticari kredi ve kefalette eş onayı tarafında geçmişe yönelik borç bilgilerinin de görülmesinin mümkün olacağını kaydetti. Eşin, kocasının da onayı ile bu raporu alabileceğini ifade eden Akdeniz, Kişi eşinin ne kadar kefaleti, borcu olduğunu kendisinden risk raporunu isteyerek KKB'den öğrenebilir.
Kefalet bilgileri bilançoda yer almaz. Ama bir şekilde bu kefalet nedeniyle şirket ya da şirket ortağı yüklü miktarlarda para ödemek zorunda kalırsa şirket de bundan etkilenir, hatta batma noktasına gidebilir. Bu da bir risk olduğu için KKB'de hiç bir yerde olmayan o kefalet bigilerinin paylaşılması söz konusu. Ancak kendisi doğrudan bizden öğrenemez, bu Bankalar Kanunu'na aykırı. İki tarafın onayı gerekiyor.
Kasım Akdeniz yeni uygulamayla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı

* Bilgiler nasıl toplanacak?
Bilgi akışı için belirlenmiş tarihler var. Bunlar geçikirse para cezası kesiyoruz. Kurumlar buna uymak durumunda. Bilgi paylaşım merkezlerinin en önemli özelliği budur. Biri bilgi göndermezse acaba orada bir geçikmiş alacak ve kredi var mı diye soru işareti doğar. Yeni sistem için de bu geçerli.
* Sorgulama en çok hangi alanda yapılıyor?En çok bireysel alanda, kredi kartları ve bireysel kredilerde (ihtiyaç, konut ve otomobil kredileri) yapılıyor. Burada yaygın bir müşteri kitlesi var. Her sorgulama bir ücrete tabi. Sorgulama yapan bankanın aldığı bilgi hangi bankanın bilgisiyse sorgulayan o bankaya ücret ödüyor. Her bir sorgulamada 15 sent ödeniyor.
* Sorgulama sayısında artış nedir?2001'de bu sayı KKB'de 6 milyondu, 2011 sonu itibarıyla 205 milyona ulaştı. Bu inanılmaz bir gelişme. Toplamda 25 milyon müşteri olduğunu düşündüğümüzde bankalar her bir müşteriyi yılda ortalama 8 kere sorgulamışlar. Bugün geldiğimizde noktada KKB sorgulaması risk yönetiminin kredi tahsisinin vazgeçilmez adımlarından biri.
* Yeni sistemle tüketiciye sunduğunuz yarar ne olacak?Risk Merkezi ile beraber gelecek olan en önemli yenilik buradaki bilgilerin sokakdaki kişi ile ya da bankacılık dışı sektörlerle de paylaşılabir hale gelmesi. Bu ülkenin risk yönetim anlayışını değiştirebilecek potansiyele sahip bir uygulama. Çünkü biz gerek bankacılık sektöründen aldığımız kredi bilgilerini gerek bankacılık sektörü dışından aldığımız bilgileri müşteri bazında birleştirdikten sonra 2013'te kişilere risk raporu verecek duruma geleceğiz.
Topladığımız bütün bilgileri risk raporu adı altında birleştirip bireyler ile paylaşıyor olmamız söz konusu olacak. Burada şimdiye kadar bu bilgilerin bankalar arasında paylaşılması söz konusuydu. Gerçek kişiler veya tüzel kişiler bu bilgilere ulaşamıyorlardı. Ulaşamadıkları için de farklı yöntemlerle ulaşmanın yolunu arıyorlardı. Ama Risk Merkezi ülkenin risk yönetimi anlayışını değiştirecek potansiyele sahip bir uygulama olacak.
Riski alan herkes, vadeli mal satabilirsiniz, biriyle bir ortaklığa girebilirsiniz, birine kızınızı veriyor olabilirsiniz, karşı tarafın finansal durumunu merak ettiğinizde, öğrenmek istediğiniz her bir ilişkide bunu karşı taraftan isteyebilirsiniz. Ev kiralarken, satarken. Bu yolla karşı tarafın finansal yapısını, bütün ödemelerini, ödeme ahlakını net bir şekilde bu raporlarla görme imkânınız olacak.
* Sistemle hedefiniz...

Sonuçta Risk Merkezi'nden alınacak risk raporları Türkiye'nin ticari ve sosyal hayatını değiştirebilecek potansiyele sahip. Bu açıdan ben bunu çok önemsiyorum. Uygulamaya geçtikten sonra taraflar bunu görecek ki yepyeni bir dünya açılacak önlerinde. Tüm ticari taraflar için ilgili kişinin tüm finansal durumu görebileceğiz bir dünya, bir pencere açılacak. Bizim en temel hedefimiz hem bireylerde hem şirketlerde olsun kişinin finansal resminin tamamını karar vericinin önüne koymak. Çek ve risk raporu için ikisi için de aynı şey söz konusu.
Bunun için ücret ödenecek mi?İlk yılda her bir kişinin alacağı ilk rapor ücretsiz olacak. İkinci, üçüncü, döndüncü alınırsa bunlar ücretli olacak. Bugün çek raporu için belirlenen ücret 1 lira. Bankaların genelinde de 5 lira gibi bir rakam var. Şubeden alırsanız 5 lira, ATM veya internetten alırsanız 2 lira. Risk raporu da buna paralel olacak.
Banka müdürü KKTC yolunda 7 mİlyon TL İle kaybolduTürkiye merkezli büyük bir bankanın Lefkoşa Şubesi Müdürü’nün, İstanbul merkezden KKTC’ye getirmek için aldığı 7 milyon TL ile birlikte kaybolduğu belirtildi. KKTC’deki bankaya getirmek amacıyla 7 milyon TL ile havaalanına giden müdürden haber alınamadığı öğrenildi. KKTC polisine olayla ilgili bilgi verilmedi. Banka müdürünün İstanbul’da kaybolması nedeniyle konuya İstanbul emniyetinin baktığı ifade edildi. Milliyet’e konuşan KKTC Maliye Bakanı Ersin Tatar da, konunun kendisi bilgisine geldiğini belirtti ve “Üzücü bir durum, umarım en kısa zamanda olay çözülür” dedi.
Konuyu doğrulayan banka yetkilileri kendilerinin de salıdan beri müdüre ulaşamadığını ve konuyu emniyet yetkililerine aktardıklarını kaydetti. Öte yandan müdürün 7 milyon TL’yi öğle saatlerinde bankadan teslim aldığı, ancak KKTC’ye gidiş saatinin akşam olduğu belirtildi. Müdürün Küba’da tanıdıkları olduğu ve parayı alarak bu ülkeye kaçmış olabileceği de öne sürüldü. 
SEFA KARAHASAN / Kadife ŞAHİN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var