10 Mayıs 2012 Perşembe

Çanlar Kaz Dağları, Kaş ve Kalkan için çalıyor

'Zeytinlik saha' tanımı yönetmelikle değişti. Kaz Dağları, Kaş ve Kalkan başta olmak üzere Türkiye'nin zeytinlikleri yerine HES'ler ve turistik tesisler yapılabilecek.


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yaptığı yönetmelik değişikliği “zeytinlik saha”sını yeniden tanımlayarak 25 dekar (25 bin metrekare) altındaki zeytinlikleri, hidro elektrik santral ( HES ) inşaatlarına, turizm tesislerine ve konut yapılanmasına açtı. Yönetmelikte yapılan bu değişiklik, Kaz Dağları ile birlikte Antalya'nın batısındaki Kaş ve Kalkan’daki zeytinlikleri de yapılaşma tehdidi karşısında bırakıyor.

T24’ün haberine göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 3 Nisan 2012’de "Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te yaptığı değişiklikle, başta Kaz Dağları olmak üzere, ormanlık alanları koruyan düzenlemeyi değiştirdi.

3575 Sayılı Kanun'un “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılanmasına İlişkin Yasa”nın 20. maddesinde yer alan "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları dışında zeytinin gelişmesine engel olacak kimyasal atık, toz, duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletme kurulamaz" hükmünü değiştirmek yerine, yönetmelikteki “zeytinlik saha” tanımı değiştirildi.

"25 dekarın üzerindeki zeytinlik alan" olarak değiştirilen tanım, 25 dekar altı zeytinlik alanları yasal korumadan çıkardı. Değişiklik sonucu bu sınırın altındaki bölgeler, her türlü maden, HES ve büyük sanayi tesisine açılmış oldu.

Altın madeni girişimleri durdurulmuştu 3575 Sayılı Kanun, şimdiye kadar maden arama girişimlerine karşı ormanlık alanları koruma altına almıştı. Kamuoyunda tartışma yaratan Kaz Dağları 'nda altın madeni girişimleri de bu kanun hükmüyle durdurulmuştu. Uluslararası maden şirketleri ile büyük sanayi kuruluşlarının baskısına rağmen, kamuoyundan gelen tepki yasa değişikliğini zora soktu. Uzun zamandır aranan çözüm, yönetmelik değişikliğinde bulundu.

Zeytinliklerin yarıdan fazlası tehlikede
3 Nisan 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"teki "zeytinlik saha" tanımı “25 dekarın üzerindeki zeytinlik alanlar” olarak belirlendi. Böylece 25 dekarın altındaki zeytinlikler, “korunan zeytinlik" vasfından çıkarıldı. Sessiz sedasız yapılan bu değişikliğin ardından Türkiye'deki zeytinliklerin yarıdan fazlasının tehdit altına girdiğine dikkat çekildi. Türkiye 'de zeytinliklerin yüzde 90'ının susuz ve yüzde 75'inin yamaç arazilerde yer aldığı belirtildi.

Turizm tesislerine yeşil ışık
Yönetmelikte yapılan değişiklik, sorunun sadece Kaz Dağları ’nda yeniden baş göstermesi anlamına gelmiyor. Özellikle Antalya'nın batısındaki Kaş ve Kalkan ilçelerinde denize yakın yamaçlarda yer alan zeytinliklerin yüzde 80'i de 25 dekarın altında. Dolayısıyla, yönetmelik değişikliği ile birlikte bu alanların da turizm tesislerine açılması söz konusu olabilecek. (t24)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki güzellik bir arada

İki güzellik bir arada

Ya üçüde olmasaydı

Ya üçüde olmasaydı

Mehmet Akif Ersoy'dan

Mehmet Akif Ersoy'dan

Gezi Parkı

Gezi Parkı

Ne Denilebilir!...

Ne Denilebilir!...

Gezi

Gezi

Günün Fıkrası

Deli

1960'lı yıllar,Elazığ Akıl Hastanesinden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve Elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılır.



O zamanın ünlü doktoru Mutemet Tazıcı hastanenin başhekimidir. 'Doktor bey,ne yapalım?' diye akıl danışırlar.



Mutemet Bey personeline;'Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!'der.



Doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak Elazığ'ı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girip vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...



Avukat 1




Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...

Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.

- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.

- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.




Avukat 2




George ve Harry balonda Atlantik Okyanusu’nu geçmektedirler. George Harry'ye döner ve “Biraz alçalıp nerede olduğumuzu anlayalım” der. Harry sıcak gazı biraz kısar ve balon alçalmaya başlar. George "Hala nerede olduğumuzu anlayamadım biraz daha alçalalım ve şu aşağıdaki adama soralım" der. Harry adama bağırır:

"Hey bayım nerede olduğumuzu söyleyebilir misiniz lütfen. "

Adam geri bağırır: "Bir balondasınız ve 100 metre yukardasınız"

George Harry'ye döner ve "Bu adam bir avukat" der.

Şaşırır Harry, "Nasıl anladın?" der.

"Çünkü" der George "Verdiği bilgi %100 doğru, fakat faydasız".




Avukat 3




Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş. Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

“İki kere iki kaç eder?”

Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kâğıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ''Eminim ki dört eder.''

Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar. Fizikçi de önce düşünmüş, sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ''Yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2'lik bir hata payı olabilir.'' demiş

En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu. Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:

''Kaç olmasını istersiniz?''




Avukat 4




Ceza davalarına bakan avukat bir arkadaşım anlatmıştı:

Yoksul bir babanın oğlu şoförlük yaparken ölümlü bir kazaya neden olmuş. Olayda tam kusurlu. Şoförün babası avukata başvurarak hukuki yardım istiyor. Arkadaşım adamın yoksulluğuna bakarak hiçbir ücret talep etmeksizin davayı takip ediyor.

Ancak bütün deliller aleyhte. Yapılacak bir şey yok. Şoförün mahkûmiyetine karar veriliyor.

Şoförün babası büroya gelerek yakınıyor.

“Yoksulluğun gözü kör olsun. Paramız olsa da iyi bir avukat tutsaydık bunlar başımıza gelmezdi.''




Avukat 5




Hayırsever vakıflardan birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 $. Ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat açtı ağzını:

“Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi? Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu? Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti.

Sadece:

“Hayır, hiç bir bilgim yoktu...” diye mırıldanabildi.

Avukat onun sözünü keserek devam etti:

“Pekâlâ, ben onlara zerre kadar para vermezken, size niçin vereyim?”



















Günün Sözü

Homo sum,humani nil a me alienum puto

İnsanım,insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir.

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında

Şişli Merkez Mh,Esen Sk Saruhan İşhanında
Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Hayatımızdan sessiz sedasız çekilmişler

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli

Sinema Tarihinin Zaman Tüneli
Siyah Beyaz Hayatımızdan Renkliye...

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar

Sinema Tarihinden Siyah ve Beyazlıklar
Zamanın belleği var