25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kentsel dönüşüm dolandırıcılarına dikkat!

Mahalle mahalle dolaşan bazı müteahhitlerin 'kentsel dönüşüm için bize yetki verildi' diyerek, bazı vatandaşlardan zorla tapularını almaya çalıştığı kaydedildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, söz konusu bölgelerde oturan vatandaşların bu tür sözlere itibar etmemesi gerektiğini belirterek, "Yetki sadece ilgili belediye ile Bakanlık ve Toplu Konut İdaresi'nde." uyarısında bulundu.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüm kapsamında 8 milyon konutu elden geçirmeyi planlarken, yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte dolandırıcılar da türemeye başladı. Bakanlık yetkilileri mahalle mahalle dolaşan bazı müteahhitlerin vatandaşın tapusunu tehdit ederek almaya çalıştığını söyledi. Vatandaşın kapısını çalan bazı dolandırıcıların "Bakanlıktan yetki aldık. Bize tabi olun. Yoksa Bakanlık sizin evlerinizi yıkıp kapı dışarı edecek." dedikleri öğrenildi.
Bugüne kadar yetki verilmiş özel bir firma olmadığına dikkat çeken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, sektördeki bazı firmaların suç işleyerek vatandaşı kandırmak için çaba harcadığını kaydetti. Üst düzey yetkili, "Bu konuda yetki sadece belediyelerde, Bakanlıkta ve Toplu Konut İdaresi'nde (TOKİ).Bazı açıkgözler ortaya çıkmış. Vatandaşın bu tarz sözlere itibar etmemesi lazım. Bilgilerin resmi kanaldan alınması gerekiyor. Bu durumda hemen bize ulaşsınlar." dedi.Anlaşma yoluna giderek müteahhitlerin vatandaştan vekalet alabileceğini aktaran aynı yetkili, hak sahiplerinin tehdit edilmesinin doğru olmadığını söyledi. Bu yönteme başvuranlara kamu adına işlem yaptıkları gerekçesiyle ceza kanununa göre yaptırım uygulanacağını kaydetti.
400 milyar doları bulacak kentsel dönüşüme ilişkin yasal süreç tamamlandı. 7-8 milyon konutun elden geçirilmesi planlanırken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vatandaşın bilgilendirilmesi amacıylaTürkiye'nin farklı bölgelerine ofisler kuracak.
Öncelikle riskli alanlar tespit edilecek. Riskli alanlar can ve mal kaybına yol açma ihtimali yüksek olan alanlar olarak belirlenecek. Belediyeler ve il özel idareleri belirledikleri alanlara ait taleplerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderecek. Bakanlık gerekli incelemeden sonra talepleriBakanlar Kurulu'na sunacak. Bakanlar Kurulu onayladıktan sonra talepler Resmî Gazete'de yayımlanacak.
Tespit edilen riskli alanlardaki yapılar yapı denetim firmaları, üniversiteler, belediye laboratuvarlarınca incelemeye alınacak. Yaşadığı binaya ilişkin tereddüdü olanlar konutlarının riskli olup olmadığını lisans alan kuruluşlara yaptırabilecek. Belediyelerin yanı sıra lisanslandırılmış üniversite ve odalardan da binaların riskli olup olmadığı öğrenilebilecek. Bugün itibarıyla Fatih Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi lisanslandırılırken, Uludağ Üniversitesi'nin de başvurusu bulunuyor.
Ekonomi yönetimi kentsel dönüşüme ilişkin anlaşma sağlayan hak sahiplerine kira yardımında bulunacak. Riskli binaların yıkılmasında sürecin uzamaması için üçte iki çoğunluğun kararı geçerli olacak. Çoğunluğun kararına katılmayan mülk sahiplerinin arsa payları anlaşma sağlayan paydaşlara açık artırma ile satılacak. Satılmayan paylar bakanlıkça bedeli ödenmek suretiyle Hazine adına tescil edilecek.
Binalar yıkılmadan hak sahipleri ile anlaşma yoluna gidilebilecek. Uygulamanın ne şekilde yapılacağına da bu anlaşma ile karar verilecek. Belediyeler ya da TOKİ tarafından hazırlanarak Bakanlıkça onaylanacak kentsel tasarım projeleri üzerinden anlaşma sağlanacak ya da vatandaşlara verilecek konutlar üzerinden anlaşma sağlanacak. Tahliye edilen yıkılan ya da yeri kamulaştırılan hak sahipleri ya da kiracılara konut, işyeri, arsa, kredi veya konut sertifikası verilecek.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var