4 Mayıs 2012 Cuma

90 dakikada kentsel dönüşüm

Ekümenopolis, bildiğiniz belgesellerden değil: Çok küçük bir bütçeyle çekildi, vizyona bağımsız girebilmek için gereken 20 bin lirayı internetten topladı. Belgesel, 90 dakikada trafik sorunundan TOKİ'lere kentsel dönüşümü özetliyor...

Önce ikametgâhı İstanbul’a kayıtlı olan herkese, sonra da tüm Türkiye’ye göz kapakları arasına kibrit çöpü koyularak ya da Clockwork Orange’daki gibi kelepçeli düzeneklerle bağlanıp zorla izletilmesi gereken belgesel” demiş Ekşisözlük’te bir yazar Ekümenopolis’i anlatırken. Yönetmen İmre Azem, belgeselini izletmek için daha yumuşak bir yol seçti: Vizyona sponsor desteği almadan, yani tam ‘bağımsız’ girebilmek için gereken parayı internetten topladı. Ekip, ‘Kitlesel fonlama’ (crowdsourcing) yöntemiyle yüzlerce kişinin desteğini aldı. Kısa sürede 19 bin 400 lira toplayarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Ekümenopolis bugün itibariyle vizyonda. Belgesel İstanbul’da Beyoğlu Majestik, Ankara’da Kızılırmak sinemalarında izlenebilecek.
İnternet sitesindeki çağrı metninde, “Ekümenopolis, bir filmden öte, yaşadığımız, sevdiğimiz İstanbul’un ıstıraba dönüşen haline karşı içimizde yeşeren aktivist bir duruş aslında. Politikacıların tartışmaktan özenle kaçındıkları bu konuların kamuoyunda tartışılmasını istiyoruz” yazılıydı. ‘Kamuoyu’, Ekümenopolis ekibi için belgesel meraklılarından ibaret olmadığından, kentsel dönüşüm mağduru mahallelerde gösterimler yapıldı önce, ‘yaşadıkları yıkımların aslında ne kadar büyük bir değişimin parçası olduğunu anlamaları, yalnız olmadıklarını görmeleri için.’ Bedrettin Mahallesi, Tozkoparan, Sarıyer, Tokludede’yi gezdi, yurtiçinde ve yurtdışında festivallerde, üniversitelerde gösterildi. 24 Nisan Pazar gecesi belgeselin sokak galasını Taksim Gezi Parkı’nda yapıldı.

‘Ucu olmayan şehir’
Şimdilik, Saraybosna Film Festivali’nde İnsan Hakları Ödülü, SİYAD’dan ‘En İyi Belgesel’, Documentarist’ten ‘Yeni Yetenek Ödülü’nü alan belgesel, kentsel dönüşümün 90 dakikalık bir zip dosyası gibi. Açıldığında üçüncü köprüden Sulukule’ye, trafik sorunundan TOKİ modelin su havzalarının kaybından yaklaşan emlak krizine kadar kentte yaşanan süreçleri uzmanlar, akademisyenler, yazarlar, mahalleliler, yatırımcılar ve kentlilerin gözünden anlatıyor.
‘Polis’ şehir demek. Biraz genişleyince ‘Metropolis’, daha büyüğü de ‘Megapolis’. Hepsinin üzerindeyse ‘Ekümenopolis’ yer alıyor. 1967’de Yunanlı şehir plancısı Constantinos Doxiadis’in yarattığı terim, gelecekte megapollerin kuşaklar halinde birleşeceği ve tek bir şehir oluşturacağı fikrini anlatıyor… Havası, suyu, yeşili kalmamış, betonlaşmış, ‘ucu olmayan’ bir global şehir Ekümenopolis.
Belgeselde, Londra Üniversite Koleji Kalkınma ve Planlama Bölümü’nden Yves Cabannes, ‘dünya kenti’ olma yolunda bir şehrin başına gelenlerin çok da farklı olmadığını anlatıyor: “Büyük yatırımlar, AVM’ler, uluslararası bankalar, Formula 1 pistleri, golf kulüpleri, yat limanları, belli kesimlerde yoğunlaşan zenginlik… Bunların bir bedeli var. Şehirleri inşa eden emekçiler, yeni sermaye ve yatırım güçleri tarafından kentten dışarı itiliyor, zorla yerlerinden ediliyorlar.” Ekümenopolis de yanı başında inşa edilen Olimpiyat Stadı nedeniyle değerlenerek kentsel dönüşüm alanı ilan edilen Ayazma’da evleri yıkılan 18 ailenin hikâyesinin etrafında dönüyor. TOKİ’de hak sahibi olabilmek için gereken 15 bin liralık peşinatı ödeyemedikleri için üç sene boyunca çadırlarda, barakalarda yaşıyorlar.

‘Bezirgânbahçe neresi?’
“Hep hayal ederdim” diyor inşaatçı Ali Ağaoğlu; Ayazma’da yapılacak golf sahalı, havuzlu ‘My World Europe’ projesinin reklamında. “10’uncu kattaki evin bahçesi olur mu?.. Yaptım, olacak!” İmre Azem, reklamı izledikten sonra bir de ondan dinlemek istiyor Ayazma’da olan biteni. “Ayazma projemizde TOKİ bin küsur gecekonduyu boşalttı, herkes mutlu” diyor Ağaoğlu. “Yalnızca 10-15 kişi mevcutla yetinmeyip ‘Daha fazla ne alabiliriz?’ diye yaklaşıyor. Herkesi mutlu etmek mümkün değil.”
“Bence Bezirgânbahçe’yi konuşabiliriz, aslında herkes mutlu değil” diyor Azem. “Bezirgânbahçe neresi?” diye soruyor Ali Ağaoğlu, boş bakışlarla. Bezirgânbahçe, Ayazma’da evlerinden çıkartılan yüzlerce ailenin yerleştirildiği TOKİ konutlarının bulunduğu mahallenin adı...
İşte Azem’in anlatmak istediği bu: “Halkın, kentlinin istek ve ihtiyaçlarının kente dair verilen kararlara yansımasının mekanizmalarının kurulması gerekiyor.” Çünkü ne Ali Ağaoğlu ne de TOKİ, evlerinden zorla çıkartılan binlerce insanın sorumluluğunu üstleniyor. TOKİ’deki yeni evlerinin vadelerini ödeyemeyenlerin, şehre kilometrelerce uzak mahallelerde iş bulamayanların, sokakta kalanların hesabını kimse vermiyor.

‘Kolektif çektik, kolektif dağıtıyoruz’
Ekümenopolis’in çizdiği gelecek hayli karamsar olsa da görseller ve müzikler sayesinde 90 dakika su gibi akıyor. Belgesel altı dakikalık çarpıcı bir animasyonla açılıyor. Üzerinde 15 kişinin çalıştığı animasyon, Cumhuriyet’in ilanından bugüne Türkiye’nin kentsel politikalarını anlatıyor. Daha önce New York’ta görüntü yönetmeni ve kurgucu olarak çalışan İmre Azem, iki yıl süren çekimlerde yıkımların ortasına girdiği gibi gökdelenlerin tepesine çıkmış, helikopterlere binmiş kamerasıyla. İş makinelerinin, sıra sıra dizili gökdelenlerin, duble yolların ritmini yakalayan müzikler de Sarp Keskiner, Baba Zula ve Gaipten Sesler’in elinden çıkmış. Azem’in “Kolektif çektik, kolektif dağıtıyoruz” dediği belgeselin arkasında onlarca gönüllü var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var