18 Temmuz 2012 Çarşamba

TOKİ’yi mahallelerinde istemiyorlar

  • Mersin’de Toplu Konut İdaresinin (TOKİ) düzenlediği “Türkiye Kentsel Dönüşüm Projelerinin Sağlıklı Yürütülmesi ve Yöntem Arayış” konulu çalıştayı boykot eden Akdeniz ilçesi Çay Mahallesi Muhtarı Mehmet Akyol, Çilek Mahalle Muhtarı Muzafer Gümüştaş ve Özgürlük Mahallesi Muhtarı İsmet Uyanık bölgede uygulanmak istenen TOKİ projesine tepkili. Görüşlerini aldığımız muhtarlar, Akdeniz ilçesi Çay, Çilek ve Özgürlük mahallelerine yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesinin siyasi ve ekonomik rant olduğunun altını çizdi.
Selçuk Arslan/evrensel
TOKİ’YE DEĞİL SAĞLIK OCAĞINA İHTİYAÇ VAR
Çay Mahallesi Muhtarı Mehmet Akyol, “Kentsel dönüşüm konusunda tek tek mahalle sakinlerini gezdim görüşmeler ve toplantılar yaptım. Yaptığım  bu görüşmeler ve toplantılar sonucunda  vatandaşların bu projeye karşı olduklarını gördüm.  Hiç kimse bu şartlarda ve bu anlayışa evini vermek istemiyor. Mahalle halkı burada kalmaktan yana. Bu alanların hepsi tapulu alanlardır. Deprem alanı değil, Afet alanı değil, Savaş alanı değil dolaysıyla yıkılmak istenmesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Tek gerekçe siyasi ve ekonomik ranttır” dedi.  
Bu alanların yıkıma değil, huzurevine ve sağlık ocağına ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Akyol, “Devlet öncelikle bu vatandaşlarına hizmet getirsin. Ama bakıyoruz, Devlet vatandaşı korumayı,  vatandaşına sahip çıkmayı değil onu mağdur etmeyi amaçlıyor” diye konuştu.

‘TOKİ RANT PEŞİNDE’
“TOKİ ve devlet burada kesinlikle rant peşindeler” diyen Çilek Mahallesi Muhtarı Muzaffer Gümüştaş da, “Benim mahallemde hazine arazisi yok, emlak arazisi yok. Hepsi tapulu, ruhsatlı ve imarlı yerleşim alanıdır. Bugün burada olması gereken TOKİ değil belediyedir. TOKİ ve devlet burada kesinlikle rant peşindeler. Bu rant siyasidir. Çay, Çilek ve Özgürlük mahalleleri pilot bölgedir. Pilot bölge olmasına neden olan ise yüksek bir oy potansiyeline sahip olmasıdır. Yüksek oy potansiyeline sahip bu mahaller dağıtılmak isteniyor” dedi. (Mersin/EVRENSEL)

‘YERİNDE YERLEŞİM İSTİYORUZ’
Özgürlük Mahallesi Muhtarı İsmet Uyanık ise şunları dile getirdi: “TOKİ buraları yıkmak istiyor. Bizi kendi yaptığı evlere götürüp oralara yerleştirmek istiyor. Bizim bu evlerde yaşama şansımız  yok. Burada herkesin kendisine göre bir düzeni, işi var. İnsanlar borçlandırılacak peki bu borcu nasıl ödeyecekler? Borcunu ödemeyenlere haciz gelecek ve o verilen ev de kendisinden alınacak. Sonuçta her türlü mağdur olan halk olacak.
Bizler TOKİ’nin projesine karşıyız. Mahalle muhtarı olarak alternatif projeye yani yerinde yerleşim projesine razıyız. Eğer bu bir kentsel dönüşüm projesi ise kente  ve buradaki insanların sosyo-ekonomik ve kültürel durumuna uygun her türlü projeye varız. Yeter ki bizi
dinlesinler, bizi anlasınlar.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var