10 Mayıs 2012 Perşembe

Ev satan yok fiyatlar uçuyor

Kentsel dönüşüm, 2B ve mütekabiliyet nedeniyle ev sahipleri satışlardan vazgeçti. Fiyatlar tırmanışa geçerken lüks semtlerde de dar gelirli semtlerde de kimse ev satmaya yanaşmıyor

Milliyet
Kentsel dönüşüm, 2B ve mütekabiliyet gibi yasalar nedeniyle artan konut fiyatları, ikinci el piyasasını durma noktasına getirdi. İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye'de eski konut stokunun bulunduğu bölgelerdeki ikinci el konut fiyatları önce yükseldi, ardından ev sahipleri satılık ilanlarını camlarından çıkarmaya başladı. İstanbul'da eski konut stokunun olduğu merkezi bölgeler ile kentsel dönüşümün gerçekleşeceği ilçelerdeki emlakçılar, daha önce evini satmak isteyenlerin şu anda bekleme pozisyonuna geçtiğini söyledi. Emlakçılar "İstanbul'un her yerinde eski binalarda oturanlar dairesini ya da arazisini satmıyor, büyük müteahhitlere vermek için bekliyor. Bekledikçe daha çok değerleneceğini düşünüyorlar. İkinci el piyasası tamamen durdu" diyor.
FİYATLAR EŞİTLENDİ
Beşiktaş, Etiler ve Ulus bölgesinde çalışan Century 21 Home Gayrimenkul'ün yatırım uzmanı Aysun Azak, "Bölgede yeni proje yapılacak arazi olmaması ev sahiplerinin beklentilerini artırdı ve fiyatları yükseltti. Kentsel dönüşümün kendi bölgelerine de geleceğini düşünerek evlerini satmak istemiyorlar. Bu da ev almak isteyenleri yeni konutların yapıldığı bölgelere yönlendirdi" dedi. Azak, geçen hafta 2B Yasası'nın çıkmasının ardından Sarıyer'de arazi ve konut fiyatlarının bir haftada yüzde 15 arttığına da dikkat çekti. Azak, proje geliştirecek yeni arazilerin olmadığı bazı semtlerde sıfır ve ikinci el konut fiyatlarının eşitlendiğini de sözlerine ekledi.
100 M2'LİK YERE¨ 1 TRİLYON İSTEYEN VAR
Sadece merkezi bölgeler değil kentsel dönüşümün gerçekleşeceği bölgelerde de durum aynı. Fikirtepe bölgesinde emlakçılık yapan Remax ofisi brokerı Aleks Mesropyan, "80-100 metrekarelik yerler için 1 trilyon lira isteyenler var. Bu rakamların mümkün olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. 'O zaman satmıyorum. Bu kadar bekledik, biraz daha bekleyelim' diyorlar" dedi. Yine kentsel dönüşümün gerçekleşeceği bölgelerden Maltepe'deki Realty World ofisi temsilcisi Çetin Çınar ise "Burası eski bir yerleşim olduğu için herkes 'bekleyelim, daha çok para eder' düşüncesi içinde. Kimse evini satmaya yanaşmıyor. Ev sahipleri müteahhitlerin önerdiği yüzde 50-60 gibi rakamları kabul etmiyor. Yüzde 80-90 istiyor. Bunun mümkün olmadığını anlatamıyoruz" diye konuştu.

AFET YASASINI BEKLİYORLAR
İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım ise satışların durmasının en önemli nedeninin ev sahiplerinin Afet Yasası'nı beklemesi olduğunu söyledi. Durbakayım, "Mevcut durumda kentsel dönüşüm kapsamında ev sahibi evini satmak istese de apartmandan biri karşı çıktığında anlaşma sağlanamıyor. Afet Yasası'yla ise 3'te 2 çoğunluğun onayı kabul edilecek. Ev sahipleri de "Şimdi satmayayım. Yasa çıkınca müteahhitle anlaşma sağlarız' diye düşünüyor" dedi.

2. ELİ PAHALI BULAN SIFIRA YÖNELİYOR
İkinci el konutlarda yaşanan fiyat artışı ve durgunluk ev satın almak isteyenleri sıfır ve markalı konutlara yönlendiriyor. Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, "Ev sahiplerinde bir beklenti oluşmuş olabilir. Kentsel dönüşüm alanı içindeyse yeni bir daire ya da daha fazla metrekare alabileceğini düşünerek satmıyorlar. Mütekabiliyet, 2B gibi yasalar da fiyat artışlarını beraberinde getiriyor. İnsanlar ikinci el bulamayınca ya da fiyat yüksek gelince sıfır konuta yöneliyor. Şimdilik satışlarımız normal. Ama bu durum önümüzdeki günlerde satış ofislerimize yansıyabilir" dedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var